Kadına şiddet

Kuzey Irak 'kadın sünneti' ile savaşıyor

Genital sakatlama ya da halk arasındaki adıyla kadın sünnetinin yaygın olduğu Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde yapılan çalışmalar mağduriyetleri azaltıyor. Mağdurların yaşadıkları ise, travmanın ömür boyu sürdüğünü gösteriyor.

Wadi; Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde 20 yıldır faaliyet gösteren Almanya kökenli bir sivil toplum kuruluşu. Toplumsal projeler üzerinde çalışan kuruluşun gündeminde son 10 yıldır genital sakatlama ya da halk arasında bilinen adıyla 'kadın sünneti' var. Merkezi Süleymaniye kentinde bulunan kuruluş, bir yandan genital sakatlama oranını tespit etmeye çalışırken, diğer yandan da bunu durdurmak için kampanyalar yürütüyor. Çok sayıda kadın, kuruluşun bünyesinde gönüllü çalışıyor. Bunlardan ikisi Gonca ve Şinna. Her ikisi de 10 yıla yakın bir süredir genital sakatlama ile mücadelede aktif rol alıyor. Bu kadar aktif olmalarının en önemli nedeni ise ikisinin de bu uygulamanın mağduru olmaları. 
Mağdurlar konuşuyor
Gerçek isimlerinin kullanılmasını, yüzlerinin gösterilmesini istemiyorlar. Gonca adını kullanan kadın 27 yaşında evli ve 2 çocuk annesi. 7 yaşındayken ailesi tarafından genital sakatlamaya maruz bırakılmış. O günü bütün detaylarıyla hatırladığını söylüyor. Gonca, acısını bugün bile unutamadığını belirtiyor: 
"O günden bu yana süren bir korkum var hala o korkuyu yaşıyorum. Söz ederken bile yaşıyorum. Hala içimde yaşadığım korkular var. Hayatımdan tad alamıyorum, her açıdan etkilendim. Hayatımı fiziksel ve psikolojik olarak etkiledi. Kocamla günlük ilişkilerimi etkiledi, aile hayatımı etkiledi. Evliyim iki çocuğum var ancak şunu söyleyebilirim; cinsel bir arzu hisetmiyorum. Kocam beni seviyor, beni destekliyor ama ben arzu hisetmiyorum. Bu nedenle kendimi çok kötü hisediyorum, hayatın bu yönüyle kocamla güzel bir ilişkimiz olmasını isterim ama olmuyor, soğuyorum. Kendimden birşeyler kaybettiğimi düşünüyorum. Ne kaybettiğimi bulmaya çalışıyorum. Bir daire içinde kaybettiklerimi bulmaya çalışıyorum" 
Asıl mesleği öğretmenlik olan Gonca, şimdi kadınları bu konuda bilinçlendirmek için çaba harcıyor.  
 
Irak'ta Kadın sünnetiyle mücadele çalışmaları
'Genital sakatlama' mağduru Gonca ve Şinna şimdi uygulamaya karşı mücadele ediyor.
[[Faruk Yüce - Al Jazeera]]
 
"O tarihten nefret ediyorum"
Gonca gibi Şinna da genital sakatlama mağduru. Bunun hayatına etkisini anlatırken, kızgınlığı ve tepkisi yüz hatlarına vuruyor. Korku ve utanç duyduğunu ifade ederek "Bu benim vücudum ve kimsenin dokunmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.  Beni kesmeye götürdüklerinde çok kızdım utandım ve hala daha kızgınım. O tarihi tam hatırlamıyorum ve o tarihten nefret ediyorum. O tarih  benim için ölüm günüdür. O günden sonra ben öldüm, artık yaşamıyorum" diye konuşuyor.
Araştırma sonuçlarına göre; gelişme kaydediliyor
Gonca ve Şinna’nın gönüllü destek verdikleri Wadi’nin Proje Direktörü Thomas von der Osten Sacken’a göre, bu geleneğin kökeninde kadının cinsel yaşamının kontrol edilemeyeceği endişesi var. Bu nedenle genital sakatlama, dini inançlar gerekçe gösterilerek yüzyıllardır yapılıyor.
Sacken, genital sakatlamanın sadece Müslümanlar değil diğer dinlere mensup olanlar arasında da yaygın olduğunu söylüyor.
Wadi, öncelikle uygulamanın oranını belirlemek için 2008 ve 2010 yıllarında Irak’ın Kürt Bölgesi ve Kerkük’te 2904 kadınla yüzyüze görüştü. Kuruluşun Proje Direktörü Sacken, uygulamanın bölgede oldukça yaygın olduğunu söylüyor ve o dönem yaptıkları araştırmadan çıkan rakamları paylaşıyor.
"Yaptığımız araştırmalarda Erbil, Süleymaniye ve Kerkük vilayetlerinde oran yüzde 60 ile 100 arasında değişiyordu. Duhok ve Bahdinani bölgelerinde oran çok düşük, Kerkük’te çok yüksekti. En yüksek oran yüzde 100'le Pişder bölgesinde çıktı. Erbil’de oran yüzde 60-80 arasındaydı"
 

Bir köyde oran sıfır çünkü...

Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde yapılan araştırmada bir köyde “genital sakatlama” oranında yeni vaka sayısının sıfır olduğu belirlendi. Bu herkesi şaşırttı. Ancak nedenin bilinçlenme olmadığı ortaya çıktı. 'Kadın sünnetini' yapan kadının kör olması nedeniyle artık kimse yapmıyor. 

Araştırmalarla beraber kampanyalar da yürüten Wadi, çalışmaların sonucunu görebilmek için 2013’te büyük bir araştırma daha yaptı. Oranlarda ciddi düşüşler tespit edildi. Thomas von der Osten Sacken “Şimdi insanlar açıkça konuşmuyor. Ama ipuçları azaldığını gösteriyor. Germiyan ve Halepçe’de yeni vaka sayısı yüzde onların altına düştü. Pişder’de yeni vaka sayısı yüzde 50’lere kadar düştü” diye konuşuyor. Sacken, çalışma yapılmayan alanlarda ise oranın halen yüksek olduğunu söyledi. 
Kürt Bölgesinde artık yasak
Genital Sakatlama üzerine çalışan bir kuruluş da EMA. Adı Türkçe "bizimki" anlamına gelen EMA’nın merkezi Erbil’de. Uygulamanın yasaklanması için verdikleri mücadele ile 2011 yılında önemli başarılar elde etti. EMA Direktörü Bahar Ali, sivil toplumun çabalarıyla genital sakatlamanın yasaklandığını söyledi. Ali, "2011 yılında yeni bir yasa çıktı, kadına yönelik şiddetin önlenmesi yasası, 'şiddet nedir, neyi içerir devlet ne yapmalıdır?' Bu yasaya bir madde eklendi. Bu madde sadece özel olarak bu uygulamadan söz ediyor. Kim yaparsa cezalandırılır. Özellikle anne ve babası yaptırırsa onlar cezalandırılır, yapan doktor ve hastane cezalandırılır. Hem para cezası var hem hapis cezası var.Cezası 5 milyon dinar ile 6 aya kadar hapis” dedi.
Genital sakatlama ile ilgili Irak’ın diğer kentlerinde de çalışmalara başlanmış durumda. Wadi ise Kürt bölgesinde başarılı çalışmalarının ardından tüm Ortadoğu ülkelerini kapsayan yeni bir projeyi hayata geçirdi. Projenin merkezi Umman. Hedef diğer ülkelerdeki kadınları da bu uygulamanın mağduru olmaktan kurtarmak.
 
Kaynak: Al Jazeera

Mahmut Bozarslan

Diyarbakır muhabiri Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;