Görüş

Siyaset orta akıl tuzağına takıldı

İktidarı ve muhalefetiyle siyaset orta akıl tuzağına takıldı. Hiçbir parti 6 ay öncesinden bu olanları ve olacakları akıl edemedi. Kendi aklıyla da bu kuyudan çıkamayacak görünüyor. Halkın aklına müracaat ederek sorun çözme yoluna gidileceği kesin gibi.

Konular: Türkiye, AKP, CHP, HDP, MHP
7 Haziran seçimlerinde AK Parti yüzde 41 oyla birinci parti oldu ancak iktidarı kaybetti. [Fotoğraf: Anadolu Ajansı/Getty Images]

7 Haziran seçimlerinde AK Parti birinci parti olarak seçimi kazandı ama yüzde 41 oyla iktidarı kaybetti. CHP’ye 16 puan, MHP’ye 25 puan, HDP’ye 28 puan fark attı ama buna rağmen tek başına hükümet kuramadı. Bu durum ciddi bir sistem sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bundan dolayı, kategorik olarak yanında ve karşısında olmaksızın, sadece politik rasyonalite, ülke menfaatleri ve demokrasinin gelişimi açısından başkanlık sistemi ve parlamenter sistemi yeniden tartışmak gerekir. Zira bu sistemle iktidar partisi iktidarı kaybetti ama muhalefet partileri de kazanamadı. Bu bize bir şeyler anlatabiliyor olmalı.

AK Parti neden kaybetti diye soracak olursak, öncelikle şunu söyleyebiliriz: Ekonomik büyüme oranı düşüktü. Hissedilebilir bir büyüme yoktu ve AK Parti yöneticileri seçim sürecinde halkı ekonomik olarak rahatlatacak enstrümanlar geliştiremedi. Mesela emekliye yapılan ve az bulunan zamma ilave verilecek +50TL ve bunun gibi zamanında yapılacak bir kaç uygulama daha… Kısacası AK Parti 50TL’ye bir iktidar kaybetti. Elbette tek sebep bu değil. AK Parti’nin yaptığı başka majör hatalar da var ama onları şimdi aktarmak istemiyorum.

Peki, bu neden böyle oldu? AK Parti bunu niye okuyamadı? AK Parti vaktiyle halkın kendisiydi, halkla bir bütündü. Zaman içinde kendi içinde bir elit zümre üretti. Bu zümre partinin karar mekanizmalarını elinde tutuyor. Bu zümre maalesef kulağını ve gözünü halka kapattı. Böylece parti halkın sesini değil, purocuzadelerin sesini dinlemeye başladı. Halkın basit ve pek de pahalı olmayan taleplerini duymadı, görmedi. Çünkü purocuzadelerin gittiği yerlerde halk yoktur, yemek yedikleri yerlerde halk yoktur, kahve içtikleri yerlerde halk yoktur, alışveriş yaptıkları yerlerde halk yoktur, eğlendikleri-dinlendikleri yerlerde halk yoktur.

AK Parti daha derin bir okuma yapmazsa, 2019’daki bütün seçimleri kaybedebilir.

by Mustafa Şen

AK Parti bir hata daha yaptı: Bu talepleri iletenleri de kaale almadı, popülizme davetiye çıkarmakla itham etti. Bu yöneticiler seçim ekonomisi uygulamama ve seçim rüşveti vermeme gibi iki ahlaki ilke gereği böyle bir tutum sergilediklerini söylediler. Bu, gerçekten takdir edilmesi gereken bir tavırdır ancak siyaset böyle bir şey değildir. Eğer ülke bundan zarar görecek idiyse, şimdi daha mı az zarar görüyor! Bunu görebilmek lazımdı, siyaset budur.

Seçmen muhalefeti inandırıcı bulmadı

AK Parti bu hataları yaparken, muhalefet kâr dağından kâr bağışlama kampanyası yaptı fakat seçmen onları güvenilir ve inandırıcı bulmadı ve onları yine ikinci, üçüncü ve dördüncü parti olmaya mahkûm etti. Muhalefet bir hükümet kurabilme başarısı ve becerisi ortaya koyamıyor. Zira onlar da AK Parti’nin tekrar tek başına iktidar olmasını bekliyorlardı. Kendilerine iktidar kapısının açılmasını beklemiyorlardı. Hazırlıksız yakalandılar.

Muhalefette iktidar olma, hükümet kurma ve devlet yönetme iradesi göremiyoruz. Ancak kendi partilerinin iktidarında olma iradeleri var. Bu, onlara yetiyor. Fazlası ağır geliyor olsa gerek. Bütün bunlarla birlikte muhalefetin kendisini başarılı görmesi tam bir komedidir. Yedi seçimdir aynı aralıkta oy alan bir parti nasıl başarılı olabilir!  Burada HDP ayrı tutulabilir elbette ama bir muhalefet partisinden beklenen tek başına hükümet kurabilecek kadar oy almasıdır. Eğer AK Parti’yi barajın altına düşürüp kendileri de 40, 30 ve 20 gibi oranlarla sandıktan çıksalardı başarıdan bahsedebilirdik. AK Parti, MHP ve CHP’nin toplamı kadar oy aldı. Eğer bir başarı varsa, o, budur.

Yaşadığımız üç hafta muhalefetin bir hükümet kuramayacağını açık seçik gösterdi. Bir hükümet kurabilmek için AK Parti’ye muhtaç ve mecburlar. Belki de bir hükümet kurulmadan erken seçim yapılacak. Bu durum tamamen muhalefetin beceriksizliğidir. Muhalefette beceriksiz oldukları gibi hükümet kurmada da beceriksizler. Bu durumu ben siyasette orta akıl tuzağı olarak niteliyorum. İktidarı ve muhalefetiyle siyaset orta akıl tuzağına takıldı. Hiç biri 6 ay öncesinden bu olanları ve olacakları akıl edemedi. Kendi aklıyla da bu kuyudan çıkamayacak görünüyor. Halkın aklına müracaat ederek sorun çözme yoluna gidileceği kesin gibi.

Muhalefet kâr dağından kâr bağışlama kampanyası yaptı fakat seçmen onları güvenilir ve inandırıcı bulmadı. Onları yine ikinci, üçüncü ve dördüncü parti olmaya mahkûm etti.

by Mustafa Şen

Erken seçimden ne çıkar denilirse, her şey seçmenin hükümet kuramama sürecinde kimi suçlu göreceğine bağlı olacak. Seçmen, koalisyon kurma mutfağında bulaşık suyunu kimin başına dökerse o kaybedecek. Halihazırda AK Parti hiç mızıkçılık yapmıyor ve başta MHP olmak üzere diğer üç parti az ya da çok mızıkçı bir süreç izliyorlar. Bunun faturası seçmen tarafından ilk seçimde önlerine konulacak.

Muhalefet partilerinin öncelikle kendilerini ülke yönetebileceklerine inandırmaları gerekir ki, millet de onların bu inanç ve iradelerini ihsas edebilsin ve onlara iktidar olabilecek seviyede oy versin. Lakin görünen o ki, yakın ve orta vadede böyle bir şey olmayacak ve yeni bir AK Parti hükümeti kurulacak. Yani ne çıkarsa yine AK Parti’den çıkacak. Meclis başkanlığı seçimi bunu apaçık bir şekilde ortaya koymuş oldu. 

Ancak mesleki altıncı hissime dayanarak söyleyecek olursam, bunu da çok garanti görmüyorum. AK Parti’nin daha derin bir okuma yapması, bu seçimde oy kaybına sebep olanları tasfiye etmesi, bir başka deyişle mükâfat ve ceza sistemini işletmesi, yapılan hatalarda ısrar etmemesi, halkın sesini en net şekilde duyacağı mekanizmaları yeniden kurması, halkın sesini duymasına engel olan ne varsa bertaraf etmesi gerekir.

AK Parti yıllarca politik olarak iktidarda fakat sistemik olarak muhalefetteydi. Son süreçte sistemik muhalefetten vazgeçti. ‘Hem politik hem de sistemik iktidar sahibi benim’ dedi ve yanlış yaptı. Tekrar sistemik muhalefete dönmesi gerekir. Aksi takdirde bu seçimi alabilir ama 2019’daki milletvekili seçimlerini, yerel yönetim seçimlerini (İstanbul ve Ankara belediyeleri dahil) ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybedebilir.

GENAR Araştırma ve Danışmanlık Merkezi’nin ortağı ve yöneticisi. 

Twitter'dan takip edin: @mustafasen_a

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Mustafa Şen

Siyasi analist. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu. Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümündeki yüksek lisansının ardından halen Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doktora yapıyor. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;