Ülke profili

Ülke Profili: Orta Afrika Cumhuriyeti

Eski Fransız sömürgesi, zengin yeraltı kaynaklarına rağmen, darbelerle dolu geçmişi yüzünden dünyanın en az gelişmiş ülkeleri arasında yer alıyor.

Orta Afrika Cumhuriyeti

Temel Bilgiler

Başkent: Bangui
Yüzölçümü: 622,984 km2
Nüfus: 5,166,510 (2013)
Para birimi: Orta Afrika Frankı (XAF)
Dili: Fransızca ve Sangho
Bağımsızlık: 13 Ağustos 1960

Darbelerle geçen elli yılın ardından Orta Afrika Cumhuriyeti, son yıllarda Müslüman ve Hristiyan grupların silahlı çatışmalarına sahne oluyor.

Mart 2013’te yapılan darbeyle artan dini gruplar arası çatışmaların soykırıma dönüşmesinden endişe eden Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği ve Fransa askerlerinin acilen ülkeye müdahalesine izin verdi.

Ülkedeki mevcut 600 askerine ek olarak 5 Aralık 2013 günü 1,600 kişilik bir güç daha gönderen Fransa, Afrika Birliği askerlerinin ve ABD Hava Kuvvetleri’nin lojistik desteğini de aldı. Afrika Birliği, 2014 başında ülkede 3,600 asker daha konuşlandırmaya hazırlanıyor.

Müslümanların hakim olduğu Seleka grubu, 24 Mart 2013 darbesiyle Devlet Başkanı Francois Bozize'yi devirerek yerine kendi liderleri Michel Djotodia'yı getirmişlerdi. Ancak Djotodia Kasım 2013'te Al Jazeera’ye verdiği mülakatta, hükümetin ülkedeki kontrolünü kaybettiğini açıkladı (haberin orijinal İngilizce metni). Seleka ve çoğunluğu Hristiyanların teşkil ettiği anti-Balaka grubu arasındaki çatışmalar tüm halkı derinden etkiledi.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaklaşık 5 milyonluk nüfusun yüzde 50’sini Hristiyanlar, yüzde 15’ini ise Müslümanlar oluşturuyor. Ülkenin temel gelir kaynağı konumundaki elmas madenleri, aynı zamanda çatışmaların da ana nedeni haline geliyor. Eski Fransız sömürgesinde, 2013 sonbaharında yoğunlaşan çatışmalardan korunmak isteyen yarım milyona yakın insan evlerini terk ederek barış gücü kamplarına sığındı. Bir milyondan fazla insan yiyecek, temiz su ve barınak sıkıntısı çekiyor.

2013'te başlayan iç savaşın arka planı

Çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu Seleka (İttifak) isimli isyancı grubu, Mart 2013’teki darbeden bu yana devlet kurumlarının ve elmas madenlerinin kontrolünü elinde tutuyor.

Demokratik Güçler Birliği ile Adalet ve Barış Vatanseverleri adlı grupların koalisyonuyla ortaya çıkan Seleka'nın darbe gerekçesi, 11 Ocak 2013’te hükümetle imzalanan anlaşmaya uyulmamasıydı. Anlaşmaya göre, ittifakı oluşturan grup üyeleri orduya ve devlet kademelerine katılarak topluma geri kazandırılacaklardı.

Seleka tarafından devlet başkanlığı koltuğuna oturtulan eski komutan Djotodia, Eylül 2013'te grubu dağıttığını ilan etti (haberin orijinal İngilizce metni).Bu karara rağmen faaliyetlerini sürdüren Seleka karşısında Djotodia ve hükümet, ülke idaresinin kontrolünü kaybetti. Çad ve Sudan kökenli paralı askerlerden oluştuğu öne sürülen Seleka üyelerinin artan etkinliğinin yarattığı ülkede oluşan güç boşluğu, ülkedeki huzursuzluğu arttırdı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)’nin raporuna göre, grubun üyeleri yağma, tecavüz, cinayet ve ev yakma gibi sayısız insanlık suçu işliyor.

Yakın zamanda, Seleka üyelerine ve Müslüman sivillere saldıran, çoğunluğunu Hristiyan ve eski ordu üyelerinin oluşturduğu bir Hristiyan milis grubu ortaya çıktı. Seleka’nın kullandığı ustura benzeri bıçaklara gönderme yapan anti-Balaka (anti-Ustura) adlı grup, tıpkı Seleka gibi ülkede pek çok insanlık suçu işledi.

HRW Birleşmiş Milletler Direktörü Philippe Bolopion, ABD Kongresi’nde, “anti-Balaka saldırıların bazılarının ağır silahlı, iyi eğitimli ve eski Devlet Başkanı Bozize’ye sadık askerlerce yapıldığını” söyledi.

Seleka’nın saldırılarına misilleme olarak, anti-Balaka’nın da Müslüman yerleşim yerlerine saldırması, çatışmaların Hristiyan-Müslüman savaşına dönmesine neden oldu. Eski Seleka üyelerinin kurduğu Forces Nouvelle (Yeni Güç) adlı grup, eski Başkan Bozize’nin doğduğu şehri yerle bir etti.

Çok Uluslu Orta Afrika Barış Gücü (FOMAC), ülkedeki çatışmalara müdahale etmekte yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletlerin onayıyla 2014 başında barış gücüne 3,600 asker takviyesi yapılarak, Orta Afrika Uluslararası Destek Görevi (MISCA) haline gelecek.

Ülkedeki vatandaşlarını korumak ve havaalanı güvenliğini sağlamak için Orta Afrika Cumhuriyeti’nde 600 asker bulunduran Fransa, Aralık 2013’te acil müdahale için 1,600 asker daha gönderdi. Bu operasyona ABD Hava Kuvvetleri de lojistik ve teknik destek sağladı.

Al Jazeera’ya bilgi veren üst düzey bir savunma bakanlığı yetkilisi, iki askerin pazartesi günü başkent Banqui’deki çatışmalarda öldüğünü söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, hava alanında yaptığı açıklamada, “Misyonda bir değişiklik olmayacak. Tehlikeli bir görev olduğunu zaten biliyorduk. Ancak bir katliamın önüne geçmek istiyorsak bu operasyonu yapmaya mecburuz” ifadelerini kullandı.

Darbelerle örülü bir tarih

Fransa’dan bağımsızlığını 1960 yılında kazanan Orta Afrika Cumhuriyeti, ilk beş yılını David Dacko’nun tek parti yönetimi ile geçirdi. Bu tarihten sonra ülkede art arda sekiz darbe yapıldı.

1965’te darbeyle başa gelen Jean-Bedel Bokassa önce kendini ömür boyu devlet başkanı, sonra da imparator ilan etti. Ülkedeki Fransız askerlerinin de desteğiyle 1979’da görevden alınan Bokassa, yerini tekrar Dacko’ya bıraktı. İki yıl sonra bir askeri darbe daha oldu ve bu kez General Andre Kolingba yönetimi el aldı.

1993’teki ilk çok partili seçimde Ange-Felix Patasse başkan seçildi. 10 yıl sonra bir başka darbe daha oldu ve bu kez Francois Bozize başa geldi. 2004’te anayasayı değiştiren ve bir yıl sonra başkan seçilen Bozize, Mart 2013’teki Seleka darbesine kadar görevde kaldı

Ekonomi

Orta Afrika Cumhuriyeti’nin en önemli gelir ve ihracat kaynağı elmas ve altın madenciliğidir. Ancak denize kıyısının olmaması, ulaşım sisteminin zayıflığı, eğitimsiz nüfus ve bitmek bilmeyen iç savaşlar yüzünden dünyanın en geri kalmış ekonomilerinden birisidir.

Kişi başına düşen yıllık gelirin 2012 yılında 800 ABD doları olduğu ülke, gelir dağılımı eşitsizliğinde de dünya üçüncüsüdür. En büyük gelir payı, elmas ticareti yapan az sayıda kişide toplanıyor.

Elmas ticareti

Seleka grubu, darbenin hemen ardından, ülkenin en büyük gelir kaynağı olan elmas madenlerinin tamamının kontrolünü ele geçirdi. Ancak bu elmasların uluslararası satışı için bazı şartlar gerekiyor.

Yaygın olarak Kimberley Process (Kimberley Süreci) adıyla bilinen çok uluslu bir yapıyla, Afrika’dan dünyaya satılan elmaslar sertifikalanıyor. Aralarında AB, ABD ve Türkiye’nin de bulunduğu 47 ülke, darbe veya iç savaşın yaşandığı Afrika ülkelerinin elmas ticaretini yasaklayabiliyor.

Ancak Mayıs ayından itibaren Orta Afrika Cumhuriyeti’nden elmas ithalatı yasaklansa da, Seleka üyelerinin elması komşu ülkeler aracılığıyla satmaları halen mümkün. Seleka üyelerinin çoğunluğunun Çad ve Sudan kökenli olmaları da, bu olasılığı destekliyor.

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;