Libya'da İç Savaş

Libya'da Türk gemisine saldırı

Bir Türk şirketine ait yük gemisine, Tobruk hükümetine bağlı güçler tarafından Libya açıklarında saldırıldı. Topçu atışında Türkiye vatandaşı 3. kaptan öldü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu "Tepkimizi ilettik, nota gönderdik" dedi.

Konular: Libya, Türkiye, Ortadoğu

Bir Türk şirketine ait Cook Islands bayraklı, Tuna-1 isimli kuru yük gemisi, İspanya'dan aldığı alçıpan yükünü teslim etmek üzere dün akşam saatlerinde Tobruk Limanı'na giderken saldırıya uğradı. Saldırıyı, Tobruk hükümetine bağlı Hava Kuvvetleri Komutanlığı üstlendi.

Hava Kuvvetleri Komutanı Sakr Curuşi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk gemisinin Libya açıklarında sınır ihlalinde bulunduğunu ve uyarılara rağmen seyrine devam ettiği gerekçesiyle vurulduğunu" ileri sürdü.

Curuşi, Tobruk hükümetine bağlı silahlı kuvvetlerin 5 Mayıs'ta bir karar alarak Derne şehrinin doğusundaki R'asu't-Tin ila batısındaki Rasu'l Hilal bölgeleri arasındaki sahil bölgelerinde, balıkçı tekneleri dahil tüm deniz araçlarına dolaşım yasağı getirildiğini de ekledi.  

Tobruk'un yaklaşık 13 mil açığındaki uluslararası sularda, aralıklarla önce karadan sonra havadan iki kez saldırıya maruz kalan gemideki üçüncü kaptan hayatını kaybetti. Hasar gören gemide yaralananlar da oldu. Dışişleri Bakanlığı kaç kişinin yaralandığını açıklamadı.

'Tepkimizi ilettik, notamızı gönderdik'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, saldırıyla ilgili Türkiye'nin diplomatik girişimlerde bulunduğunu, Libya'daki Tobruk yönetiminin atadığı İstanbul başkonsolosuna hem de Ankara'daki büyükelçiliğe Türkiye'nin tepkisinin iletildiğini ve nota gönderildiğini söyledi. 

Çavuşoğlu, ticari bir yük gemisi karaya yanaşırken ve her türlü araştırma ve soruşturma imkanı varken hiçbir uyarı yapılmadan doğrudan bomba ve toplarla saldırılmasını "barbarca" bir yaklaşım olarak nitelendirdi.

Çavuşoğlu Türkiye'nin Libya'da bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını istediğini hatırlatarak, özel temsilci Emrullah İşler'in her iki tarafa da ziyaretlerde bulunduğunu ve bölge ile sürekli temas halinde olduğunu söyledi. 

Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, saldırganların BM Şartı ve ilgili BMGK kararları çerçevesinde sorumlu tutulmaları gerektiğini vurguladı.

Saldırının kınandığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Uluslararası sularda sivil bir gemiye karşı gerçekleştirilen bu alçakça saldırıyı şiddetle kınıyor, saldırıyı gerçekleştirenleri lanetliyoruz. Bu menfur saldırı ilgili Libya makamları nezdinde şiddetle protesto edilmiş, anılan gemiye ve bölgede bulunabilecek diğer Türk gemilerinin güvenliğine yönelik eylemlerin derhal sona erdirilmesi ve söz konusu saldırının sorumluları hakkında gerekli hukuki işlemlerin yapılması talep edilmiştir. Anılan gemiye yönelik saldırı kapsamında uluslararası hukuktan kaynaklanan tazminat dahil her türlü hakkımız mahfuzdur. Konu hakkında ilgili uluslararası örgütler nezdinde girişimler yapılmaktadır.”

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ortadoğu uzmanı, Libya'ya çeşitli ziyaretlerde bulunan Cahit Tuz Al Jazeera'ye konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

"Şu an birinci derece öncelik saldırıyı kimin. ne için yaptığını, hangi mesajı vermek için yaptığını inceleyip ortaya çıkarmak. Suçlama yapmak için henüz erken, uluslararası hukuktan doğan haklarımızın aranması ikinci planda. Gemide sekiz Türk, altı Gürcü ve bir Azeri, toplam 15 mürettebat var. Türk vatandaşı 3.kaptan hayatını kaybetti. Gürcü ve Türklerden toplam beş yaralı var. Gemi şu an Girit üzerinden, Rodos'a, oradan da 24 saat içinde Türkiye'ye ulaşacak. Türkiye'ye yaklaştığı yerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da gemiye eşlik edecek. Burada ön plana çıkan, gemiyi batırmaya yönelik bir saldırı yapılmasıdır.

Libya'daki ve olay yerindeki kaynaklarımla konuştum. Aldığım bilgilere göre ilk saldırı, gemi Tobruk'a 10 mil mesafedeyken, geminin kalbi dediğimiz makine dairesine yapıldı. Buradan anladığımız hedef gemiyi batırmak. İlk saldırıdan hemen ardından kaptan acil sinyal verdi. Fransa, Malta, Yunanistan yanıt verdi. Kaptan ticaret gemisi olduğunu, sakıncalı malzeme taşımadığını ve uluslararası sularda olduğunu söylediği halde 10 dakika sonra hiçbir uyarı yapılmadan havadan ikinci saldırı yapıldı. Bu saldırı da saldırı anında sığınılması için yapılan yaşam odasına yapıldı. Gemi ikinci saldırının ardından geri döndü, Tobruk'a 17 mil uzaktayken üçüncü saldırı yapıldı yine havadan. Buradan anlaşılıyor ki gemi üzerinden Türkiye'ye bir mesaj veriliyor olabilir.”

İşler: Libya halkının yanındayız

Türkiye'nin Libya Özel Temsilcisi Emrullah İşler, Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya işaret ederek, gerekli girişimlerde bulunulduğunu belirtti. Türkiye'nin, dünyanın neresinde olurlarsa olsun Türk vatandaşlarının yanında yer aldığını ve haklarını aradığını kaydeden İşler, olayla ilgili acele davranılmaması gerektiğini vurguladı. İşler, olayın kim tarafından gerçekleştirildiği, amacı ve arkasındaki dinamiklerin ne olduğunun araştırıldıktan sonra değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.

"Türkiye, Libya halkının yanında olmaya devam edecek ve Libya'daki mevcut krizin sona erdirilmesi için tüm taraflarla iyi niyetli görüşmelerini sürdürecektir" diyen İşler, Libya'nın istikrara kavuşması için Türkiye'nin üzerine düşeni yapacağını vurguladı. İşler saldırıda hayatını kaybeden üçüncü kaptana Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Tobruk hükümeti Türk şirketlerini uzaklaştırmıştı

Libya'daki Tobruk hükümeti, Mısır'da darbe ile yönetime el koyan ve daha sonra yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Abdulfettah Sisi tarafından destekleniyor.

Libya'daki darbe yanlısı emekli general Halife Hafter'in desteklediği Tobruk hükümeti, Şubat ayında ülkede projeleri olan tüm Türk şirketlerini uzaklaştırma kararı almıştı.

Bu karardan birkaç gün sonra ise Tobruk hükümetinin başbakanı Abdullah Sini, Mısır'ın CBC televizyonuna verdiği mülâkatta, “Türkiye, ülkemizde birbirimizi öldürmek için bazı silahlı gruplara silah gönderen bir devlet” demişti.

Türkiye'nin samimi olmadığını iddia eden Sini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Arap dünyasında "Müslümanların halifesi ve İslam’ın lideri" rolünü üstlenmeye çalıştığını öne sürmüştü.

Türk şirketlerini Libya’dan çıkartma kararına da değinen Sini şöyle konuşmuştu:

“Türkiye’nin buradaki çıkarları her şekilde hedefte olacak. Türk şirketleri ve ticari sözleşmelerine bakacağız ve gerektiği gibi sonlandıracağız. Türklerin geri kalan hakları da varsa onlara vereceğiz. Söz konusu anlaşmalarda ayrıcalıklar varsa çekeceğiz ve bu ayrıcalıkları bizim yanımızda duran ülkelerin şirketlerine vereceğiz. Çünkü zor zamanlarda yanımızda duran ülkeler burada en büyük çıkarı hak ediyor. Biz Türkiye’ye düşmanlık sergilemeyeceğiz fakat tüm ilişkilerimizi keseceğiz. Sonuçta biz meşru bir devletiz ve kimse bizim verebileceğimiz bir karara karışamaz."

Abdullah Sini'nin sözleriyle ilgili Türkiye Dışişleri Bakanlığı, "asılsız ve temelsiz" ifadeleriye açıklama yapmıştı.

İki hükümet bulunuyor

Kaddafi rejiminin 2011'de devrilmesinin ardından Libya'da tesis edilen geçiş hükümetine karşı geçen yılın başında ortaya çıkan darbe girişimleri, ülkeyi iç savaşa sürüklemişti.

Ülkedeki iç savaş, Trablus'taki Milli Genel Kongre'nin (MGK) desteklediği "Libya Şafağı" koalisyonu ile Mısır'daki Sisi yönetiminin desteklediği Tobruk'daki Temsilciler Meclisi'nin ise arka çıktığı emekli general Halife Hafter'e bağlı "Onur Operasyonu" koalisyonu arasında, merkezi şehirler ve petrol bölgelerine hakimiyet konusunda yaşanıyor.

Trablus hükümetinin kontrol ettiği başkent Trablus, Misrata, ve Beni Velid kentlerinde ticari faaliyetlerde herhangi bir yasaklama ve engelleme ile karşılaşılmazken, çatışmalar sebebiyle Libya'daki Türk vatandaşları tahliye edilmişti.

Tobruk hükümetine bağlı güçler ülkenin doğusunda Tobruk, Beyda ve Ecdebiye kentleriyle batıda Zintan ve Zaviye şehirlerini elinde bulunduruyor.  

Kaynak: Al Jazeera 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;