Dosya

Arap Baharı Yemen’e bahar getirmedi

Ülkede her zaman sert olan siyasal iklim, Salih’i iktidardan indiren ayaklanma sonrasında yumuşamış değil. Salih’in istifasıyla göreve gelen eski yardımcısı Mansur Hadi, ülkenin dört bir yanında kimi zaman benzeşen kimi zaman ayrışan taleplere sahip gruplarla mücadele etmek zorunda.

Konular: Yemen

1990’da Kuzey ve Güney Yemen’in birleşmesiyle bugünkü Yemen haline gelen ülke hemen 4 yıl sonra kısa süreli de olsa bir iç savaşa tutuştu. Savaş güneydeki ayrılıkçı grupların yenilmesiyle son buldu. 

Arap Baharı arifesindeyse bu kez ülkenin kuzeyinde Şii Hûsiler hükümetle çatışmalara girdi. 2009’da yaşanan çatışmalarda yüzlerce kişi öldü, 250 binden fazla kişi evinden oldu.

Mansur Hadi bugün hem bu iki grupla hem de El Kaide bağlantılı gruplarla mücadele ediyor. Üstelik bu mücadelenin uluslararası boyutu var. Ortadoğu’nun tamamı gibi Yemen de Suudi Arabistan ile İran’ın rekabet sahası. 

Ülkede sayıları 185’i bulan aşiretler de Hadi için ayrı bir sorun. İrili ufaklı bu aşiretler zaman zaman yönetime, zaman zaman birbirlerine yaklaşıp uzaklaşıyor.

Mart 2011’de körfez ülkelerinin arabuluculuğuyla başlatılan ulusal diyalog arayışı rotasını federal bir Yemen’e çevirdi. Geçen yıl sonunda Ulusal Diyalog Konferansı üyeleri ve Mansur Hadi, nihai bir belge olmasa da, ülkeyi federal yapıya sokacak metni imzaladı. Ama metne muhalefet de var. Mansur Hadi Yemen’i bir arada tutabilmek için usta bir trapezci olmak zorunda. 

İşte Yemen’i şekillendiren önemli aktörler ve talepleri... 


Devlet Başkanı Abdurabbuh Mansur Hadi [Reuters]

Devlet Başkanı Abdurabbuh Mansur Hadi 

Devrik lider Ali Abdullah Salih siyasi sahneden çekilirken devrede Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) vardı. Yetki devrini de içeren anlaşma Konsey’in arabuluculuğuyla hayata geçti. Anlaşmaya göre yetki,  Salih’in 17 yıl yardımcılığını yapan Mansur Hadi’ye devredilecekti. 

 Anlaşma Hadi’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek aday olmasını da öngörüyordu. Yani KİK Hadi’yi alternatifsiz görüyordu.

Mansur Hadi seçimlerde yüzde 65 oranında oy aldı. Ama ülkede silahlı güce sahip Güney Hareketi ve Hûsiler seçimi boykot etti. Bu muhalefet Hadi’nin elini zayıflattı.

 Hadi’nin elini güçlendiren gelişmeler de yaşandı. Sonradan Türk vatandaşlığı da alan Nobel Barış Ödülü Yemenli aktivist Tevekkül Karman, Hadi’yi destekledi. ABD Başkanı Barack Obama da Hadi’nin arkasında olduğunu vurguladı. Bu, devrik lider Salih’i El Kaide’ye destek vermekle suçlayan Washington için dikkat çekici bir adım oldu. 

Mansur Hadi, Yemen’in bölünmesini istemiyor. Ama federasyon fikrine karşı değil.  23 Aralık 2013’te Milli Diyalog Komisyonu üyelerinin de onay verdiği federasyon anlaşmasına imza attı. Anlaşma, ülkeyi çok sayıda federal bölgeye ayırmayı öngörüyor. Ancak kaç ayrı bölge olacağı henüz nihai olmayan metinde belirtilmiyor. Çoklu bölge fikri aralarında Şii Hûsilerin de bulunduğu kuzeydeki grupların desteğine sahip. Ama güneyli ayrılıkçılar bu haliyle anlaşmaya karşı. Güney hareketi, biri güneyde olmak üzere, iki büyük federal bölge istiyor. Daha fazla bölge olması halinde Hadramut gibi kendi kontrolündeki bölgelerde elinin zayıflayacağını düşünüyor. Yemen’in petrol rezervlerinin çoğu güneyde.

SİLAHLI GRUPLAR

Yemen’de merkezi hükümet ile savaşan belli başlı dört silahlı grup var. Arap Yarımadası'ndaki El Kaide (AYEK) ve Ensar El Şeria, şerî hükümlere bağlı bir İslam devleti kurmak istiyor. Şii Hûsi Hareketi özerklik çerçevelerinin genişletilmesini istiyor. Güney Hareketi'nin talepleri ise bağımsız bir devlet noktasına kadar uzanıyor.

Arap Yarımadası’ndaki El Kaide (AYEK)

El Kaide’nin Yemen’deki varlığı, 1980’lerin sonuna kadar uzanıyor. Bu dönemde örgüt, çoğunlukla Afganistan’da Sovyetler Birliği’ne karşı mücadele eden ‘mücahitlerden’ oluşuyordu.  

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’ne göre, El Kaide’nin Yemen ve Suudi Arabistan’daki kollarının birleşmesiyle Ocak 2009’da ‘Arap Yarımadası’ndaki El Kaide’ (AYEK) örgütü oluşturuldu.Bu yapılanma, El Kaide’nin en aktif birimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Talepleri


Öldürülen AYEK Komutanı Tarık Dehab [GETTY]

Ocak 2012’de Rada kasabasının kontrolünü ele geçiren ve Şubat 2012’de öldürülen AYEK Komutanı Tarık Dehab, örgütün bölgede bir İslam hilafeti kurmak istediğini açıklamıştı. Dehab, kararlılığını “Canımızı, paramızı, çocuklarımızı ve evlerimizi feda etmek zorunda kalsak bile hilafet kurulacak” cümlesiyle ifade etmişti

Harekât merkezleri

AYEK’in en güçlü olduğu bölge, Yemen’in Abyan Vilayeti olarak biliniyor. Örgütün, Marib ve Şbuvve Vilayetleri dahilindeki etkinliği de devam ediyor. 

Salih’e karşı 2011’de başlayan ayaklanma sırasında AYEK, Yemen’in güneyindeki Abyan’da en az iki yerleşim merkezinin, Zincibar ve Caar’ın kontrolünü ele geçirmişti. Yemen ordusu, bu bölgelerde El Kaide güçlerine yönelik operasyonlarını sürdürüyor.

Ensar El Şeria 

Abyan Vilayeti’nde faaliyet gösteren silahlı grubun üyeleri, kendilerini Ensar El Şeria (Şeriat Savunucuları) olarak tanımlıyor. Grubun, 2009’da El Kaide yerleşimi olduğu gerekçesiyle ABD tarafından vurulan bir mekanda 30’dan fazla kadın ve çocuğun ölmesinden sonra kurulduğu düşünülüyor. 

Ensar El Şeria’nın AYEK ile ilişkisi belirsiz. Katar’ın önde gelen düşünce kuruluşlarından Brookings Doha Center’ın Müdür Yardımcısı İbrahim Şarki, bu konuyla ilgili farklı görüşlerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Şarki’ye göre bazı kesimler Ensar El Şeria’nın tam anlamıyla El Kaide yahut AYEK’in bir parçası olduğunu düşünürken, bazıları ise onları ayrı bir yapı şeklinde değerlendiriyor.

Yemen üzerine odaklanan bir araştırma merkezi olan American Institute for Yemeni Studies (AIYS) Başkanı Charles Schmitz ise Ensar El Şeria’nın, AYEK’in aksine, ‘bir terör örgütünden çok bir isyan hareketi’ olduğunu savunuyor. Schmitz’e göre bu fark, Salih rejimi ve ABD’nin insansız hava araçlarıyla yürüttüğü operasyonların, aşiretleri Ensar El Şeria’ya yaklaştırmasından kaynaklanıyor. 

Sana’da 21 Mayıs 2012’de gerçekleştirilen ve 101 Yemen askerinin ölümüne yol açan intihar saldırısının sorumluluğunu Ensar El Şeria üstlenmişti.

5 Aralık 2013’te Sana’da bir askeri hastaneye düzenlenen ve 52 kişinin öldüğü saldırının arkasında da bu grup var.

Talepleri

Ensar El Şeria, Şeriat hükümlerinin sıkı bir şekilde uygulandığı İslami bir devletin kurulmasını istiyor.

Harekat merkezleri

Ensar El Şeria’nın faaliyetleri, tıpkı AYEK gibi, Yemen’in Abyan Vilayeti’nde yoğunlaşıyor. (harita)

HÛSİ HAREKETİ

Yemen’in kuzeybatısında yaşayan Şii Hûsi aşireti, yakın siyasi tarih boyunca merkezi yönetim tarafından ayrımcılığa maruz kaldı. 2004’te Hûsiler, Yemen hükümetine karşı isyan başlattı. 2010’da ilan edilen ateşkese rağmen Hûsiler ile merkezi hükümet arasındaki gerginlik hâlâ sürüyor.

Çok güçlü kanıtlar olmasa da Hûsi Hareketi’nin İran’dan destek aldığı yönünde yaygın bir kanı var. İran’daki Şiilikten (İmâmiyye Şiası) farklı olarak Hûsiler, Şii İslam’ın Zeydiyye kolundan geliyor.

Talepleri

Hûsiler ana hatlarıyla Yemen içinde daha fazla özerklik talep ediyor. Brookings Doha Center’dan İbrahim Şarki, bütün rahatsızlıklarına rağmen Hûsilerin, ‘neye ulaşmak istediklerine dair net bir siyasi gündemlerinin mevcut olmadığını’ ifade ediyor. Şarki, bir Hûsi liderinin kendisine, “Yemen vatandaşı olarak muamele görmek istiyoruz.” dediğini aktarıyor.

Harekat merkezleri

Hûsiler, Sa’da Vilayeti’nin tamamının yanı sıra, Amran, El Cuf ve Hacca Vilayetleri’nin bir bölümünde etkinliklerini sürdürüyorlar. (harita)

GÜNEY HAREKETİ (EL HERAK)

Herak Hareketi, ülkenin güney bölgelerinde yaşayan ve Kuzeylilerin kontrolündeki merkezi hükümetin kendilerini dışladığını düşünen farklı grupların meydana getirdiği bir yapılanma.

Kuzey ve Güney arasında 1994’te yaşanan iç savaşın ardından dönemin Kuzeyli Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, çok sayıda Güneyli ordu mensubunu görevinden uzaklaştırdı ve Kuzeyli rejim mensuplarına vermek üzere Güney’deki bazı toprak parçalarını kamulaştırdı.

Doğudaki Hadramut Vilayeti’nde yaşayan Yemenlilerin, hareketin genelinden daha farklı endişeleri söz konusu. Bölge genel olarak Güney Hareketi ile beraber tanımlansa da, AIYS Başkanı Charles Schmitz’e göre Hadramutlular, temelde ‘eski sosyalistlerin’ yönetimde olmasını istemiyorlar. Schmitz, bölge sakinlerinin arzularını şöyle ifade ediyor: “Onlar esas itibarıyla sadece kendi başlarına kalmak istiyor.”

Talepleri

Güney Hareketi’nin bünyesindeki farklı grupların farklı talepleri var. Bazıları tam bağımsızlık, bazıları da Güney’in daha fazla özerkliğe sahip olacağı bir federal sistem istiyor. Diğerleri ise geniş federalizm ya da bağımsızlık gibi yöntemlere başvurulmaksızın sadece rahatsızlıklarının giderilmesini arzuluyor.

Harekât merkezleri

Yemen’in güneybatısındaki liman şehri Aden, Herak Hareketi’nin kalesi olarak biliniyor. Ancak hareket, ülkenin güney ve doğu vilayetlerinde yaşayan birçok Yemenli tarafından da destekleniyor. (harita)

Silahsız gruplar

Güçlü devlet kurumlarına sahip olmayan Yemen bir aşiret ülkesi. 2011’de başlayan ayaklanma sırasında yerel hükümetle isyancılar arasında yaşanan iktidar mücadelesi bir yandan da aşiretler arasındaki iktidar mücadelesiydi. 

Ülkede irili ufaklı 185’ten fazla aşiret var. Bunların çoğu ülkenin kuzeyinde ve doğusunda yaşıyor. Bu aşiretlerin oluşturduğu başlıca 3 konfederasyon var: Haşid, Bakil ve Medhej. İsveç Lund Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nden Halid Fattah’a göre sayısal olarak diğer ikisinden küçük olsa da siyaseten en güçlüsü Haşid. 


Şeyh Hamid el Ahmer [Reuters]

Yemen’de aşiretlerle İslami hareketler arasında girift ilişkiler var. Ayaklanmaya en büyük desteği veren aşiretlerden Ahmer ailesi, Haşid konfederasyonuna bağlı. Aşiretin reisi Şeyh Hamid el Ahmer, Müslüman Kardeşler’in Yemen’deki hareketi Islah’ın desteğine sahip. 1999’da Salih’i başkanlığa aday gösteren Islah, ayaklanma sırasında el Ahmer’e döndü.  

Orta doğu uzmanı Halid Fattah, aşiretleri “siyasi sistemin sinir merkezi” olarak tanımlıyor. Aşiret şeyhlerinin siyasi arenada en etkili baskı gruplarının başında geldiğini söylüyor. Ahmer ailesiyle yakın ilişkilere sahip Islah, muhalefette olsa da tıpkı aşiretler gibi rejimin dolaylı ortağı sayılıyor.

 

 

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;