Görüş

Dink cinayetinde artık mızrak çuvala sığmıyor

Bu dosya polis-adliye ayağındaki koltuk kavgalarına, makam-mevki çekişmelerine kurban edilmezse, Türkiye’nin bütün boyutlarıyla aydınlığa çıkarttığı ilk siyasi cinayet olabilir. Zira bu cinayet dosyasının geldiği aşamada artık mızrak çuvala sığmıyor.

Konular: Türkiye, Hrant Dink cinayeti
Şubat 2015’ten itibaren yeniden ele alınan Dink cinayeti soruşturmasında cinayetin “Jandarma bağlantısı”na dair önemli bulgular ortaya çıkartıldı.

Hrant Dink cinayetinin üzerinden dokuz yıl geçti.

Al Jazeera olarak son bir hafta içinde yayınladığımız haberlerin gösterdiği şu: Aradan 9 yıl geçtikten sonra nihayet cinayetin aydınlatılması için ciddi bir gayret gösteriliyor, tetikçisini bir kenara bırakarak belirtelim ki cinayetin sâiklerinin ve  gerçek faillerinin ortaya çıkartılması yönünde önemli mesafe alınmaya başladı.

Dink dosyasını son dönemde yürüten ve bir hafta önce dosyadaki görevinden alınan savcı Gökalp Kökçü, geçen yılbaşında ‘resmi soruşturmacı’ olarak görevlendirdiği Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı’yla gayet başarılı bir ortak çalışma yürüttü. Dink iddianamesinin içerik açısından nispeten dolu olmasında öyle anlaşılıyor ki bu çalışmaların önemli rolü oldu.

Bu iddianamenin Dink dosyasını bir yıl öncesine göre daha ileri bir noktaya taşıdığı bir gerçek. Hrant Dink’in öldürülmesini ‘yol verilen cinayet‘ diye nitelendirip bunu önemli ölçüde delillendirmesi son dokuz yılda gelinen en önemli aşama.

Cinayet öncesinde Hrant Dink’in Bakırköy’deki evine gidip ‘Hrant Dink burada mı oturuyor?’ diye soran Jandarma personelinin isimlerinin tespit edilmesi, bunların Trabzon Jandarma İstihbarat birimine bağlı olduklarının anlaşılması önemliydi.

by Gürkan Zengin

Cinayet mahallindeki 14 kameradan gelen 580 saat görüntünün yurtdışından getirilen cihazların yardımıyla kare kare izlenmesi, cinayetin işlendiği 2007 yılına dönülerek bütün HTS kayıtlarının tekrar incelemeye alınmasıyla pek çok yeni veriye ulaşıldı.

Şubat 2015’ten itibaren yeniden ele alınan soruşturmada cinayetin “Jandarma bağlantısı”na dair önemli bulgular ortaya çıkartıldı.

Cinayet öncesinde Hrant Dink’in Bakırköy’deki evine gidip ‘Hrant Dink burada mı oturuyor?’ diye soran Jandarma personelinin isimlerinin tespit edilmesi, bunların Trabzon Jandarma İstihbarat birimine bağlı olduklarının anlaşılması önemliydi.

Ayrıca Trabzon’dan gelen bu iki Jandarma istihbarat personelini İstanbul’da karşılayan, hem onlarla hem de Trabzon Jandarma istihbaratıyla cinayet öncesinde anormal derecede yoğunlaşan telefon görüşmeleri yapan ‘Jandarma yüzbaşı’nın varlığının ve kimliğinin ortaya çıkartılması da önemliydi.

Öyle anlaşılıyor ki, 2007 yılında yüzbaşı olan M.D. isimli bu Jandarma subayının ifadesine başvurulmadan bazı soru işaretleri aydınlanmayacak.

İddianamenin en önemli zaafı da buradaydı. Pek çok soru işareti barındıran Jandarma bağlantısını bir neticeye vardırmadan alelacele mahkemeye sunulmuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mart 2015’te Hrant Dink cinayeti için ‘ihmalle ilgisi yok, kasti olarak işlenen bir cinayet’ dediği akıllarda. Gelişmeler bu tespiti doğrular nitelikte seyrediyor.

Siyasi tarihimizde aydınlatılmasına belki de en fazla yaklaşılan siyasi cinayet Hrant Dink cinayeti. Jandarma bağlantısının cinayetin aydınlatılmasında kritik bir önemi olduğu anlaşılıyor.

İstanbul ve Ankara’daki jandarma birimlerinin bu veriler üzerinden dosyaya sahip çıkmasının zamanı geldi artık.

Türkiye’de polis-asker -yargı üçgeni bu tür siyasi cinayetleri aydınlığa kavuşturmuyor veya kavuşturamıyor. Siyasi irade bu tür cinayetlerin aydınlatılmasında tüm iradesini güvenlik bürokrasisinin arkasına çoğu zaman koymadı, koymuyor.

Hrant Dink cinayeti bu açıdan bir ilk olabilir.

Bu dosya polis-adliye ayağındaki koltuk kavgalarına, makam-mevki çekişmelerine kurban edilmezse, Türkiye’nin bütün boyutlarıyla aydınlığa çıkarttığı ilk siyasi cinayet olabilir. Zira bu cinayet dosyasının geldiği aşamada artık mızrak çuvala sığmıyor.

Dink cinayeti dosyasını üstlenecek  yeni savcının üzerindeki sorumluluk bu açıdan da büyüktür.

Gürkan Zengin, gazeteciliğe 1989'da TRT Haber Merkezi'nde adım attı. Çeşitli televizyonların Ankara bürolarında muhabir, editör ve haber müdürü olarak çalıştı. CNN Türk televizyonunda on yıl boyunca 'Editör' programını hazırlayıp sundu. 2011 yılından bu yana Al Jazeera Türk'ün haber direktörü. Türkiye'nin dış politikasını mercek altına alan 'Hoca' ve 'Kavga' (İnkılap Kitabevi) adlı iki kitabı bulunuyor.

Twitter'dan takip edin: @ZenginGurkan

Gürkan Zengin

1968 yılında Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Gazeteciliğe 1989'da TRT Haber Merkezi'nde adım attı. Çeşitli televizyonların Ankara bürolarında muhabir, editör ve haber müdürü olarak çalıştı. CNN Türk televizyonunda on yıl boyunca 'Editör' programını hazırlayıp sundu. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;