Görüş

Suriye krizindeki vahim hatalarımız

Suriye'de BM Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen siviller hâlâ bombalanıp aç ve yardıma muhtaç bırakılıyor, hastane ve okullar hedef alınıyor. BM üyeleri ve savaşın tarafları ise kararların uygulaması konusunda gereken iradeyi bir türlü göstermiyor.

Suriye'deki iç savaşın 4. yılında ülkenin en büyük şehri Halep, yıkıntılar ve barikatlarla dolu bir çatışma alanına dönüştü. [Fotoğraf: Reuters]

Suriye'deki sivillerin korunması ve desteklenmesi amacıyla 2014'te üç ayrı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi Kararı çıkarıldı. İlk kararın üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtiği halde, verilen sözler hâlâ yerine getirilmiş değil.

Mensubu olduğum Norveç Mülteci Konseyi'nin muhtelif kuruluşlarla ortak yayınladığı bir raporda, BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer verilen talepler ile Suriye'deki mevcut gerçekler kıyaslanıyor. Eldeki vahim istatistik veriler, savaşan tarafların, bölgede etkili ülkelerin ve diğer BM üyelerinin, alınan kararları hayata geçirme konusunda nasıl büsbütün sınıfta kaldığını ve netice itibarıyla da Suriyeli sivilleri hayal kırıklığına uğrattığını ortaya koyuyor.

İnsanlar sadece kurşunlar yüzünden değil, soğuk kış şartları, temiz içme suyu kıtlığı ve tıbbi yardım imkanlarına erişim imkanı olmadığı için de ölüyor.

by Jan Egeland

İnsanları, hedef ayırt etmeden düzenlenen saldırılardan ve evlerinden olmaktan korumayı başaramadık.

BM Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuk, çatışmanın tüm taraflarından sivillere yönelik tüm saldırılara son verilmesi, meskun bölgeleri hedef alan top ateşi ve bombardımanların durdurulması ve okul, hastane gibi binaların vurulmamasını talep ediyor.

Artan saldırılar

Buna rağmen, 2014 boyunca en az 160 çocuk, okulda hayatını kaybetti. Sağlık hizmeti verilen mekanlara yönelik saldırıların sayısında artış yaşandı. Patlayıcı kullanımı artarak binlerce insanın canına mal oldu. Çok sayıda masum erkek, kadın ve çocuk katledildi, tecavüze uğradı, işkence gördü.

Bölgesel ve uluslararası güçler, ülkeye silah ve mühimmat göndererek çatışmayı körüklemeye devam ediyor. Sivillere karşı korkunç suçlar işleyen gruplara silah ve mühimmat tedariğine ivedi olarak son vermemiz ve bu suçları işleyenlerden hesap sormamız gerek.

Yardımımıza en çok ihtiyaç duyanlara yardım etme konusunda da sınavı geçemedik.

BM Güvenlik Konseyi kararları, tarafların meskun bölgelerin üzerindeki kuşatmayı derhal kaldırması ve ihtiyaç sahiplerine hızlı, engelsiz ve güvenli bir şekilde erişebilmeleri için yardım kuruluşlarına izin vermesini öngörüyor. Ayrıca tüm BM üyelerinin de yaptıkları insani yardımları artırmaları isteniyor.

İnsani yardıma geçit yok

2014 yılında Suriye'nin birçok bölgesine insani yardım erişimi azaldı. Şu anda 4,8 milyon civarında insan, BM'nin "erişimi zor" olarak nitelendirdiği bölgelerde yaşıyor ve çoğu, ya düzensiz olarak yardım alıyor ya da hiç alamıyor. İnsanlar yalnızca kurşunlar yüzünden değil, soğuk kış şartları, temiz içme suyu kıtlığı ve tıbbi yardım imkanlarına erişim imkanı olmadığı için de ölüyorlar Suriye'de... 212.000 civarında insan halen kuşatma altındaki bölgelerde sıkışmış durumda. Çatışmanın tarafları, bu bölgelerde açlığı barbarca bir savaş aracı olarak kullanıyor.

Suriye hükümeti ve çoğu zaman bazı komşu ülkeler, bürokratik engeller koyarak, sınır ve cephe hattında seyahati yasaklayarak ve sivillerin yardımlara erişimini zorlaştırarak insani yardım çalışmalarını baltalamayı sürdürüyor. Ülkede giderek kötüleşen güvenlik koşulları ve insani çalışmalara gereken saygının duyulmaması da yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırmamızı engelliyor.

Bununla birlikte, çoğu Suriyelilerden oluşan kahraman yardım çalışanları, her gün yardıma muhtaç insanları desteklemeye devam ediyorlar. Üstelik kronik finansman sorunu olmasaydı, çok daha fazlasını yapabilirdik.

2015 yılında Suriye ve komşu ülkelerdeki tüm yardım çalışmaları için gereken miktar 8,4 milyar dolar civarında. Ki, bu rakam, Londra Olimpiyatları için harcanan paradan bile az. Pekin Olimpiyatları'nın maliyetinin beşte biri, Soçi Kış Olimpiyatları bütçesinin ise altıda biri kadar sadece. Olimpiyat Oyunları için tam finansman sağlanırken, uluslararası toplum, Suriye ve komşu ülkelerde yaşayan 16 milyon Suriyeli sivile asgari düzeyde bile yardım sağlamaya yanaşmıyor. 2014'teki başvuruların ancak yarısına finansman sağlanırken, bu durum, yardımlarda ciddi kesintiye yol açtı.

Zor koşullar altında bir nesil

Suriye'de bir neslin son derece riskli koşullar altında, eğitim imkanlarından yoksun ve gelecekten tamamen umutsuz yaşamasının felakete davetiye çıkarmak demek olduğunu anlamamız gerekiyor. Öte yandan, bölgede nüfuz sahibi ülkelerin de savaşan taraflara baskı yaparak insani yardım çalışanlarına yönelik saldırılara son verilmesi ve hem Suriye hem de komşu ülke hükümetlerinden yardım sürecini kısıtlayan bürokratik engelleri kaldırmalarını istemesi şart.

Sonuncu fakat bir o kadar da önemlisi ise Suriye'deki soruna siyasi bir çözüm bulmaktaki başarısızlığımız.

Suriye'de bir neslin, son derece riskli koşullar altında, eğitimden yoksun ve gelecekten tamamen umutsuz yaşamasının felakete davetiye çıkarmak demek olduğunu anlamamız gerekiyor. 

by Jan Egeland

BM Güvenlik Konseyi'nin tüm taraflardan samimi bir siyasi çözüm doğrultusunda çalışmaları yönündeki talebine karşılık o yönde pek az çaba ve ilerleme gösterildi. Ocak 2015'te Moskova'da yapılan görüşmelere, başlıca muhalif gruplar katılmadı. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın Halep'te saldırıların dondurulması yönündeki planı, bir nebze umut ışığı sağlasa da şu anda tehlikede.

Rusya, İran, ABD, Suudi Arabistan ve Katar gibi, Suriye'deki temel aktörler üzerinde ağırlığı bulunan nüfuzlu ülkeler, çatışan taraflara baskı yaparak, siyasi bir çözüm çerçevesinde müzakerelerde bulunmak üzere masaya oturmalarını sağlamalıdır. Söz konusu siyasi süreç kapsayıcı olmalı; silahsız grupların da sesini duyurmasına imkan vererek Suriye halkının hak ve isteklerine saygılı bir gelecek kurulmasında etkili olmalıdır.

Harekete geçme zamanı

Özetle, sürecin karnesi, BM Güvenlik Konseyi'nin de, bu kararların bağladığı tarafların da başarısız olduğunu gösteriyor. Çekilen acılara nasıl son verebileceğimize dair bir çerçeve sunan BM Güvenlik Konseyi kararları, çatışmanın tarafları, BM Güvenlik Konseyi'nin güçlü üyeleri ve diğer BM üye devletleri tarafından ya görmezden gelindi ya da baltalandı.

İşin acı tarafı şu ki, başarısızlığımızın sebebi karar çıkaramamak değil, gereken şeyleri yapma konusundaki isteksizliğimiz.

Oysa Rusya, ABD, Suudi Arabistan, İran, Katar ve diğer BM üyeleri, esasen BM Güvenlik Konseyi kararlarındaki değişiklikleri gerçeğe dönüştürecek güce sahip.

Artık sivillerin çektiği çileye bir son vermenin zamanı geldi.

Jan Egeland, Norveç Mülteci Konseyi Genel Sekreteri. 2006 yılında Time dergisinin "Dünyaya Yön Veren 100 İnsan" listesine girdi.

Twitter'dan takip edin: @nrc_egeland

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Jan Egeland

Jan Egeland

Jan Egeland, Norveç Mülteci Konseyi Genel Sekreteri. 2006 yılında Time dergisinin "Dünyaya Yön Veren 100 İnsan" listesine girdi. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;