Görüş

100 yıllık zafer: Çanakkale

Çanakkale, Türkiye'nin ayakta kalmasını, Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyeti mümkün kılmış olan bir zaferdir. Çanakkale Savaşları, yurtseverliğin birçok eksiği telafi edeceğini ispat etmiştir.

Çanakkale Boğazı'nı geçemeyen İtilaf Devletleri'ni karada da Mustafa Kemal'in komutasındaki birlikler durdurdu. [Fotoğraf: AA/BYEGM]

1915 yılındaki Çanakkale Muharebeleri Türk ve dünya tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, İngilizler şayet Çanakkale Boğazı'nı geçip Gelibolu Yarımadası'nı da işgal edebilselerdi, Türkiye Kafkas, Irak ve Filistin cephelerini idame ettiremez ve kısa süre içerisinde savaş dışı kalabilirdi. Ordunun tedarik ve üretim tesislerinin çoğu İstanbul'da bulunuyor ve dışarıdan gelen malzemeyle birlikte Haydarpaşa'dan sevk ediliyordu. Keza eğitim tesislerinin çoğu da buradaydı. İstanbul'un işgali durumunda Kurtuluş Savaşı da yapılmayabilir ya da çok daha zor koşullar altında daha kısıtlı bir sonuca ulaşılabilirdi. Kaldı ki o takdirde yardım gönderen bir Rusya yerine, çok büyük ve yakın bir başka işgal gücüyle daha karşılaşacaktık. Ayrıca Türk ordusu 1915 ve 1916 yıllarındaki başarılarının moralini taşımayacaktı. Kurtuluş Savaşı'nı yapan kadrolar bu savaş içerisinde yetkinleşti.

İngilizler Çanakkale Boğazı'nı geçip Gelibolu Yarımadası'nı da işgal edebilselerdi, Türkiye Kafkas, Irak ve Filistin cephelerini idame ettiremez ve kısa süre içerisinde savaş dışı kalabilirdi.

by Mehmet Tanju Akad

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki Türkiye'nin savaş dışı kalması çok zordu çünkü 1913/14 kışında Osmanlı Devleti'nin paylaşımı için büyük devletler arasında Anadolu'yu da kapsayan bir dizi antlaşma yapılmıştı. Bu antlaşmalar savaş içinde ve sonrasında belli ölçülerde değiştirildi. Rusya, Boğazları işgal için Karadeniz kıyısında bir kolordu hazırlıyor, İngiltere de Hindistan'dan Basra'ya çıkmak üzere plan yapıyordu. Aksi hâlde savaşın başlamasını takiben birkaç gün içersinde, 6 Kasım'da Basra'ya büyük bir kuvvetle ayak basamazlardı ki, hasım ve uzak bir kıyıya kuvvet çıkarmanın ne kadar ayrıntılı bir planlama ve hazırlık gerektirdiği iyi bilinir. Balkan Savaşları (1912-13) sonrasında bir de buradaki Türk savunmasının zayıflığının Winston Churchill'in Çanakkale konusuna daha olumlu bakmasına neden olmuş olabileceği de düşünülmelidir.

Bu arada Çanakkale'yi öne çıkartan bir dizi başka gelişmeye değinmek gerekir. Birincisi batı Avrupa'da cephelerin İsviçre sınırından Manş Denizi'ne kadar karşılıklı siper hatlarıyla kilitlenmesidir. Burada kademelenmiş olan siper hatlarını aşacak manevraları yapmak mümkün değildi. Zaten savaşın sonuna kadar da yapılamadı. Manevra savaşının mümkün olduğu uzun doğu cephelerinde ise Rusya büyük yenilgilere uğramış, çok miktarda asker ve malzeme yitirmişti. Buna rağmen, donatıldığı takdirde savaşabilecek daha milyonlarca askeri vardı. Ama bunun için Çanakkale yolunun açılması gerekiyordu. Ayrıca Rusya dünya ile ticaretinin kesilmesi nedeniyle son derece büyük bir sıkıntıya gitmişti. Kuzey Denizi yolu tehdit altında olduğu gibi, on bin kilometrelik tek hatlı demiryoluyla Vladivostok üzerinden ticaret yapamazdı. Yani askerî gereksinimlerin yanı sıra, ekonomik gereksinim de Çanakkale harekâtını öne çıkan bir seçenek hâline getirmekteydi. Savaşın gidişatı, Rusya'nın hazırladığı kolordunun başka cephelerde kullanılmasını gerektirmişti ama Yeni Zelanda ve Avustralya'nın gönderdiği ve Mısır'da bekleyen birlikler (ANZAC) sayesinde yakınımızda hazır bir güç birikmiş, ayrıca 1914 Aralık ayında yapılan Birinci Kanal Harekâtı'nın başarısızlığı bunları boşa çıkarmıştı. Hâlbuki, Süveyş'i sallarla geçmek gibi son derece aptalca ve boş yere askerlerimizi telef eden bir plan yerine savunmada kalıp kanal üzerinde tehdidin sürdürülmesi İngilizleri çok daha fazla kısıtlar, hatta Kanal uzun bir süre top ateşi altında da tutulabilirdi. Ama bunlar Alman çıkarları için kurban edilen Türk askerlerinin sadece bir parçasıydı.

Çanakkale'yi kolaylaştıran bir başka faktör de iki yıl önce Balkan Savaşı sırasında Ege adalarının elimizden çıkmış olmasıydı. Aksi hâlde yakın adaların, özellikle Limni, Gökçeada ve Midilli'nin tahkim edilmesi bu operasyonu gene olanaksız hâle getirir, en azından daha önce adalara çıkarma yapmalarını zorunlu kılardı. Her hâlükârda koşullar Çanakkale harekâtı için olgunlaşmıştı. Yunanlar bu adaları sevinerek İngilizlere ödünç vermişlerdi ama onların Gelibolu'ya 75 bin asker gönderme istekleri Rus Dışişleri Bakanı Sergey Sazanov'un kıskançlık krizine girmesine neden olmuş ve reddedilmişti.

Zaferi hazırlayan koşullar

Fransızların bir tugay asker ve bir miktar savaş gemisiyle aktif olarak katılmalarına rağmen Çanakkale esas olarak bir İngiliz operasyonudur. Planlama ve komuta onların elinde olup ilk başta ANZAC kuvvetlerinin yanına İngiltere'den tam teşekküllü bir tümen de getirmişlerdi. Bu operasyon için büyük kaynak ayırdılar. Ancak ellerindeki olanakları doğru kullanmadılar ve Türk ordusuna toparlanma fırsatı verdiler. Öncelikle, hiçbir askerî gereği yokken önceden yaptıkları bombardımanlarla geleceklerini haber verip Türk savunmasını hazırlıklarını hızlandırmaya zorladılar. Karşılarında çok daha iyi eğitilmiş birlikler bulacaklardı. Ve siper savaşından kaçmak için giriştikleri bu operasyonda yeni siper hatlarına kilitlenip kalacaklardı. Kaldı ki, askerlikte en temel kurallardan birisi, arkası bir su hattına dayanan mevzilerin daima dezavantajlı olduğudur.

İngilizler bu operasyon için büyük kaynak ayırdılar. Ancak ellerindeki olanakları doğru kullanmadılar ve Türk ordusuna toparlanma fırsatı verdiler.

by Mehmet Tanju Akad

İngilizlerin ateş gücü açısından hem karada hem de denizde çok daha üstün olmalarına karşın, savunmanın daha yüksek mevzileri işgal ediyor olması bu avantajlarını bir ölçüde azalttı. Ancak ateş gücü sorunu Türk ordusunun gereğinden çok daha fazla kayıp vermesine neden oldu. Ateş gücü zayıf olunca birlikler yeterince araziye yayılamadılar ve İngiliz ateşinden aşırı etkilendiler. Bazen, İngiliz zırhlılarının tek salvosu, bir bölüğün yarısını kayıp hanesine yazıyordu. Piyade destek silahlarımız yeterli olsaydı, taktik mevzilenme farklı yapılır ve kayıplarımız en az yarı yarıya azalırdı. Denizde ise giderek daralan bir kanala girdikçe yoğunlaşan ateş gücünü aşamadılar. Ayrıca top ateşini destekleyen mayın hatları da vardı. Mayıs ayında Alman denizaltıları gelip ek bir tehdit oluşturunca, deniz hâkimiyetini kesin olarak ellerinde tutmaya devam etmelerine rağmen, rahatça etrafta dolaşamaz oldular. İngiliz ateş gücünün yüksekliği çekilme operasyonunu da kayıpsız gerçekleştirmelerini sağladı. Türk ordusu cebri muharebe keşfi yapmadığı için rahatça çekilip gittiler.

Çanakkale, Türkiye'nin ayakta kalmasını, Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyeti mümkün kılmış olan bir zaferdir. Bunu küçümsemek için son yıllara yapılan yayınlar ülkemiz için bir utanç vesilesidir. Evet, bu muharebelerde ve tüm savaşlarda birçok eksiğimiz, hatamız ve kötü yönetimimiz oldu ama bunlar genel dertlerimizdir. Bir alandaki başarı seviyesi genel seviyenin çok üzerine çıkamaz. Ama bu savaşlar yurtseverliğin birçok eksiği telafi edeceğini ispat etmiştir. Bu arada verilen kayıplar ise nesiller boyu süren kötü yönetimlerin birikmiş sonucudur.

Mehmet Tanju Akad, savaş tarihi alanında uzman araştırmacı yazar. Akad'ın kitaplarından bazıları: "Tarihten Bugüne Gayrinizami Savaş" (2015, Kastaş Yayınları), "Bir Savaş Nasıl Kaybedilir ? Selçuklu, Osmanlı Tarihinde Askeri Hatalar" (2009, Kitap Yayınevi), "Savaş Tarihinin Dönüm Noktaları" (2005, Kastaş yayınları). Çeviri çalışmaları da bulunan Akad, Edward J. Erickson'ın "Size Ölmeyi Emrediyorum! Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu" (2011, Kitap Yayınevi) adlı kitabını Türkçe'ye kazandırmıştır.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Mehmet Tanju Akad

Savaş tarihi alanında uzman araştırmacı yazar. Akad'ın kitaplarından bazıları: "Tarihten Bugüne Gayrinizami Savaş" (2015, Kastaş Yayınları), "Bir Savaş Nasıl Kaybedilir ? Selçuklu, Osmanlı Tarihinde Askeri Hatalar" (2009, Kitap Yayınevi), "Savaş Tarihinin Dönüm Noktaları" (2005, Kastaş yayınları). Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;