Soçi 2014

'Buz dansında Türk antrenör yok'

Alisa Agafonova ve Alper Uçar, Türkiye'yi Kış Olimpiyatları'nda buz dansında temsil eden ilk çift olacak. Hedefleri serbest dansa kalabilmek. Uzun vadedeki hedefleri ise tek bir Türk antrenörün bile bulunmadığı bu disiplin için İstanbul'da akademi kurmak.

Konular: Spor, Diğer Sporlar
Alper Uçar, Soçi 2014 Kış Olimpiyatları'nın açılış töreninde Türk bayrağını taşıyan sporcuydu. [AFP]

Agafonova-Uçar çifti, 2011’de Erzurum'da düzenlenen Kış Universiade'ın da buz dansında gümüş madalya kazanmıştı. Bu, olimpik bir organizasyonda Türkiye’nin kazandığı ilk kış sporları madalyasıydı. İkili şimdi Soçi'de, Türkiye'yi buz dansında olimpiyatta temsil eden ilk çift olmaya hazırlanıyor. Agafonova ve Uçar, 16 Şubat Pazar günkü yarış öncesinde Olimpiyat Köyü'nde Al Jazeera'nin sorularını yanıtladı. İkiliyle, kariyerlerindeki dönüm noktalarından, Türkiye’nin bu sporda daha başarılı olması için üzerinde çalıştıkları projelerden ve yaşadıkları sorunlardan konuştuk.

Şu an neler hissediyorsunuz?
Alper Uçar:
İlk olimpiyatımız. Bizim için tarihi bir an, çünkü Türkiye’den bunu yapan ilk çift biziz. Çok heyecanlı ve onurluyum. Açılış seremonisinde bayrağı taşımış olmak da bana gurur verdi. Buz dansı gibi güzel bir disiplinde yarışıyor olmayı seviyorum. Alisa ile her saniyesinden keyif almaya çalışıyoruz.

Alisa Agafonova:  Burada Iceberg'deki ana arenada kayıyorduk. İnsanlar çok sıcak. Atmosfer inanılmaz. Kayamayacak kadar heyecanlanmıyorsunuz ama çok iyi motive oluyorsunuz. Daha iyi kayma isteği duyuyorsunuz.

Uçar: Sanıyorum Türkiye’de olup bitenlerle ilgilendikleri için basınımız atladı ama Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin, başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile konuştu. Bizim, antrenörlerimizle birlikte Moskova’da antrenman yaptığımızı ve bu yüzden kendilerinin de bizi destekleyeceğini söyledi. Burası bizim ikinci evimiz gibi.

Açılıştan hemen sonra Moskova’ya dönüyorsunuz. Neden?
Uçar:
Burada yarım saatlik antrenman zamanı var. Kötü değil ama Moskova'da günde altı saat çalışabiliyoruz. Bizim için daha rahat. Ayrıca koçumuz Sayın Alexander Zhulin, Rusya Milli Takımı'ndan Ekaterina Bobrova - Dimitri Soloviev ikilisini de çalıştırıyor. Grup olarak Moskova’da hazırlanıyoruz.

Kariyerinizin dönüm noktaları nelerdi?
Agafonova:
2013 Avrupa Şampiyonası'ndan hemen önce ABD'den Rusya'ya dönmek ve antrenör değiştirmek ikimizin de kariyerlerinin dönüm noktasıydı. Antrenörümüzü çok sevdik. İyi bir grupla çalışmak çok önemli. Yeni antrenörümüz bizi bir yılda olimpiyatta yarışabilecek seviyeye getirdi. Sadece bir aylık çalışmanın ardından bile Avrupa Şampiyonası’nda 13’üncü olduk. Bu sezon Dortmund ve Zagrep'te iki madalya da aldık. Olimpiyatlara dört yıldır hazırlanan rakiplerimizle arayı kapatmaya çalışıyoruz.

Uçar: Ben artistik buz pateninde tek erkeklerde mücadele ediyordum. Üniversiteye gideceğim zaman bir karar vermem gerekiyordu. Ya Türkiye'de kalıp kısıtlı buz zamanı bulmak gibi zorlu koşullarla mücadele edecektim, ya da ileriye doğru bir adım atıp başka ülkelerde fırsatlar kovalayacaktım. O sırada Uluslararası Paten Federasyonu'nun kampları vardı. Eski antrenörüm Andras Szaraz ile tanıştık. Bir hafta birlikte çalıştıktan sonra beni Macaristan'a davet etti. Budapeşte'de biyomekanik üzerine üniversite eğitimi de aldım. Orada dört yıl kaldım. Bu benim kariyerimin dönüm noktalarından biri oldu. Dünyada neler olup bittiğini anlamamı sağladı. 2011'de Erzurum'da Kış Universiade’ı düzenleneceği için, 2009’da federasyonumuz beni aradı ve buz dansı kategorisinde mücadele etmemi istediler. 2009'da Los Angeles'taki Dünya Şampiyonası'ndan sonra buz dansına geçmeye ve ABD'ye taşınmaya karar verdim.

Olimpiyata vize alma başarınız siz ve başka sporcular için sürdürülebilir bir başarı haline gelebilecek mi? Türkiye’de bunun için neler yapılmalı?
Agafonova:
Görüyorsunuz, biz Türkiye'de değil Moskova'da antrenman yapıyoruz. Antrenörümüz de Rus. Maalesef Türkiye'de hiç buz dansı antrenörü yok. Biz bir gün buz dansı antrenörü olana kadar da bu durum değişmeyecek gibi görünüyor. Çünkü biz zaten Türkiye'deki ilk buz dansı çiftiyiz. Aslında uygun rinkler (buz pateni pistleri) var...

Uçar: Evet İzmir, Ankara, İstanbul, Erzurum, İzmit'te buz rinkleri bulunuyor ama bize göre Türkiye'nin bir sisteme ihtiyacı var. ABD, Rusya, Kanada ve Avrupa'daki sistemleri analiz edip kendi milli sistemimizi oturtmalıyız. Bu vizyon ışığında, hükümetle paylaştığım bir projem var. İstanbul'da bir akademi kurmak istiyoruz. Türkiye'nin diğer şehirlerindeki gençleri orada

Evet devlet bize başlangıçta yardım edebilir, ama sürekli yardım etmeli diye bir şey yok.

buluşturup eğitim verebiliriz. Kendi bilgi ve tecrübelerimizi gençlerle paylaşabiliriz. Bunu İstanbul'da yapmamız daha iyi olur. Çünkü dünya standartında antrenörler getirebilmek için en uygun şehir İstanbul. Bu sistemi oturttuktan sonra bu akademileri diğer şehirlere de yayabiliriz. Tabii ki o kentteki ekonomik standart yüksek olmalı. Evet devlet bize başlangıçta yardım edebilir, ama sürekli yardım etmeli diye bir şey yok. İşin maddi yönünü de düşünmemiz gerek. İstanbul’u merkez seçmemizin bir nedeni de bu. Daha sonra İzmir, Ankara ve diğer şehirlere de taşıyabiliriz. İstanbul’da eğitim verdiğimiz sporcular da kendi şehirlerine döndüklerinde tecrübelerini oralarda paylaşabilirler. Sporcu sayısının artmaya başladığı şehirlere biz kendimiz de gidip eğitim verebiliriz. Böyle makro boyutta bir projemiz var. Umarım gelecekte bunu hayata geçirebiliriz.

Soçi'deki hedefiniz nedir?

Agafonova: Serbest dansa kalabilmek. Çok zor olacak. Bizim burada bir Türk ISU hakemimiz yok. Bu yüzden üzgünüz.

Bu önemli mi?
Agafonova:
Artistik buz pateninde ve buz dansında önemli. İşin içine politika da giriyor.

Uçar: Lobi faaliyetleri çok önemli. Bu faaliyetleri de antrenörünüz ve hakeminiz yürütür. Özellikle de hakeminiz. Şu anda antrenörümüz Alexander Zhulin kendi bağlantılarını bizim için kullanıyor.

Türkiye’de ISU hakemi var mı?
Agafonova:
Uluslararası hakemler var ama dünya ve Avrupa şampiyonalarıyla olimpiyatlarda görev alabilecek ISU hakemi seviyesinde kimse yok.

Uçar: Uluslararası hakemlerimizden Tanay Özkan’ın bu yazki seminerinin ardından ISU hakemi olma ihtimali var. Umarız olur ve bir sonraki dünya ve Avrupa şampiyonalarıyla olimpiyatta bizimle gelebilir. Aldığımız sonuçların bazen istikrarlı görünmemesinde bu faktör de önemli. Biz her zaman elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz, ama lobimiz zayıf olduğu için istikrarlı sonuçları almak zorlaşıyor.

Soçi'de güvenlikle ilgili endişeleriniz var mı?
Uçar:
Hayır. Bunun hakkında konuşmak bile anlamsız. Biz sporcuyuz. Ulusun liderleriyiz. Cesuruz. Zaten bütün devlet adamları burada. Güvenlik konusunda bir sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum.

Alisa ve Alper, Türkiye'deki buz dansıyla ilgili ilham kaynağı olmak istiyor. [Getty Images]

Gümüş madalya kazandığınız 2011 Universiade’ı nasıl hatırlıyorsunuz?
Agafonova:
Siz bahseder bahsetmez tüylerim diken diken oldu. Türkiye için madalya almak inanılmazdı. Sonrasında da arkamızdaki destek daha da arttı. Daha popüler olduk. Tribünler ağzına kadar doluydu.

Uçar: Üstelik tüm biletler bir hafta öncesinden tükenmişti. Biz ülkemizde yarışmayı, ülkemizi temsil etmeyi çok seviyoruz. Ne yazık ki o madalyayla gelen destek, yıllar geçtikçe sönmeye başlamıştı. Şimdi yeniden destek var. Devlet kanadından da daha fazla destek gelebilirse çok daha iyisini yapabileceğimizi biliyoruz. Projelerimizi hayata geçirebilirsek hem bizim adımıza, hem de bizden ilham alabilecek gençler adına faydalı olacak. Bu olimpiyatta yer almak güzel, ama bizim için sadece küçük bir adım. Şu ana kadar yaptıklarımız, gelecekte yapabileceklerimizin teminatı. Birazcık daha desteğe ihtiyacımız var. Burada rakiplerimiz arasında sponsoru olmayan tek çift biziz. Oysa Türkiye’de çok büyük bir ekomoniye ve devasa firmalara sahibiz. En azından bir sponsorumuz olmalıydı.

Bu tip sponsorluklar altyapılar için de gerekli, değil mi?
Agafonova: Evet. Bu hiç de ucuz bir spor değil. Ben Ukrayna adına yarışırken en önemli sorunum harcamalarımdı. Ailem özellikle ben Ukrayna şampiyonu olana kadar bu maliyetleri karşılayabilmek için çok zorlandılar. Hayatlarını ortaya koydular. Sponsorlar gençlere “İşinizi iyi yaparsanız para kazanabilirsiniz” mesajı verebilmek adına da önemli. Daha fazla çocuğun bu spora başlamasını sağlayabilir. Sonuçta bu bir meslek. Alper 29 yaşında, ben 23 yaşındayım. Evet, ülkemiz adına bir şeyler inşa etmeye çalışıyoruz, ama aynı zamanda kendi kariyerlerimizi de inşa ediyoruz.

Uçar: Üstelik bu sadece bir performans sporu değil. İçinde sanat var, müzik var, koreografi var. Dünyada buz patencileri büyük şirketlerin düzenlediği gösterilerde yer alıyorlar. Hem kendileri kazanıyor hem de bu şirketlere para kazandırabiliyorlar. Şirketler ilk başka bunun pahalı bir spor olduğunu düşünüp ölü yatırım gözüyle bakabiliyorlar.

Agafonova: Oysa paranızı kolayca geri alabilir, fazlasını kazanabilirsiniz. Biz Avrupa’da televizyona çıktığımızda sponsor firmamızın reklamını yapabiliriz. Onların logolarını elbiselerimizde taşıyabiliriz.

Uçar: Mesela iki yıl önce İstanbul’da katıldığımız Buzda Dans programı çok izlenmişti. 1980’lerden bu yana Türkiye’de bu spor çok izleniyor. TRT yetkilileri, futbol ve basketboldan sonra en çok izlenen sporun artistik buz pateni olduğunu söylüyorlardı. İmkan yetersizlikleri yüzünden insanlar bugüne kadar bu sporu sadece izledi. Şimdi biz Alisa ile birlikte insanlara "Oturmayın. Sadece izlemeyin. Siz de başarabilirsiniz" mesajını veriyoruz. Sesimizin daha iyi duyulabilmesi için devletten ve büyük firmalardan birazcık daha destek lazım.

TRT'nin artistik patinaj yarışmalarını yayınlayıp yayınlamayacağı tartışma konusu olmuştu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Uçar:
2010’da bu yana Avrupa ve dünya şampiyonalarındaki performanslarımız maalesef yayınlanmıyor. 2011 Universiade da sadece HD kanaldan verildi. Türkiye’de kaç kişi HD yayın izleyebiliyor ki? Olimpiyat konusundaki bizimle ilgili gelinen nokta tamam. Ama Sıla Saygı ve Ali Demirboğa da benzer sorunlar yaşamıştı. Sıla Zagrep'te, Ali Sheffield'da eleme geçti. Bunlar çok büyük başarılardı ama yayınlanmadı. Türkiye'de beş tane buz pisti var ve bu pistlerin hepsinde aileler çocukları için maddi fedakarlıklarda bulunuyorlar. Yazılı ve görsel basında çıkamadığımız zaman da tabii ki sponsor bulamıyoruz, bu sporun tanıtımını yapamıyoruz ve dolayısıyla çocuklarını bu spora başlatmayı göze alacak aileleri işin içine çekemiyoruz. Bize çok açık denebilir ki, "Biz sizi milli takım sporcusu olarak görmüyoruz. Federasyonunuzu kapatıyoruz."  Biz de başka bir yerde mücadele veririz. Sürüncemede kalmamalı. Biz aynı gemideyiz. Ülkemizi gururla temsil ediyoruz. Bu çok büyük bir yatırım var ve bu yatırımların boşa gitmesini istemiyoruz. Mesela Tuğba Karademir Torino 2006 ve Vancouver 2010 olimpiyatlarının sporcusuydu, şu anda Kanada'da yaşıyor. Onun bütün deneyiminden, bilgi ve birikiminden yararlanamıyoruz. Türkiye için büyük bir kayıptır. Biz bunu yaşamak istemiyoruz. Türkiye'yi en üst mertebeye getirmek istiyoruz. Rio 2016 için hedefimizin çok sayıda sporcu yetiştirmek olduğu açıklandı. Bunu başarabilmek için elimizdeki insanları kaybetmemeliyiz.

Size ilham veren sporcular kimler?
Uçar:
Alisa ile birlikte Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz. Biz kendimiz ilham kaynağı olmak istiyoruz. Ama diğer ülkelerden sporculara bakarsak, Albena Denkova ve Maksim Staniski diyebiliriz.

Agafonova: Onlar da ülkeleri Bulgaristan adına büyük şampiyonalarda ilk madalyaları alan isimler. Onlar da her şeye karşı gelebildiler. Hakemler ne kadar puan kırarsa kırsın, lobileri ne kadar zayıf olursa olsun başardılar. İnanılmaz bir çift. Maksim Staniski şu an bizim antrenörlerimizden biri. Bizi çalıştırmaktan büyük zevk alıyor. Bize, "Sizde kendimizi görüyorum" diyor. Biz de onların ulaştığı noktalara ulaşabilmek istiyoruz.

Kaynak: Al Jazeera 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;