Türkiye

Yerel yönetimler ve demokrasi

Avrupa Birliği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerinde uzlaştı, Türkiye anlaşmayı imzalasa da bazı maddelere çekince koydu. Paket bu çekinceleri kaldıracak mı?

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, yerel yönetimleri özerk kılmayı amaçlıyor. [AA-Arşiv]

Türkiye Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıklayacağı Demokratikleşme paketinin ayrıntılarını merak ediyor. Beklentilerden biri de yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması. Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceler ortadan kalkacak mı? Bu, yerel yönetimlere yeni ve daha geniş yetkiler tanınması anlamına gelecek. Zira, “ademi merkeziyet” diğer ifadesiyle yerinden yönetim, demokratikleşmenin önemli aşamalarından biri sayılıyor.

Nitekim Avrupa ülkeleri, uzun yıllar boyunca demokrasiyi ve demokratik değerlerin kurumsallaşması için uzun soluklu çalışmalar yaparken yerel yönetimlerin güçlendirilmesini önemli aşamalardan biri olarak gördü. Avrupa ülkelerinde halkın yönetime katılmasını sağlamak demokrasinin kök salması olmazsa olmazlar arasındaydı. Bunu başarmak için öncelik, halka en yakın birimler olan yerel yönetimlere verildi; yerel yönetimler, geliştirilmesi ve daha özerk kılınması gereken kuruluşlar olarak görüldü. Bu yüzden ortaya yeni ilkeler çıktı, belediyeleri “yönetimin temel taşı” yapmayı amaçlayan kurallar bütünü, yıllar içinde mevzuata yerleşti ve hakim kılındı.

Avrupa demokrasisi ve yerinden yönetim

Avrupa’da oluşan yerel yönetim anlayışının ortak çizgileri devletin ve merkezi yönetimlerin görev alanını daraltmak olarak tanımlanabilir. Avrupa ülkeleri, sadece idari anlamda değil ekonomik olarak da devletin etkinlik alanını daraltmaktan yanaydı. Bunu da özelleştirmeler yoluyla yaptı. Bunun yanısıra; demokrasi çabalarını geliştirmek, yurttaşın katılım şansını arttırmak, yurttaşa yakın yönetim anlayışını yerleştirmek, kuralcılığı olabildiği ölçüde azaltmak, bürokrasiyi en aza indirmek, yerelleşmeye önem vermek ve görev alanlarını yeniden tanımlamak gibi pek çok dönüşümün bir arada sağlanması gerekiyordu.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da, temelde yerel yönetimleri özerk kılmayı amaçlıyor. Avrupa Konseyi’nin (Council of Europe) 1985 yılında kabul  ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, yerellik ilkesinin açıkça yer  aldığı ilk AB yasal metni. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı Türkiye tarafından 1988 yılında Fransa'nın Strasbourg kentinde  imzalandı. Ancak Türkiye bazı maddelere çekince koydu.

Türkiye’nin çekince koyduğu madde ve paragraflar

İdari alanda Türkiye’nin tarafı olduğu en önemli uluslararası anlaşma olarak kabul edilebilecek Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı mahalli idarelerin, başka bir deyişle belediyelerin demokratik rejimin temellerinden biri olduğunu kabul ediyor. Demokrasi çok basit bir ifade ile halkın egemenliği olarak tarif edildiğinden, halkın doğrudan veya dolaylı olarak kendini idare etmesi, kendisi ile ilgili kararların alınması sürecine katılımı Özerklik Şartı için önem taşıyor. Türkiye yılında imza koyduğu anlaşmaya bazı şerhler düştü. Dönemin Türk hükümetinin şerh koyduğu madde ve paragraflar şöyle:

- Yerel makamları doğrudan ilgilendirilen planlama ve karar süreçlerinde kendilerine danışılması,

- Yerel yönetimlerin iç örgütlenmelerin kendilerince belirlenmesi,

- Yerel olarak seçilmiş kişilerin görevleriyle bağdaşmayacak işlev ve faaliyetlerinin kanun ve temel hukuk ilkelerine göre belirlenmesi,

- Vesayet denetimine ancak,vesayetle korunmak istenen yararlarla orantılı olması durumunda izin verilmesi,

- Yerel yönetimlere kaynak sağlanmasında hizmet maliyetlerindeki artışların mümkün olduğunca hesaba katılması,

- Yeniden dağıtılacak mali kaynakların yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda, yerel yönetimlere önceden danışılması,

- Yapılacak mali yardımların, yerel yönetimlerin kendi politikalarını uygulama konusundaki temel özgürlüklerini mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırmaması,

- Yerel yönetimlerin haklarını savunabilmeleri için uluslararası yerel yönetim birimleriyle isbirliği yapabilmeleri, uluslararası birliklere katılabilmeleri,

- Yerel yönetimlerin iç hukukta kendilerine tanınmıs olan yetkileri serbestçe savunabilmek için yargı yoluna başvurabilmeleri,

Bugünkü uygulamada Türkiye’nin çekincelerini beyan ettiği konular uygulanmıyor. Yani belediyeler özellikle projeler ve bütçe konusunda da Ankara’ya dönüp beklemek durumunda kalıyor. Paketten çıkacak karar mali açıdan da belediyelere yeni ve genişletilmiş yetkiler verebilir. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile ilgili olarak demokratikleşme paketinden yerel yönetimler ile ilgili çıkacak kararlar Avrupa Birliği kriterleri açısından olduğu gibi Türkiye’deki ademi merkeziyetçi yapıların oluşumu ve merkezin yerele müdahalelerinin kısıtlanması açısından da önem taşıyor. 

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;