Irak Kürdistan Özerk Bölgesi

"Kerkük'e özel statü şart"

Irak’ın bundan sonra bir arada devam edemeyeceğini öne süren Türkmen Milletvekili Aydın Maruf Selim, ülke üçe bölünse de Kerkük’ün bütün kimliklerin bir arada yaşayabileceği özel bir statüye sahip olması gerektiğini söyledi.

Selim: Kerkük'te oldubitti siyaseti kabul edilemez. Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera

Erbil’deki Kürt Parlamentosu Milletvekili ve Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu Üyesi Aydın Maruf Selim, ülkedeki fiili bölünmüşlüğün kalıcı olacağını söyledi.

Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan Selim, Irak’ın toprak bütünlüğünden söz edenlerin, ülkenin insanlarının iyiliğini istemediğini, toprak bütünlüğünden söz etmenin demokrasi karşıtlığı olduğunu anlattı. Selim’e göre, Irak insanlarının iyiliği için Sünni Araplar ve Şii Araplar birbirinden mutlaka ayrılmalı.

IŞİD Musul’u ele geçirmeden önce, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin kontrolü altında olan Erbil, Duhok ve Süleymaniye’de yapılacak geleceği belirlemeye yönelik referanduma karşı olmadıklarını anlatan Selim’e göre, Kerkük içinse, bir emrivâki kabul edilemez. Sorun mutlaka orada yaşayan bütün gruplarla birlikte ve uzlaşmayla çözülmeli. Kerkük ve Telafer için özel bir yönetim biçimi kurulmalı ve oradaki bütün toplulukların hakları gözetilmeli.

Selim, Türkmenlerin demografik yapısının da ‘sinsi bir plan’ dâhilinde değiştirildiğini, IŞİD’in ele geçirdiği bölgelerde yaşayan Şii Türkmenlerin Necef ve Kerbela’ya götürüldüğünü, yerlerine de güneyden gelen Sünni Arapların yerleştirildiğini anlattı.

Irak Türkmen Cephesi milletvekiline göre Türkmenlerin gerçekçi olma ve milli bütünlük sağlama zamanı da geldi.

Irak fiili olarak bölünmüşe benziyor. Irak Türkmen Cephesi (ITC) milletvekili olarak ne düşünüyorsunuz, bu bölünme kalıcı mı?

Irak’ta 1991’den sonra farklı bir dönem vardı, 2003’te başka bir dönem yaşandı. Irak, şimdi de Musul olayından sonra farklı bir dönemden geçiyor. Musul döneminden evvel farklı bir tablo ortadaydı, şimdi farklı bir tablo var. Bunu herkesin kabullenmesi lazım. Bu tabloda Irak’ın şekillenmesi ortaya çıkıyor. Irak’ın üç bölgeye bölünmesi ortaya çıkıyor. Zaten önceden de 1991’den sonra Sünni, Kürt, Şii bölünmesi projesi konuşuluyordu. Şimdi o proje pratikte de gerçekleştiriliyor. Bölgenin yeniden şekillenmesi elbette hem Türkiye, hem Türkmenler için çok önemli. Artık Irak’ın toprak bütünlüğüne ya da bir arada Irak olmaya insanların güveni kalmadı. O yüzden Irak’ın toprak bütünlüğünden bahsetmek gerçekten çok zordur. Yani şu anda Irak’ın kuzeyinde 1991’den sonra burada Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi var. Kürtlere ait bir bölgesel yönetim ve fiilen de ayrılmış durumdadır. Diğer bölgelerde de 2003’ten sonra güneyde bir Şii bölgesi kurulmaya çalışılıyor.  Şu anda 2003’ten sonra sürekli kargaşa çatışma var.

Bunun geri dönüşü var mı?

Bunun geri dönüşü çok zordur. Kimsenin buna inancı kalmadı. Artık bağımsızlıktan, referandumdan söz ediliyor. Irak Parlamentosu daha toplanamadı. Eğer Irak’ın toprak bütünlüğünün peşinde olsalardı, Bağdat’ta parlamento toplanırdı. Irak hükümeti kurulurdu ve siyasi partiler bir araya gelirdi. Ama siyasi partiler, Irak’ta hâkimiyet sürdüren gruplar Irak’ı bölmeye çalışıyorlar. Bunların başında da Bağdat yönetimi geliyor. Eğer bundan sonra Irak’ın geleceğinin refah içinde olmasını istiyorsak, bütün Iraklılar refah içinde iyi bir vatandaş olarak yaşasın. Bunu tercih ediyorsak mutlaka Sünni Arapların, Şii Araplardan ayrılmaları zarurettir. Çünkü tarih boyunca bu iki grup hem bölgede, hem Irak’ta, bölünmeye, savaşa, kan dökmeye sebep oldular. Şu anda Irak’ın toprak bütünlüğünden söz etmek bizim için artık bitmiş bir durumdadır. 

Kuzeyde de şu anda konfederasyona doğru adım atılıyor, bir hazırlık yapılıyor. [Kürtler] “Niyetimiz hemen devlet ilan etmek değil, hazırlık yapıyoruz ve devlet ilanı Irak’ın durumuna bağlı diyorlar. Irak’ta hükümet, yasama boşluğu var. O yüzden burada Kuzey Irak haklı olarak diyor ki, ‘Şu anda Bağdat yönetimi bana hiç yardımda bulunmuyor. Bütçeden payımı göndermiyor. Nasıl yaşayayım, kendi kaderimi bulmaya çalışıyorum. Herkes kendisini haklı buluyor ve anayasayı kendi çıkarına göre yorumluyor.

Sünnilerle Şiilerin ayrılması gerektiğini söylediniz ama o zaman bu Irak’ın üçe bölünmesi demek. Bu da Türkmeneli denilen bölgenin bölünmesi, Türkmenlerin bir kısmının Sünni, bir kısmının da Kürt bölgesine kalması demek.

Bu proje içinde zaten bizi bölmüşler. Bizim Türkmenleri önceden böldüler ve bölünmüş durumda bıraktılar. Türkmenler, Musul bölgesinde ve Telafer’de şu anda IŞİD’in baskısı altında, silahlı grupların etkisi altındadır. Ne Irak hükümeti, ne de yerel güçler onlara sahip çıkıyor. Sahip çıkmamalarının nedeni Türkmen bölgesi olması ve orada bir petrol kaynağı bulunmamasıdır. Sadece Türkiye, başka sahip çıkan yok. Telafer’deki insanlar zorla göçe maruz kaldılar. Irak’ın önemli bir ilçesidir Telafer. Vilayet olması gerekirdi ama Irak hükümeti bunu yapamadı. Şu anda Telafer’in bir kısmı Kuzey Irak’ta, bir kısmı Sünni bölgesinde.

Peki Kerkük?

Bizim için önemli olan milli varlığımızın olduğu yer Kerkük'tür. O bizim için önemli. Onu korumamız lazım. Evet, bütün Türkmeneli bölgesi bizim için önemli, bizim canımız ama pratikte gerçekçi olmamız gerekir. Bizim elimizde olan şu anda Kerkük ve biz Irak Türkmenleri olarak orada özel bir bölge, özel bir statü olmasını istiyoruz. Bu idare içinde bütün etnik grupların eşit bir biçimde katılımı, bu özel bölge içinde bütün grupların ortak bir idareye sahip olmasını istiyoruz. Bu Irak Türkmen Cephesi’nin projesidir. Biz bu projemize Kürtlerden de destek bekliyoruz. Mademki Kürtlerle bu topraklarda kardeşçe yaşıyorsak, Kürtler de bizim projelerimize destek vermeli, Araplar da. Diğer taraftan da Telafer’in vilayet olmasını destekliyoruz, o zaman Telafer de özerk bir bölge olabilir. Yani Türkmenler için özel bir bölge olur.

Doğru mu anlıyorum; diyorsunuz ki, Irak bir biçimde üçe bölünsün ve bu bölünmede Sünni bölgesindeki Telafer ve Kürt bölgesindeki Kerkük özel bir statüyle yönetilsin?

Evet öyle. Ben Kürtleri zorlayamam. “Kardeşim, siz niye Erbil, Duhok ve Süleymaniye’de Kürt devleti kuruyorsunuz” diyemem. Onlara zorla baskı oluşturamam, o gücüm de yok. Sünnilere de “Kardeşim siz niye burada Sünni devlet kuruyorsunuz” diyemem. Şiiler de kendi mücadelelerini veriyorlar. Yani bunların bir arada yaşamaları bile zor. Kültürler de farklı, yaşam şekilleri de. Irak’ın toprak bütünlüğünden herhangi bir devlet bahsediyorsa, o zaman o devlet Irak’ta refah istemiyor, o devlet o zaman Irak’ta demokrasi istemiyor, o devlet Irak’ta insan haklarına saygı duymuyor. Bu toprak bütünlüğünden hep söz ettik ama bundan Irak halkı zarar gördü bugüne kadar. Irak’ı sadece Osmanlılar birleştirmiştir. Osmanlılardan sonra da Saddam Hüseyin gibi diktatörler. Demokrasiden, insan haklarından söz ediyorsan o zaman Irak’ın toprak bütünlüğünü unutmak gerekiyor.

Kerkük özel statüye sahip olmalı diyorsunuz ama ya oldubittiye getirilirse?

Biz emrivâki siyaseti kabul etmiyoruz. Emrivâki ile siyaset yapılmaz. Burada insanlar, toplumlar, milletler bulunuyor. Şu anda Irak’ın kuzeyinde referandum konuşuluyor ve ayrıca Kerkük için başka bir referandum. Referandum yapılabilmesi için normal bir durumda olması lazım. Kerkük’te veya Musul’da, o bölgelerde anormal bir durum var. Savaş halindeyiz. Anormal durumda referandum yapılmaz. Irak Anayasası konfederasyona izin vermiyor. Sadece federasyona izin veriyor. Irak Anayasası kendi kaderini belirlemeye izin vermiyor. Esası değiştikten sonra insanlar bunu talep etsin, buna çalışsın. Biz diyoruz ki her insanın kendi özgürlüğü için mücadele etmeye hakkı var. Her milletin kendi kaderini kendi kurmaya hakkı var. Kürt yönetimi, 1991’den sonra üç vilayette kuruldu, buralarda devletleşmeye gidiyor. Buralar için hükümeti, parlamentosu var. Referandumu bu üç vilayette yapacaksa buna bir itirazımız yok. Bunu destekleriz ama Kerkük meselesi gelirse Kerkük için mutlaka oradaki gruplarla anlaşması, o gruplarla ittifak etmesi lazım. O gruplar anlaşamazlarsa, emrivâki yapılırsa, oldubitti yapılırsa Türkmenlerin, Arapların desteği olmaz. Ne olur o zaman? Türkmen-Kürt kavgası çıkar ortaya, Arap-Kürt kavgası çıkar. Biz bunu istemiyoruz. Demokrasi yoluyla Kerkük halkı neye karar verirse, buna saygımız sonsuz.

Türkmenlerin arasında bu anlattıklarınızla ilgili bir fikir birliği var mı?

Bizim siyasi partilerimiz de bölünmüş. Büyük devletler ya da yerli siyasi partiler bundan başarılı olmuşlar ama bundan sonra fiili bir durum ortaya çıkıyor. Biz, Irak Türkmen Cephesi başta olmak üzere bütün Türkmenler milli birlik projesi için çalışmalıyız. Milli birlik her şeyin üstünde tutulmalı.

Öyle diyorsunuz ama bu demografik olarak da zorlaştı galiba son zamanlarda. Yanılıyor muyum?

Türkmenler IŞİD’in baskısından korkarak ya da zorla göçe maruz kaldı. Nasıl Kerkük’ün demografisi değiştirildi, aynı şey Musul’da, Telafer’de yapılıyor ama başka bir yolla. Türkmenler, özellikle Şii Türkmenler IŞİD’in buralara gelmesiyle köylerini boşaltıyor. Onların yerine Irak’ın güneyinden Sünni Arap getiriliyor ve Türkmenlerin boşalttığı yerlere yerleştiriliyor. Türkmenler de Kerbela ve Necef’e götürülüyor. Bu sinsi bir plan çünkü bir kez Necef’e, Kerbela’ya gidince kendi bölgelerine dönmeleri zor. Buna karşı biz de engellemeye çalıyoruz. Bizim kültür varlığımızı yok etmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin desteği çok önemlidir. Türkmenlerin evlerini terk etmemeleri için destek vermemiz lazım. 

Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;