Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP'nin Kastamonu'daki mitinginde de Fethullah Gülen Cemaati için terör örgütü yakıştırmasını tekrarladı:

"Pensilvanya dershaneleri bahane etti, bizi sırtımızdan hançerledi. 17 Aralık'ta yolsuzluk diyerek üzerimize saldırdılar, ardından illegal olarak kaydedilmiş ses kayıtlarını servis etmeye başladılar. Bunlarda ahlâk yok, bunlar cemaat falan değil, örgüt. Bunların terör örgütünden ne farkı var? Bunların yaptığını terör örgütü yaptı."

"Size karşı provokasyona izin vermeyiz"

Başbakan Erdoğan, Cemaat'e operasyon yapılacağına ilişkin iddialara da cevap verdi:

"30 Mart’tan sonra sizi tutuklayacaklar, hapsedecekler diye kandırıyorlar. Bunlara inanmayın. Biz bu terör örgütünün yöneticilerinin, suça bulaşanların inlerine kadar elbette gireceğiz. Size karşı böyle bir provokasyona asla izin vermeyiz."

"Bu vatanı satmadım"

Erdoğan, çözüm süreci için Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile PKK arasında Norveç'in başkenti Oslo'da yapılan ve ses kaydı internete düşen görüşmelerin 'yalan yanlış' sızdırıldığını söyledi.

"Çözüm sürecini baltalama vazifesini üstlendiler. Oslo’da yapılan görüşmeleri Pensilvanya aracılığıyla montajlayarak, yalan yanlış servis ettiler. Çözüm sürecinde önemli rolü olan Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarımızı 7 Şubat 2012’de gözaltına almak istediler. Bu Bahçeli 'İmralı'ya ne söz verdin' dedi. Bahçeli, benim adım Tayyip Erdoğan, ben hayatım boyunca bu vatanı kimseye satmadım, onun hesabını siz verin. Bunlar hep iftira attı, bizim çözüm sürecimiz farklı bir olaydır, benim müsteşarımın görüşmeleri farklı bir olaydır." 

"Metro Turizm'in sahibini tehdit etmişler"

Başbakan Erdoğan, Gülen Cemaati'nin tehditlere başvurduğunu söyleyerek, bazı örnekler verdi:

"Evlerde kalan kız öğrencilere, ‘Seni ailene şikayet ederiz’ diyorlar. 'Elimizde görüntüler var’ diyorlar. Kızcağız tabii korkuyor, üniversitedeki erkek arkadaşıyla görüşmelerini farklı bir şekilde yansıtarak annesine babasına yansıtıyorlar. Esnafa ‘Telefon kayıtların elimizde, yayınlarız’ diyorlar. Samsunlu Metro Turizm'in sahibini (Galip Öztürk) tehdit etmişler, 'Para vereceksin yoksa kayıtlarını yayınlarız' demişler. Yıllarca para vermiş adamcağız. Sonra vermemeye başlayınca paralel yargı bunu içeri attı. İçeride yatan Metro Turizm'in sahibi onları açıkladı. Bunların gözü dönmüş, iffetli insanlara iftira atıyorlar. Bir hastanın yakınını, ‘Hastayken senin kardeşine kan verdik, CHP’ye oy ver’ diye tehdit ediyorlar. İffetli insanlara, sanatçı, gazeteci, işadamlarına çekinmeden tuzak kuruyorlar. CHP’ye, MHP’ye oy verdirerek yemin ettiriyorlar. Bu yeminlerin hiçbir geçerliliği yok. Kuran’a el bastırıyorlar. Geçerliliği yok."

"Suriye'den önce CHP tepki verdi"

Erdoğan, Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 23 Mart Pazar günü düşürdüğü Suriye uçağıyla ilgili ana muhalefet partisi CHP'yi suçladı.

"Önceki gün bir Suriye jeti hava sahamızı, angajman kurallarını ihlâl etti. Hava kuvvetlerimize ait jetler gitti ve o uçağı düşürdü. Daha önce de bir helikopterleri hava sahamızı ihlâl etmişti, onu da düşürdük. Çok ilginç; daha Suriye tepki vermeden CHP tepki verdi. Yandaş yayın organları da hepsi birden tepki veriyorlar."

"Yaptığın anda seni indirirler"

Başbakan, Türkiye'de Twitter'ın engellenmesiyle ilgili de geri adam atmadı. 

"Benimle ilgili uydurdukları bir şey var. 'Başbakan prestij kaybediyor' diyorlar. Twitter'ı yasaklayarak prestij kaybetmişiz. Twitter önce mahkeme kararlarına uymayı öğrensin. Amerika’da ABD Başkanı’na, Tayyip Erdoğan’a yaptığın hakareti yapamazsın, yaptığın anda indirirler seni. Kalkıp her hakareti yapacak, bunları indirmeyecekler, mahkeme kararlarına rağmen indirmeyecekler... Kusura bakmayın. 2 milyon İstanbullu, ‘Biz böyle Twitter istemiyoruz’ dedi. İftira atar, Twitter’da yaymaya kalkarsan, kendi göbeğimizi kendimiz keseriz."

"Kılavuzu karga olanın..."

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle ilgili bir iddiasına da şöyle yanıt verdi:

"CHP genel müdürü, "Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’deki 13 ayrı bankada hesabı varmış’ diyor. Bunda yüz, karakter yok. Hangi bankadaysa bu hesaplar, bul çıkar. Çünkü hukukta kaide var, iddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. O paraları bulalım, sana vereceğim. Sen çok fakirsin ya, kendim almayıp sana vereceğim. Hâlâ ses yok, hadi açıkla. Kardeşlerim kılavuzu karga olanın..."

30 Mart'taki yerel seçimler için 'tuzaklar kurulmaya çalışıldığını söyleyen Erdoğan, oy pusulası için AK Parti seçmenlerini uyardı. "Oy kullanacağınız pusulanın üzerinde en ufak bir kalem çiziği dahi olmasın. Sadece mühür vuracağız ama herhangi bir çizik atmayacağız. Çizik görürseniz hemen iade edin" dedi.

Kaynak: Al Jazeera