Portre

Portre: Gürsel Tekin

Eski bir Ermeni köyünde doğdu, adını sol camianın bir dönem favori paşası Cemal Gürsel'den aldı. İstanbul Fikirtepe sokaklarında başlayan siyasi hayatı, 'elitist' CHP'de 'halk adamı' kimliğiyle giderek parladı.

Konular: Türkiye, CHP
Güsel Tekin, CHP'de sokağın nabzını en iyi tutan siyasetçilerden biri olarak biliniyor. [AA]

Türkiye’nin ana muhalefeti Cumhuriyet Halk Partisi’nde Gürel Tekin’in ismi, Deniz Baykal’ın liderliğinin sona erme arefesinde parladı. O dönem aslında siyasette ve partide tecrübeli sayılabilecek bir kıdemde olan Tekin, teşkilatın en stratejik noktalarından biri olan İstanbul İl Başkanlığı görevi nedeniyle kamuoyunda daha yakından tanındı. Türkiye 2009 yılında yerel seçimlere hazırlanırken, partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile iyi biri ikili oluşturarak CHP’nin medyada daha sık boy göstermesini sağlamıştı.

Bir yıl sonra Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesiyle partinin kurmayları arasında giren Tekin, yönetim kadrosunda bazı çekişmelerin tarafın olsa da halen Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.
 
1964 yılında Kars’ın Göle İlçesi’ne bağlı Karlıyazı Köyü'nde dünyaya geldi. Eskiden Kırziyan olarak bilinen ve ismi cumhuriyet döneminde değiştirilen köy, aslında bir Ermeni yerleşimiydi. Daha sonradan yerleştirilen nüfusun çoğunluğunu ise Kürtler oluşturuyordu. Hayvancılık yapmak üzere bölgeye göç etmiş olan Tekin’in ailesinin geçmişi ise Irak’a dayanıyor.
 
Liseyi Kars’ta okuyan Tekin, ailesindeki sol siyasi eğilimden etkilendi. Henüz lise öğrencisiyken devrimci fikirlerle tanıştı, CHP’ye sempati duydu, ancak daha çok o yıllarda 'Devrimci Yol' rüzgarına kapıldı. Örgütün gençlik kollarında kendini göstermeye başladı.
 
12 Eylül Darbesi'nin ardından, 1981’de Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Bölümü’nü kazandı. Ancak üniversite ülkücülerin kontrolünde olduğu için ilk yılını tamamlamadan okulu bıraktı.
 
İstanbul günleri
 
O sıralarda İstanbul’da ticaret yaparak tutunmaya çalışan babası Nazım Tekin’in yanında hayata atıldı. Ailesiyle birlikte, İstanbul’un kenar semti sayılabilecek Fikirtepe’de yaşadı. Burası Tekin’i siyaseten olgunlaştıran bir mekan oldu. Kahvecilik yaptı, karpuz sattı, çay ocağı işletti.
 
Siyasi hayatını ise 1987’de saflarına katıldığı Soysal Demokrat Halkçı Parti’de (SHP) sürdürdü. 26 Mart 1989'da yapılan seçimlerde SHP'den Kadıköy Belediye Meclisi üyesi seçildi. Ancak yaşı küçük olduğu gerekçesiyle yapılan itiraz mahkemeye taşındı. Mahkemeden eli boş dönen Tekin, beş yıl sonra yapılan 1994 yerel seçimlerinde bu kez üyeliğe tartışmasız şekilde seçildi. Tekin, 1995 yılında SHP ile CHP'nin birleşmesi üzerine görevini CHP'li olarak sürdürdü.
 
CHP'nin 'elitlerine' karşı 'halk adamı' imajı
 
Tekin siyasete 10 yıl boyunca yerel yönetim düzeyde devam etti. Kadıköy Belediye Başkan Vekilliği görevine kadar yükseldiği bu süreçte, cumhuriyet döneminin elit sınıfının yıllardan beri en önemli buluşma merkezi olan Kadıköy’deki Büyük Kulüp’te sık sık boy göstererek siyasi çevresini genişletti. CHP’yi yöneten elit bürokrasisiyle de burada tanıştı, 'halk adamı' kimliğini bu camiaya kabul ettirmekte zorlandı. Ancak partinin o dönemki lideri Deniz Baykal’ın desteğini kazanmayı başardı.
 
2004 Yerel Seçimleri'nde bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi oldu. Bir yandan da teşkilat içersinde yükselişi de devam etti, 2002 - 2005 yılları arasında CHP İstanbul İl Başkan Yardımcılığı yaptı. Görevinden ayrılan Şinasi Öktem'in yerine 14 Ağustos 2007'de partinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından CHP İstanbul İl Başkanı olarak atandı.
 
'Ağabey-kardeş' ikili
 
2009 Yerel Seçimleri'nin kampanya sürecinde CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı AKP'den almak için çalıştı. Aynı adaylık için kendisinin de adı geçmişti. Ancak ona düşen görev, 'ağabey' dediği Kılıçdaroğlu ile İstanbulluları buluşturmak, onların sorunlarını dinlemek oldu. Seçimlerde Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturamadı, ancak Tekin bir kez daha İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi seçildi.
 
Yerel seçim sürecinde halkın her kademesiyle kurduğu etkileşim, özellikle CHP’nin, o güne kadar yetersiz kaldığı kentin varoş kitlesine ulaşması, partide değişim rüzgarlarının estiği 2010 yılında Tekin’e iyi bir referans oldu. Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olarak seçilmesinin ardından 4 Ağustos 2010 tarihli CHP Parti Meclisi toplantısında 48 üyenin oyuyla partinin omurgası olan MYK’ya seçildi. Bunu, Genel Başkan Yardımcılığı görevi takip etti, 'ikinci adam' olarak anılmaya başlandı.
 
12 Haziran 2011 Genel Seçimleri'nde ise sıra milletvekilliğine geldi. Partisinin İstanbul’dan aday gösterdiği Tekin, TBMM’ye girmeye hak kazandı.
 
Teşkilatta halen etkin bir isim olsa da MYK’daki görevinden Mayıs 2012’de, diğer genel başkan yardımcılarıyla ters düşmesi nedeniyle istifa etti.
 
Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar
 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;