Suriye'de iç savaş

Clinton: Uçuşa yasak bölge ilân etmeliydik

ABD Başkanı Obama ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton arasındaki Suriye atışması büyüyor. Clinton cephesi, uçuşa yasak bölgenin ilân edilmemesi ve ılımlı muhalefetin zamanında silahlandırılmaması konusunda Obama'ya sert çıktı.

Konular: Suriye'de iç savaş, Ortadoğu, ABD, Barack Hüseyin Obama, Hillary Clinton
Obama ve Clinton, 2 Mayıs 2011'de El Kaide lideri Bin Ladin'in öldürüldüğü operasyonu Durum Odası'nda takip etmişti. [Fotoğraf: Beyaz Saray]

Eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Başkan Barack Obama, Beyaz Saray’da özel operasyonların takip edildiği Durum Odası’nda 4 yıl birlikte çalıştı. 2008’deki Başkanlık Seçimi’nde Demokrat Parti ön seçimlerinde rakip olan ikili, çoğunlukla aynı görüşteydi. Ancak Clinton, 2016 Başkanlık Seçimleri'nde Demokrat Parti'nin adayı olunca dış politikada halının altına süpürülen tozlar ortalığa saçılmaya başladı. Clinton, zamanında bizzat omuz verdiği Obama'nın dış politikasını eleştirirken, ikili arasında da inceden inceye söz düellosu başladı. 

Rusya'nın sahneye 'jet hızıyla' girmesiyle Washington'da asıl tartışma 'Suriye'de biz nerede hata yaptık?' sorgulaması üzerinden yürümeye başladı. Seçimde Demokrat cephenin en güçlü adayı olan Clinton, Suriye'de daha ‘sağlam’ bir yaklaşım gerektiğini dillendirirken, geçmişte Obama tarafından alaşağı edilen fikirlerini gündeme getirmekten de geri durmuyor. Suriye muhalefetinin silahlandırılması fikrinini mimarı Clinton, 'zamanında ben demiştim' imalarıyla Obama'ya sert eleştiriler yöneltiyor. Obama eski dışişleri bakanından gelen çıkışları ‘kampanya siyaseti’  diyerek savuşturmayı tercih ediyor.

'Uçuşa yasak bölgeyi savunurdum'

2010 yılında Obama’nın dışişleri bakanıyken Rus muadili Sergey Lavrov’la ‘ilişkileri resetleme butonuna’ basan Clinton, şimdi Obama’nın Rusya politikasını eleştirmeye başladı. Clinton, Obama yönetiminin Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya yeterince bedel ödetmeyi başaramadığını savundu.

Suriye ise ABD’nin dış politikasında kapanmayan yara olmaya devam ediyor. Kendi dışişleri bakanlığı sırasında ortaya çıkan Suriye krizine kararlı bir müdahale trenini kaçıran Clinton şimdi 15 ay sonrasını beklemek zorunda. Başkan seçilirse, Obama döneminin Ortadoğu’daki karmaşa ve bir ileri bir geri giden IŞİD ile mücadele mirası ona kalacak.

Clinton, Perşemne günü Boston’daki televizyon kanallarıyla röportajında Obama yönetiminin mevcut yaklaşımına sert salvolar savururken, “Şahsen ben şu an kıyımı havadan ve karadan durdurmak için insani koridorlar açılmasını ve uçuşa yasak bölge ilân edilmesini savunurdum” dedi.

Beyaz Saray ise krizin başından beri uçuşa yasak bölgeye karşı çıktı. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest’ın son açıklamasında da bu isteksizliğin altı çizildi:

“(Uçuşa yasak bölge) Bir dizi lojistik sorunu da gündeme getiriyor mesela; bir bölgeyi korumak için ne yapmalı, ne tür kaynaklar kullanılmalı ne uygulanmalı gibi. Bu noktada, (güvenli bölgenin) gündemimizde olmadığını belirttik.”

Cuma günü Beyaz Saray’daki basın toplantısında Clinton’ın eleştirileri dönüp dolaşıp Obama’nın da önüne geldi. Obama, Suriye politikasını savunurken, eski baş diplomatının eleştirilerine “Hillary Clinton, bu konulara yaklaşımı konusunda deneyimsiz biri değil. Benim dışişleri bakanımdı. Ayrıca başkan olmakla başkanlık için yarışmak arasında fark olduğunu düşünüyorum. Benim komutanlarla aldığım kararlar ve yaptığım tartışmalar daha belirleyicidir ve farklı muhakemeler gerektirir” yanıtını verdi.

'Durum Odası'nda her şey farklı'

Clinton’ın artık bir aday olduğuna dikkat çeken Obama, eski diplomata ‘hariçten gazel’ okuma imâsıyla “Bence Clinton, Durum Odası’nda yanımda otururken bazı şeylerin biraz farklı olduğunu söyleyecek ilk kişi olabilir. Çünkü orada tam yanımda oturuyordu” dedi. Clinton’ın kampanya sözcüsü Nick Merrill ise Demokrat adayın Suriye ile ilgili çıkışının kampanya taktiği olmadığını savunup, “Başkan’ın dün de söylediği gibi Clinton da Durum Odası’ndaydı, bu tür tercihlerin zor olduğunu o da biliyor” diye konuştu.

'Muhalefete eğit donatta geç kalındı'

Clinton, dışişleri bakanlığı döneminde CIA Şefi David Petraeus  ve Savunma Bakanı Leon Panetta ile birlikte ılımlı Suriye muhalefetinin silahlandırılması planında ısrarcıydı. Obama bu planı reddetti. Ardından Obama ikinci döneminde sınırlı sayıda muhalife ‘eğit donat programı’nı devreye soktu. Ancak bu plan da pek yolunda gitmedi. Eğitilen muhaliflerden sadece 4-5 tanesi şu an Suriye’de aktif olarak çatışmalara katılıyor.

Beyaz Saray yetkilileri ise Clinton ismini anmasalar da eğit-donat planının iyi bir fikir olmadığı görüşünde diretiyorlar. Amerikan kamuoyunda ise durum farklı. New York Times'ın haberinde görüşleri alınan siyasi ve askeri uzmanlar, bu konuda Obama’yı eleştirip, ılımlı muhalefetin silahlandırılması konusunda Obama’nın çok geç kaldığını, Amerika’dan umudunu kesen muhaliflerin daha radikal gruplara katıldığı görüşünde. 

Planın daha en başta hatalı olduğunu savunan uzmanlar, muhaliflerin sadece IŞİD’le  değil Beşar Esed’e bağlı güçlerle de savaşmak için eğitilmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.

Gerçi Clinton’ın Suriye konusundaki eleştirileri yeni değil. Geçen yıl da The Atlantic’e verdiği röportajda Esed’e karşı güvenilir bir muhalif gücün oluşturulamamış olmasına dikkat çekip, “Bu ihmal nedeniyle büyük bir vakum oluştu; şimdi o vakumu cihatçıları doldurdu” demişti.

Obama’nın ihtiyatlı dış politikasına da “Aptalca bir şey yapmayalım yaklaşımı öyle çok tertipli bir ilke değil” sözleriyle dokundurmuştu.

Kaynak: NYTimes, Reuters

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;