Türkiye

Askerin payı düşüyor, yerlileşme artıyor

Türkiye'de askeri harcamalara bütçeden ayrılan pay 90'lı yıllarda eğitim ve sağlığın üzerindeyken, 2002'den sonra bu oran düşmeye başladı. Uzmanlara göre Türkiye, askeri harcamalardan kısıp eğitim ve sağlığa kaynak yarattı. Türkiye, önümüzdeki üç yıl içinde de askeri harcamaların GSYH içindeki payını düşürmeyi ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.

Konular: Ekonomi
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin(TSK) açıkadığı son rakama göre TSK bünyesinde 673.986 asker var. [Fotoğraf: AA]

Savunma Bakanlığı Türkiye’de bütçeden en fazla pay alan dördüncü bakanlık. Maliye, Eğitim ve Çalışma Bakanlığı’nı, 2015 için öngörülen 22.7 milyar dolarlık bütçesiyle, Savunma Bakanlığı izliyor.

Savunma Bakanlığı’nın bütçesinde en büyük payı yüzde 75 oranla "personel maaşları ve personel ihtiyaçlarına yönelik  mal ve hizmet giderleri" oluşturuyor. Geri kalan yüzde 25’lik kısım ise modernizasyon ve sermaye yatırımlarına harcanıyor.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Savunma Bakanlığı bütçesi görüşülüyor. Al Jazeera Türk, bütçede en büyük pay sahiplerinden biri olan savunma harcamalarıyla ilgili tabloyu ve hedefleri araştırdı.

“Kaynaklar personeli yaşatmak için kullanılıyor”

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Yentürk’e göre; Türkiye’de ordu büyük, asker de fazla olunca personel ihtiyaçlarına ayrılan pay yüksek oluyor. Türkiye'de 52 sivil toplum örgütünün üye olduğu Kamu Harcamalarını İzleme Platformu’nun da sözcüsü olan Yentürk, uluslararası karşılaştırmalara göre Türkiye’nin dünyanın en büyük on birinci, Avrupa’nın ise Rusya’dan sonra ikinci en büyük ordusuna sahip olduğunu vurguluyor:

Prof. Dr. Nurhan Yentürk'e göre Savunma bakanlığı bütçesinde kaynak büyük oranda personeli yaşatmak için kullanılıyor.[Fotoğraf:Özgür Tekşen-AJT]

Rakamlara göre kaynaklar teknolojiye değil, personeli yaşatmak için kullanılıyor. Stokholm Barış Araştırma Enstitüsü verilerine göre 2011 yılında Türkiye dünyada en çok askeri harcama yapan 14. ülkeyken, 2012’de 9. sıraya yükseldi. Türkiye’de askeri harcamaların payı yıllar içinde azaldı, 2002’de pay yüzde 3.89’yken, bugün yüzde 2.3’e geriledi ama dünya sıralamasında ordunun yeri beş basamak yükseldi. Bunda Yunanistan, İtalya, Fransa gibi yüksek harcama yapan ülkelerin krizle harcamalarını kısmasının da payı var.”

“Türkiye savunmada dışa bağımlılığı azaltma peşinde”

Al Jazeera'ye konuşan Stratejik Düşünce Enstitüsü Savunma ve Güvenlik Koordinatörü Doç. Dr. Erkan Koca’ya göre ise, Türkiye'nin savunma harcamaları miktar olarak bakıldığında dünyadaki en hızlı artan ülkelerden biri görünümü veriyor fakat GSYH'ya oran açısından kıyaslandığında anormal bir durum yok:

“Ekonomik gelişmelere paralel bir savunma harcaması artışından söz edilebilir. Örneğin 2013'te 19.1 milyar dolarlık Savunma Bakanlığı harcaması yaptı. Aynı yıl için İngiltere'ninki 57.9 milyar dolar, Almanya 48.8, İtalya 31.5 ve Türkiyenin nüfus itibariyle yaklaşık onda birine denk gelen Avusturya, 19.1 milyar dolarlık harcamayla Türkiye'ye eşit. Rakamlara ve Türkiye'nin konumuna, Ortadoğu'da ve bölgede yaşanan olağanüstü tehditlere bakıldığında bir anormallik yok.”

Koca, AKP döneminde dışa bağımlılığı azaltan bir politikaya gidildiğini söylüyor ve modernizasyona ayrılan payın görünenden yüksek olduğunu düşünüyor:

“Savunma Bakanlığı bütçesindeki modernizasyon ile ilgili pay doğru bir gösterge değil. Ar-ge ile ilgili çalışan birçok birim var ama bunlar ayrı bir departman gibi gözükmüyor, yüzde 75’lik oranın içindeler. Şu anda Türk ordusunun araç gereç ve teçhizat bakımından yüzde 50'den fazlası yerli üretimle karşılanıyor ve bu oran hızla artıyor. Hedef, bu oranın yüzde 70’e çıkması.  Yerli üretim Türkiye gibi bir ülke açısından hayati bir önem taşıyor ama maliyeti dışarıdan alımla kıyaslandığında çok daha fazla. Bunun için AR-GE'ye ayrılan payın eskiye kıyasla fazlasıyla artması ve yerli üretim için dış pazar bulunması gerekiyor.”

Türkiye’de ordu 2003’te ihtiyaçlarının sadece yüzde 25’ini yerli kaynaklardan karşılıyordu. Koca, Türkiye’nin kendi tank ve silahını ürettiğini hatırlatarak, AK Parti'nin bu alanda kaydettiği gelişmeleri çok sık olarak seçim konuşmalarında kullandığını ve kendi seçmeninden de önemli bir destek gördüğünü söylüyor:

“Türkiye dış politikası bağlamında bağımsız ve çevre ülkelere destek verebilen, bu anlamda bölgesel güç merkezi oluşturabilen bir savunma politikası oluşturmaya , batının buradaki tekelini kırmaya çalışıyor. Ekonomik gelişmesini koruduğu ve GSYH paralelinde bunu yaptığı sürece buraya aktardığı yatırım sorun olmayacaktır diye düşünüyorum.”

Savunma harcamalarının miktarı artıyor, oranı düşüyor

Türkiye’de savunma ve askeri harcamaların kapsamı sadece Savunma Bakanlığı bütçesi ile sınırlı değil.  

Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Savunma Sanayi Destekleme Fonu gibi kurumların bütçeleri bu alanda değerlendirilecek kurumlardan sadece birkaçı. Kamu Harcamaları İzleme Platformu’nun Türkiye’deki toplam askeri harcamaları Stokholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün kullandığı yöntemle biraraya getirerek hazırladığı verilere göre askeri harcamaların gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı yıllar içinde düşecek.

Türkiye, 2013’te yüzde 2.34 olan askeri harcamaların payını 2016’da  2.17’ye düşürmeyi hedefliyor.

“AKP askeri harcamayı kıstı, sağlık ve eğitime kaynak yarattı”

Türkiye’nin askeri harcamalarının GSYH’ya oranı 1993-2002 yıllarında hem eğitim, hem sağlık harcamalarından çok daha yüksek oldu. 2002 yılından itibaran askeri harcamalar düşerken sağlık ve eğitimde hızlı artışlar yaşandı.

Prof. Dr. Nurhan Yentürk, AKP’nin askeri harcamalardan kısarak sosyal yardım ve eğitime kaynak yarattığı görüşünde. Yentürk, Kamu Harcamalarını İzleme Platformu olarak Türkiye’nin askeri harcamalarını daha da düşürmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti:

“Türkiye’nin dünyada askeri harcaması en yüksek 9. ülke olmasına gerek yok. Bu oranın azaltılarak harcamaların GSYH’daki payının yüzde 2.3’ten NATO-Avrupa düzeyi olan yüzde 1.82'e indirilmesini öneriyoruz. Sigortasız vatandaşların genel sağlık sigortası priminin ödenmesi ve yoksul hanelere düzenli gelir için 1.3 milyar TL’lik bir ek kaynağa ihtiyaç var. Bu kaynak, askeri harcamaların azaltılmasıyla sağlanabilir.”

Stratejik Düşünce Enstitüsü Savunma ve Güvenlik Koordinatörü Doç.Dr. Erkan Koca, artık ordunun sayısal büyüklüğünün değil, teknik donanımla etkin olduğunu söylüyor ve Türkiye’de de bu yönde bir eğilim olduğunu anlatıyor:

Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı döneminde savunma alanında stratejik bir plan istemişti. Bu, sivil ve askerlerin hazırladığı bir rapordu. Bu raporda sayısal etkinliğin azaltılması, profesyonal ordu gündeme gelmişti.

2013’te çalışmalara başlayan komisyon Ağustos 2014’te Abdullah Gül’e bu raporu sunmuştu.

Osmangazi Üniversitesi'nden Yrd. Doç.Dr Selami Sezgin de Türkiye'nin ordu personeli olark yıllar içinde azalan bir trend gösterdiğini vurguluyor ve orduda verimliliğin artırılması için uzun vadede zorunlu asker sayısının düşürülmesi gerektiğini belirtiyor. 

Şimşek: Türkiye sanki savaşa girecek havası estiriliyor

Savunma harcamalarındaki artış TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nun geçen haftaki görüşmelerinde de gündeme geldi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, savunma harcamalarında ciddi artış yaşandığı eleştirilerine yanıt vererek, gerek savunma gerek güvenlik  kurumlarının toplam bütçesinin 45 milyar liradan sadece 47.4 milyar liraya çıktığını söyledi. Şimşek, “Artış, neredeyse deflatörün altında. Sanki Türkiye savaşa girecekmiş gibi hava estiriliyor. Güvenlikle ilgili kurumların bütçesinin milli gelir içindeki payının 2002 yılında yüzde 3,5’tu, bu oranın gelecek yıl 2,44’e inmesi bekleniyor" demişti.

Örtülü ödenek nereye harcandı?

Şimşek, aynı toplantıda örtülü ödenekten yapılan harcamalara ilişkin de bilgi verdi. Şimşek, en fazla harcama yapan kurumun 618.4 milyon liralık harcama ile Başbakanlık olduğunu söyledi. Örtülü ödenekten MİT 145.1 milyon lira, MGK 85 bin lira, Milli Savunma Bakanlığı 475 bin lira harcama yaptı. Şimşek, İçişleri Bakanlığı’nın harcamasının 3.5 milyon lira, Jandarma Genel Komutanlığı’nın 10 milyon lira, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 93.6 milyon lira, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın da 339 bin lira kullandığını açıkladı.

Milletvekillerinin, ‘bütün bu kurumlar operasyon mu yapmış’ sorusu üzerine Şimşek'in cevabı “Onu ben bilemem” olmuştu. 2013'te de örtülü ödenekten 990,3 milyon liralık harcamanın 624,1 milyon lirası Başbakanlık, 190,6 milyon lirası MİT, 152,5 milyon lirası Emniyet, 17,4 milyon lirası da Jandarma tarafından harcandı.

Kaynak: Al Jazeera

Melis Kobal

Meslek hayatına 2001 yılında NTV'de muhabir olarak başladı. 2005-2011 yıllıarı arasında CNBC-e de ekonomi muhabiri olarak çalıştı. AB süreci, küresel kriz, Anadolu ile ilgili programlar hazırladı. 2009-2010 yılları arasında CNBC-e'nin Londra muhabirliğini yaptı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;