Haber analiz

Ankara-Erbil ilişkileri ve Kürt Sorunu

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Yönetimi ile Türkiye arasında 2000’lerin sonunda kurulan yakın ilişkiler, Ankara'nın Kürt Sorunu'nun çözüm girişimlerine doğrudan yansıdı.

Konular: Türkiye
Mesut Barzani ve Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Aralık 2011
Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Başkanı Barzani ile Recep Tayyip Erdoğan'ın girişimleri sayesinde, Erbil-Ankara ilişkileri büyük ivme kazandı. [AA]

Türkiye-Irak-Irak Kürdistan Özerk Bölgesi üçgenindeki karmaşık ilişkiler yumağı, Orta Doğu'nun yeniden şekillendiği bir dönemde, bölgenin barış ve istikrarı açısından hayati bir konuma yükseldi. Arap Baharı'nın ortaya çıkardığı kaotik değişim dalgası, bu yükselişte kilit rol oynadı.

Suriye'de Mart 2011'de protesto gösterileri ile başlayan ve çok geçmeden iç savaş halini alan rejim karşıtı isyan başta olmak üzere Orta Doğu'daki baş döndüren hızdaki gelişmeler, Ankara ile Erbil’in ekonomik ve siyasi açıdan yakın bağlar kurmasına ön ayak oldu.

İkili ilişkilerde son yıllarda yaşanan yakınlaşma, Kürdistan Özerk Bölgesi Başkanı Mesud Barzani'nin geçtiğimiz ay Diyarbakır'a yaptığı tarihi ziyaret ile bir kez daha belgelenmiş oldu. 

Ankara-Erbil hattında yaşanan olumlu gelişmeler, Irak dış politikasını, geçtiğimiz birkaç yıla kadar 'Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması' ilkesi uyarınca şekillendiren Türkiye için ciddi bir kırılma anlamına geliyordu.

Başbakan Nuri Maliki liderliğindeki Bağdat ile ilişkileri farklı nedenlerle bozulan Türkiye ve Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nin özellikle enerji ve inşaat sektörlerindeki işbirliği yoğunlaşıyor. Türkiye menşeli şirketlerin bölgeye yatırımları sürekli artarken, Ankara'nın özerk yönetim ile 2000’li yılların sonunda kurduğu yakın siyasi ilişkileri de güçlenerek devam ediyor.

Bu yakınlaşma, Türkiye'nin 'Kürt Sorunu'nun çözümü yolunda iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) attığı adımlara da olumlu biçimde yansıyor.

Bağdat-Erbil geriliminin temelleri

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetimi ile Irak merkezi hükümetinin yaşadığı anlaşmazlık, Irak'ın petrol gelirlerinin paylaşımı meselesi etrafında düğümleniyor. Kuzey Irak'taki zengin yataklardan çıkarılan petrolün satışından elde edilen gelirin bir kısmı Erbil'e giderken, büyük çoğunluğunun Bağdat'a kalması gerekiyordu. 

Söz konusu paylaşımı düzenleyen 2007 tarihli petrol ve doğalgaz yasasının yürürlüğe girebilmesi için Mayıs 2012'ye kadar Irak parlamentosunda onaylanması kararlaştırılmıştı. Yasanın belirtilen tarihte kabul edilmemesi durumunda, iki tarafın da yabancı enerji şirketleriyle kontrat imzalamayı sürdürmesi öngörülüyordu.

Ancak Bağdat'ın özerk bölge için ayırdığı bütçeyi giderek azaltması, Erbil'i oldukça öfkelendirdi. Enerji yasasının Mayıs 2012'de parlamentodan geçmemesi de buna eklenince, mevcut anlaşmazlık tam anlamıyla krize evirildi.

DOSYA: KÜRT SORUNU

Taraflar, Kuzey Irak’taki Kürt bölgesinin sınırları ve Kürt yönetiminin enerji dışı alanlardaki otonom yetkilerinin düzeyine ilişkin olarak da husumet içinde bulunuyor.

Bağdat'tan aylardır ödeme alınmamasını gerekçe gösteren Erbil, Nisan 2012'de Bağdat'ın kontrolündeki boru hattı üzerinden petrol ihracatını durdurma kararı aldı.

Merkezi hükümeti by-pass edecek şekilde tırlar üzerinden Türkiye’ye petrol ihracatı yapmaya başladı. Buna ek olarak, yine Irak merkezi hükümetinden bağımsız şekilde, Türkiye ile Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetimi'nin ortak bir boru hattı projesine giriştikleri duyuruldu.

Kuzey Irak'tan Türkiye sınırına petrol taşıyacak yeni bir boru hattı inşasına dair anlaşmanın Irak anayasasına aykırı olduğunu öne süren Bağdat, Irak'ın birliğine zarar veren politikalar izlemekle suçladığı Ankara'ya büyük tepki gösterdi.

Bu konjonktürde, Irak ordusu ile Kürt yönetiminin peşmerge güçleri, 2012 yılının sonlarında savaşın eşiğine geldi. Hatta 16 Kasım 2012'de taraflar arasında ölümle sonuçlanan bir çatışma yaşandı.

Ankara'nın, 2013 sonbaharında Bağdat ile Erbil arasında petrol gelirleri üzerinden yaşanan uyuşmazlığı çözmek için yaptığı girişim, Irak merkezi hükümetinden veto yedi.

Türkiye-Irak ilişkileri

Ankara-Bağdat ilişkilerinin bozulmasında başka faktörler de etkili oldu. Irak’ın Sünni Başbakan Yardımcısı Tarık Haşimi hakkında Aralık 2011’de, ‘terör faaliyetlerinde bulunmak' suçlamasıyla tutuklama kararı çıkartıldı. Haşimi ise iddiaların düzmece olduğunu belirterek Bağdat’ı terk etti.

İlk olarak Kuzey Irak’a giden Haşimi, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde sınırlı süreler zarfında kaldıktan sonra Türkiye’ye sığındı. Ankara, Bağdat’ın taleplerine rağmen, kırmızı bültenle aranan Haşimi’yi Irak’a iade etmeyi reddediyor.

20 Aralık 2012’de Irak'ın Sünni Maliye Bakanı Rafi İsavi'nin evine düzenlenen baskında korumaları gözaltına alınması, Irak ile Türkiye'nin arasını daha da gerdi. Bu gelişmenin ardından Sünnilerin ülkede düzenlediği kitlesel protesto gösterileri ile daha da tırmanan Irak’taki Şii-Sünni gerilimi, Ankara tarafından yakından izleniyor.

Maliki ile Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık birbirlerini suçlayan açıklamalar yapmaları, iki ülke ilişkilerinin normalleşmesinin vakit alacağı yorumlarına yol açıyor.

Kürt peşmergeleri ile Irak güçlerinin Kasım 2012'deki küçük çaplı çatışmasının ardından Erdoğan’ın, 'Maliki yönetimindeki Irak'ın bir mezhep savaşına sürüklediği' açıklamasına Maliki, 'Türkiye’nin Irak’ın iç işlerine karıştığı yorumuyla' cevap vermişti. Irak Başbakanı, 'Erdoğan’ın Irak içişlerine müdahale edeceğine, kendi ülkesinin iç sorunlarını çözmesini' tavsiye etmişti.


Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'ndeki ihtilaflı alanlar, merkezi yönetim ile gerginliğin nedenleri arasında.

Ankara-Erbil yakınlaşmasının yansımaları

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi, Türkiye ile ilişkilerin düzelmeye başladığı dönemden itibaren Türkiye'ye karşı savaşan silahlı Kürt örgütü PKK ile Türkiye arasında diyaloga destek veren ve zaman zaman da diyalog kanalı rolünü üstlenen bir profil çizdi. Erbil buna rağmen Ankara'nın, PKK’ya karşı silahlı müdahaleye girme ve sınır geçişlerini kontrol etme talebini reddetti. Birçok siyasi analiste göre, Erbil'in bu tavrının arkasında, özerk yönetimin askeri gücünün PKK'ya müdahale etmeye yetmemesi de vardı.

Ankara-Erbil ilişkilerindeki düzelme, Irak Kürdistan Özerk Bölgesi’nin merkezi bölgelerinde yer alan PKK ofislerinin büyük bölümünün kapatılması ve örgütün faaliyetlerinin merkezi bölgelerden uzaklaştırmasını beraberinde getirdi. Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Meclisi 2011 yılında, Türkiye'nin PKK ve İran'ın da PKK'nın İran kolu PJAK’a karşı düzenlediği sınır ötesi operasyonlar sonrasında, bu örgütlerden bölgede faaliyet göstermemelerini talep etti.

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Başkanı Mesut Barzani, ‘saldırılarına ve yaklaşımına katılmadığını’ ilan ettiği PKK’ya çeşitli kereler silah bırakma çağrısı yaptı. Ankara’ya da silahlı örgütün Kuzey Irak’a düzenlenen operasyonlarla bitirilemeyeceği ve bunun siyasi bir sorun olduğu mesajını verdi.

PKK'ya karşı askeri olarak inisiyatif almayı reddeden Barzani yönetimi, Türkiye'deki 'Kürt Sorunu'nu çözme amacıyla Ocak 2013'te başlatılan ve 'İmralı Süreci' olarak adlandırılan son girişimin kamuoyuna duyurulmasının ardından, girişime verdikleri hararetli desteği açıklamakta gecikmedi.

'Üzerimize düşeni yaparız'

2009 yılında çöken ve ‘Oslo Görüşmeleri’ olarak anılan girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Türk istihbaratı ile PKK’nın, Irak Kürdistan Özerk Bölgesi yönetimi üzerinden iletişim kurduğu biliniyor.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile PKK'nın hapisteki lideri Abdullah Öcalan arasında doğrudan görüşmelerin başlatılması öncesinde, Ankara ile PKK’nın Barzani üzerinden dolaylı diyalog kurduğuna ilişkin bilgiler de çeşitli kaynaklarda yayımlandı.

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi temsilcileri, süreç dahilinde PKK’nın elindeki sekiz Türk rehineyi serbest bırakma kararının hayata geçirilmesinde aktif rol oynadı. Ayrıca, Öcalan'ın mektubunu Kandil'e götüren BDP heyeti, Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Başbakanı Neçirvan Barzani’nin uçağıyla Türkiye’ye döndü.

Neçirvan Barzani son olarak, Erbil’in, sürece ilişkin olarak "üzerine düşen görevi yapmaya hazır olduğunu" söyledi.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Umut Uras

Haber Prodüktörü Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;