Futbol

Taksimspor: Bir kulüpten daha fazlası

Türk futboluna Lefter, Nubarik, Garbis İstanbulluoğlu, Yervant Balcı gibi isimleri kazandıran Taksimspor, kuruluşunun 75'inci yılını kutluyor. 'Sporun kurduğu köprüler yıkılmaz' felsefesiyle ilerleyen kulüp, oyuncu yetiştirmeye devam ediyor.

Konular: Spor
Taksimspor, Lefter'i yetiştiren kulüp olarak da biliniyor. [Fotoğraf: Taksimspor]

"Taksimspor Kulübü, 1940 yılında, Galatasaray'dan ayrılanların kurduğu Ateş-Güneş, Nor Şişli ve Kale kulüplerinin kalıntılarının bir araya gelmesiyle oluşturulmuştu. Renkler sarı kırmızı. Ağırlıkla Ermeni cemaatine dayanıyordu ama bünyesinde Türk sporcular da bulunuyordu. Futbolda temayüz eden Taksim, 1950'lerin ortalarından 1960'lıların sonlarına dek, gayet başarılıydı. 1956-57 İstanbul amatör küme şampiyonu oldu. 1963-64, 1964-65 ve 1966-67 sezonlarında İstanbul profesyonel mahalli lig şampiyonluğunu kazandı. Üstelik bu son mahalli lig şampiyonluğu, Türkiye 2. Ligi'ne terfi anlamına geliyordu. 1967-68'de bir sezon oynadı, sonuncu olarak küme düştü"

Spor yazarı Tanıl Bora, 2008'de Radikal Gazetesi'nde kaleme aldığı yazıda Taksimspor'u 'Türkiye takımında bir Garo' başlığıyla böyle anlatıyordu.

'Garo' dediği Taksim Spor'un şu an başkanlığını yapan Garo Hamamcıoğlu. 1970'li yılların etkili Sarıyer forveti. Bora'nın deyimiyle 'Profesyonel futbolun vitrinindeki son Ermeni', 15 yıldır başkanlık koltuğunda.

Hamamcıoğlu, bu aralar yoğun. Çünkü hayatını adadığı kulüp bu sene 75'inci yıl dönümünü kutluyor. İstanbul'un en eski takımlarından Taksimspor, görkemli organizasyonlar düzenleyerek unutulmadığını göstermek amacında.

Sarı kırmızılı kulüp, eski günlerinden uzakta, Süper Amatör Lig'de mücadele ediyor. 700’e yakın genç sporcuyu eğitiyorlar. Asıl hedefleri şampiyonluktan çok gençlere temiz, sağlıklı ve kardeşlik içinde spor sevgisi aşılamak.

Türk sporu için mücadele eden Taksimspor, 75'inci yıl dönümü için düzenleyecekleri organizasyon ve kutlamalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ı da görmek istiyor.

Hamamcıoğlu planladıkları etkinlikler hakkında "Gençlik ve Spor bakanımızdan randevu talep ettik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da futbolun içinden gelir. Birebir de tanırım. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun da katılımlarıyla geniş bir balo gerçekleştirmek istiyoruz. Taksimspor'un bütün dünyada taraftarları vardır. 2015 yılı boyunca konferanslar, paneller düzenleyeceğiz, etkinlikler yapacağız" bilgilerini veriyor.

Taksimspor, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı da bu yıl kendi etkinlikleri içerisinde görmek istiyor. Başkanlarla yakın ilişkileri olduğunu belirten başkan Hamamcıoğlu, İstanbul'un büyükleriyle eski efsane futbolcuları Lefter adına veteran maçı yapabileceklerini ifade etti.

Taksimspor, kuruluşunun 70'inci yılı için de organizasyon düzenlemiş, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, dönemin TFF Başkanvekili Lütfi Arıboğan, dönemin Galatasaray Başkanı Adnan Polat ve Türk Futbolu'nun efsanevi isimlerinden, Beşiktaş ve aynı zamanda Taksimspor Onursal Başkanı merhum Süleyman Seba, kulübü yalnız bırakmamıştı.



'Sporun Ermeni'si, Rum'u Türk'ü olmaz'

Süper Amatör Küme’de mücadele eden Taksimspor, ağırlıklı olarak Ermeni cemaati tarafından kurulmuş ve yönetilmiş bir ekip. 700’e yakın futbolcularının yüzde 90’ı Müslüman. Taraftarları da sadece Ermeni vatandaşlardan oluşmuyor. Taksimspor’u destekleyen çok sayıda Türk taraftar da var. Öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink de bir sene Taksimspor formasını giymiş. 

Süleyman Seba Taksimspor'un da Onursal Başkanı'ydı. [Fotoğraf: Taksimspor]

Başkan Hamamcıoğlu çoğu şeyi aştıklarını, sporun Rum’u, Ermeni’si, Türk’ü Müslüman’ı olmayacağını söylüyor:

“Sizin için Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ne ifade ediyorsa Taksimspor’un da kendine has taraftarları var.  Taksimspor sadece Ermeni vatandaşların destek verdiği bir takım değil. Sporcularımızın yüzde 90’ı Müslüman kardeşlerimizdir”

‘Yetiştirici’ Taksimspor’un ikisi Müslüman, biri Ermeni biri Rum dört futbolcusu,  Barcelona’nın İstanbul’daki seçmenlerinde idmanlara katılıyorlar. Okul bittikten sonra da İspanyol kulüp tüm masrafları karşılayarak bu futbolcuları İspanya’ya götürecek. 

Kuran: Sporun ve sanatın kurduğu köprüler yıkılmaz

Tecrübeli spor yazarı Aran Kuran da Taksimspor’un geçmişini, yapısını iyi bilen, kulübe yakın gazetecilerden biri. Kuran, Taksimspor'u 'Sporun kurduğu köprüler yıkılmaz' diye tanımlıyor: 

"Sporun ve sanatın kurduğu köprüler yıkılmaz. Bu formayı Onur Belge giymiş, Metin Türel giymiş. Buradan giden her futbolcu hâlâ kulüple içli dışlıdır. Süleyman Seba ayda bir mutlaka gelirdi. Burada bulunmaktan büyük keyif alırdı. Şenes Erzik bu tesislerin kazanılmasında İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gidip bizzat yardımcı olmuştur. Taksimspor kurduğu bu köprülerle dünyanın dostluk ve kardeşlik anlamında en güzel örneklerinden biridir"

Aran Kuran'a göre Taksimspor'u diğer amatör kulüplerden ayıran en büyük özelliği tesisleri."Taksimspor'un tesislerini çoğu amatör kulüpte göremezsiniz" diyen spor yazarı, Süleyman Seba Tesisleri'ni işaret ediyor:

"Burada sigara içemek, tavla, kağıt oyunları oynamak yasaktır. Burada sadece spor konuşulur, spor yapılır. Bu kulübün en büyük amaçlarından biri de iyi ahlaklı gençler yetiştirmektir"

'Beyoğluspor maçını 20 bin kişi izledi'

Eski Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Onur Belge de Taksimspor'un eski oyuncularından. Sarı kırmızılı kulübe bir kat beton karşılığı transfer olduğunu anlatan spor yazarı, özellikle Beyoğluspor ile yaptıkları maçları unutamıyor: 

"Taksimspor'a 18 yaşında İstanbulspor'dan transfer oldum. 1962-63 sezonuydu. Kınalıada'da oturuyorduk. İdarecileri babamı tanıyor ve seviyorlardı. Beni de Komser Osman'ın oğlu diye bilirlerdi. Babamı sevmelerinin nedeni 6-7 Eylül olaylarının (1955) Kınalıada'ya sıçramasını önlemiş olmasındandı. Olaylar sırasında bir vapur dolusu öfkeli kalabalık adaya gelmiş. Adanın tüm güvenlik nüfusu babam bir polis ve bir bekçiden oluşuyormuş. Babam iskelede silahını havaya ateşlemiş ve "Burası Türkiye. Burada kimseye zarar veremezsiniz" diye bağırmış. Babam o sırada bir ev yaptırıyordu. Ben de bir kat beton karşılığı transfer oldum.

O zaman üçüncü lig yerine mahalli profesyonel lig vardı. Sanırım 1963'de mahalli ligde namağlup şampiyon olduk. 10'dan fazla gol attım. 1966'da birinci ligde oynayan Vefa'ya transfer oldum. Ama oynayamadım, hep yedektim. 1968'de basında çalışmaya başladım. Baktım ki gazetecilik de futboldan farklı değil, futbola döndüm. 1970-74'de yine Taksim'de oynadım.

Sanırım 1972'de şimdi Çırağan Sarayı'nın bulunduğu yerde Şeref Stadı vardı. Orda Beyoğluspor'la yaptığımız maçı 20 bin kişi izlemişti. Daha 8'inci dakikada topukla çok güzel bir gol attım. Taksim-Beyoğlu maçları hâlâ büyük bir ilgiyle izlenir. Ezeli rakip sayılırlar. Benim için, Taksimspor Kulübü çok köklü ve bir çok yıldız yetiştirmesi nedeniyle çok önemli bir kulüptür. Bir cemaat kulübü olmasına karşın Ermeni olsun, Rum olsun, Türk olsun herkesin kaynaştığı bir yerdir."

Kaynak: Al Jazeera

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;