Spor Portre

Portre: Yıldırım Demirören

Demirören Beşiktaş'ta başkanlık koltuğunda oturduğu sekiz yıl boyunca çok eleştirildi, kulübün ekonomisini sarsan işlere imza attı. 2012'de Türk futbolunun patronu oldu. 2015'te ise bir kez daha seçildi.

Yıldırım Demirören'in sekiz yıllık başkanlığı döneminde Beşiktaş bir kez şampiyon oldu. [AA]
Türk futbolu 3 Temmuz 2011'de büyük bir depremle sarsıldı. Şike operasyonunda aralarında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu 31 kişi gözaltına alındı. O gün, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın koltuğundaki dördüncü günüydü.
"Kucağımda bir bomba buldum" diyen Aydınlar, sancılı günlerin ardından 31 Ocak 2012'de istifa etti. Bu göreve Yıldırım Demirören talip oldu. O dönem Beşiktaş başkanlığını yürüten Demirören 26 Şubat'ta TFF'nin 41'inci başkanı seçildi.
Yıldırım Demirören, 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erdoğan Demirören gaz işiyle uğraşıyordu ve Türkiye'nin en zengin isimlerinden biriydi.
 

Yıldırım Demirören

Doğum tarihi: 1964
Doğum yeri: İstanbul
Görevi: TFF Başkanı (2012-...)

İlk, orta ve lise öğreniminin ardından İsviçre'de, Leysen Amerikan Okulu'nda okudu.
Daha sonra aile şirketinde görev yapmaya başlayan Yıldırım Demirören, 1991'de TFF'nin eski başkanlarından Haluk Ulusoy'un amca çocuklarından Revna Ulusoy ile evlendi.
Babası gibi Beşiktaş'a tutkunluğuyla bilinen Yıldırım Demirören, 2000 yılında yönetime girdi. Başkanı Serdar Bilgili'ydi. Demirören dört yıl boyunca asbaşkanlık, yönetim kurulu üyeliği  görevlerini üstlendi.
2004 Ocak ayında kulüpteki görevinden istifa etti, Mayıs'ta başkanlığa adaylığını koydu. Seçimde en yakın rakibi Fikret Orman'a 162 oy fark attı. En büyük hayalini gerçekleştirdi, Beşiktaş Başkanı oldu.
Eleştirilen transfer politikası
Tam sekiz yıl bu koltukta oturan Demirören döneminde siyah beyazlı kulüp, tarihinin farklı döneminlerinden birini yaşadı.
Altyapı kültürünün etkinliğiyle bilinen Beşiktaş dünyaca ünlü teknik adamları, futbolcuları büyük paralar karşılığında getirmeye başladı. Büyük paralar karşılığında gönderdikleri de oldu.
Yıldırım Demirören döneminde Beşiktaş tam 84 futbolcuyu renklerine bağladı. İnönü Stadı John Carew, Ailton, Kleberson, Ricardinho, Delgado, Edouard Cisse, Ricardo Quaresma, Guti Hernandez, Simao Sabrosa gibi isimleri ağırladı.
Demirören'in en çok eleştirildiği transferlerden biri Rodrigo Tabata'ydı. Siyah beyazlı kulüp 2009 yılında Brezilyalı futbolcu için Gaziantepspor'a tam sekiz milyon euro ödedi. Fakat Tabata bekleneni veremedi.
Aynı yıl kulübün kapısından giren bir diğer yabancı futbolcu Matteo Ferrari'ydi. İtalya'nın Genoa kulübünden 4.5 milyon euroya transfer edilen savunma oyuncusu gece hayatı, kritik maçlarda gördüğü kırmızı kartlar ve istikrarsız performansı nedeniyle önce kadro dışı bırakıldı, sonrasında sözleşmesi feshedildi. İtalyan futbolcu işin peşini bırakmadı. Dava sonunda Beşiktaş 7.7 milyon euro tazminat ödemeye mahkum edildi.
Son dönemde Sidnei, Bebe ve Alves gibi transferler de tepki topladı. Bu futbolcular yüksek bedelli olmalarının yanı sıra Avrupa futbolunda kendilerini kabul ettirmiş isimler de değildi.
Del Bosque ile 233 gün
Beşiktaş, Demirören'in sekiz yılında sekiz teknik adam gördü. Rıza Çalımbay, Jean Tigana, Ertuğrul Sağlam, Mustafa Denizli, Bernd Schuster, Tayfur Havutçu ve Carlos Carvalhal ile çalışan Demirören en çok Del Bosque ile yıprandı.
Demirören'in ilk döneminde göreve getirdiği dünyaca ünlü teknik adam, Demirören'in en kısa süre çalıştığı isim oldu. Daha önce Real Madrid'de de görev yapan Del Bosque, takımın başında 233 gün kaldı ama ayrılık yıllara yayıldı. Sonunda kulüp Del Bosque ve yardımcılarına faizleriyle birlikte 7 milyon 961 bin 767 euroluk tazminat ödemek zorunda kaldı.
Demirören döneminde bu ve bunun gibi yapılan yanlış transfer uygulamaları, gelir-gider dengesizliği çok sık yaşandı.
Beşiktaş, acil para ihtiyaçlarında Demirören'in şahsi kasasıyla kendine geldi. Sekiz yıllık dönemde başkan, kulübe cebinden 100 milyon liranın üzerinde borç verdi. Verdiği paraları kulübe hibe edip etmeyeceği çok konuşuldu, Demirören sonunda hibe etmemekte karar kıldı.
Yaşanan tüm sıkıntıların ardından kulüp iflas noktasına kadar geldi.
Borç içinde yüzen Beşiktaş, 2011-12 sezonunda futbolcu, ve teknik direktörlere yapılması gereken ödemelerin fazla gecikmesi ve hatalı mali bilgilendirmeden dolayı Avrupa kupalarından bir yıl men edildi.
Ceza geldiğinde Yıldırım Demirören Beşiktaş'ı bırakmış, TFF koltuğuna oturuyordu. Art arda getirdiği dünya yıldızları nedeniyle iyi başlayan 'Yeter Yıldırım Demirören yeter' tezahüratı ise siyah beyazlı tribünlerde artık olumsuz tepki boyutuna geçmişti.
 
Türkiye Futbol Federasyonu dönemi
Beşiktaş'taki başkanlık döneminde bir lig, üç Türkiye, bir kez de Süper Kupa kazanan Yıldırım Demirören, federasyon koltuğuna oturduğunda Türk futbolundaki deprem sürüyordu. O da bu görevin çok zorlu olduğunun farkındaydı:
"Bu gemide her beraberiz. Bu gemiyi de sizlerin desteğiyle düzlüğe çıkaracağız. Ne karar alırsak alalım sizlerle paylaşarak alacağız. Allah mahçup etmesin, bir yola çıktık. Zorluklar aşılmak için vardır. Biz de bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Herkese teşekkür ederim. Hayırlı olsun."
Şike operasyonu başladığında Demirören Beşiktaş başkanıydı. Gözaltına alınanların arasında da asbaşkanı Serdal Adalı ve teknik direktörü Tayfur Havutçu da vardı. Bu iki isim belli bir süre hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. Fakat UEFA, siyah beyazlı ekibe bir yıl Avrupa kupalarından men cezası verdi. 
Şike sürecinin ortasında koltuğa oturan Yıldırım Demirören, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ikişer yıl Avrupa kupalarından men edilmesini gördü. 
Türkiye milli takımlar düzeyinde de istikrarsız bir performans sergiliyordu. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan sonra üç büyük turnuva kaçıran ay yıldızlıların hedefi 2014 Dünya Kupası'ydı. 
Kamuoyunun desteğiyle milli takımın başına getirilen Abdullah Avcı, alınan kötü sonuçların ardından Demirören döneminde gönderildi.
TFF Başkanı, geçici süreyle Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim ile anlaştı. İki takımı birden çalıştıran Terim döneminde Türkiye, üstüste aldığı üç galibiyetle umutlandı fakat Hollanda'ya yenilerek 2014 Dünya Kupası hedefine ulaşamadı.
Yıldırım Demirören, 2015'te seçime yine tek aday olarak girdi.Yıldırım Demirören 219 oyun 214'ünü aldı. 5 oy geçersiz sayıldı. 
 
Kaynak: Al Jazeera
 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;