Irak Kürdistan Özerk Bölgesi

Türkmenler: Barzani'ye evet ama...

Kuzey Irak’taki siyasi krizde Türkmenler, bölgesel yönetimin başkanı Mesut Barzani’nin görev süresinin uzatılmasından yana. Ama kendi haklarının da mutlaka anayasaya girmesini istiyorlar. Türkmenlerin krizdeki tavrını, Erbil'de Türkmen milletvekili Aydın Maruf Selim'le konuştuk.

Irak Kürt Parlamentosu'nun Türkmen milletvekili Maruf, Al Jazeera'ye konuştu.

Irak Kürt Bölgesi ağır bir siyasi krizden geçiyor. Kriz, görünüşte görev süresi 20 Ağustos’ta bitecek olan bölgesel yönetimin başkanı Mesut Barzani’nin bu koltukta iki yıl daha oturması çerçevesinde dönse de, aslında buradaki gücün yeniden dağıtılmasıyla ilgili. İran’a yakınlıklarıyla da bilinen muhalefet partileri Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Gorran Hareketi bu uzatmaya karşı. Böyle bir uzatma olacaksa da buradaki gücün yeniden şekillenmesini ve KDP’nin hâkimiyetinin azaltılmasını istiyorlar. İstekleri arasında başkanın yetkilerinin kısıtlanması ve şu anda halk tarafından seçilen başkanın parlamento tarafından seçilmesi de var. Bunun için de bu üç parti arasında kıyasıya pazarlıklar, müzakereler yapılıyor.

Kuzey Irak’ta değişen güç dinamikleri nedeniyle eğer bir çözüm bulunacaksa, bu üç partinin vardığı uzlaşma sonucu belirleyecek. Ancak yine değişen dengeler sonucu Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu’ndaki aritmetik de önem kazanıyor. Daha önce bu üç partinin aldığı bir kararı onaylama makamı olarak işlev gören parlamentonun da kurum olarak ağırlığı artıyor.

Parlamento dengeleri önem kazanıyor

111 sandalyeli parlamentoda KDP’nin 38 sandalyesine karşılık, Barzani’nin görev süresinin uzatılmasına, kendi güçlerini arttıracak tavizler almadan "evet" demek istemeyen KYB ve Gorran’ın ise toplamda 42 oyu var. Kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu üç parti dışında mecliste Kürdistan İslamî Birliği’nin 10, Kürdistan İslamî Cemaati’nin 6 sandalyesi var ama bu partilerde parti disiplini yok. Bazı milletvekilleri KDP ile, bazıları da muhalefetle birlikte davranıyor. Bu tablo da azınlıkların parlamentodaki önemini arttırıyor. Türkmenlerin de parlamentoda farklı partilerden beş sandalyesi var. Bu sandalyelerden biri de Irak Türkmen Cephesi’nin. Irak Türkmen Cephesi Milletvekili Aydın Maruf Selim, Barzani’nin görev süresinden uzatılmasından yana. Çünkü ona göre, bölge zor koşullardan geçiyor. Fakat Maruf, bu kriz partiler arasında yeni bir anayasa yapılması ile sonuçlanırsa, bu anayasada mutlaka Türkmen haklarının gözetilmesini istiyor.

Maruf ile bu siyasi krizde Irak Türkmen Cephesi’nin tavrını konuştuk.

Geçen sene bu zamanlarda bağımsızlığı konuşmuştuk sizinle. Siz de bunu destekliyordunuz. Ama bu sene bambaşka bir tablo var. Ağır bir siyasi kriz yaşanıyor. Ne değişti?

Bu yıl bizim için, bölge için, buradaki partiler için ve genelde Irak için kötü bir yıl oldu. IŞİD’in yaptığı hamleler ve işgaller ağır bir tehlike oluşturdu. Bunun neticesinde dengeler de değişti. Biz IŞİD’den evvel bölgede farklı şeyler konuşuyorduk; bağımsızlık, yeni anayasa gibi. IŞİD dışında başka sorunlar da var. Bağdat ve Erbil arasında bir buçuk seneden beri devam eden petrol satışı ve bütçe krizi var. Bizim insanlarımıza burasının parası verilmedi. İnsanlar buradan başka yerlere göç ediyorlar artık. Burayı terk ediyorlar. IŞİD ve peşmerge savaşı var. Yeni anayasa yapmak için kurulan Anayasa Komisyonu unutuldu, kimse bunu konuşmuyor artık. Bütün bunlar hem içten hem de dıştan gelen baskılar sonucu oluştu. Bağdat bu bölgeyi rahat görmek istemiyor. Irak Kürdistan Bölgesi Bağdat’a bağlı olsun istiyor. Bölge yönetimiyse buna karşı. Irak’ın yapısı budur. Saddam Hüseyin döneminden sonra biz Irak’ta Şii hâkimiyeti gördük. Şii hâkimiyeti yüzünden çıkan bu olaylardan bütün etnik gruplar rahatsız; Sünniler, Kürtler, Türkmenler. Çünkü bunların hakları gasp edildi. Bunun neticesinde Bağdat-Erbil tartışması çıktı. Şimdi de burada hararetli bir biçimde başkanlık sistemini tartışıyoruz. Bunda hem iç, hem dış müdahaleler var.

Dış müdahale ile neyi kastediyorsunuz?

Irak’ın kuruluşundan beri var bu. Osmanlı'dan sonra burada yüz sene sürekli dış müdahale olmuş ve hâlâ devam ediyor. Biz sorunları barışçıl yöntemlerle çözmek istiyoruz, halkın menfaati için bu tip müdahalelerden kaçınılmasını istiyoruz. Bütün Iraklılar biliyor hangi devlet Irak’ın iç işlerine karışıyor. Bölgede olan, Irak’ ta olan hâkimiyetten bellidir bu ülkenin kim olduğu.

Bu siyasal krize Türkmenlerin bakış açısı nedir?

Irak Türkmen Cephesi, Türkmenlerin büyük bir çoğunluğunu temsil ediyor. Biz bölgedeki duruma bakıyoruz. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. DAEŞ, bütçe krizi, Irak’ın iç savaşları. Böyle bir dönemde radikal bir değişime destek vermiyoruz. Radikal bir değişimi kabul etmiyoruz. O yüzden şu anda Başkan Barzani’nin görev süresinin iki sene uzatılması böyle bir dönemde önemlidir. Biz bunu böyle bir dönemde destekliyoruz. Biz Türkmenler olarak parlamenter sistem istiyoruz ama şimdi Barzani’nin görev süresinin uzatılmasını destekliyoruz. Önemli olan Türkmen menfaatleri. Biz bu süreçte taraf olmak istemiyoruz KDP ve KYB, Gorran arasında. Önemli bir aktör olup, bunları bir araya getirip, uzlaşmayı desteklemeyi öngörüyoruz. Bu bizim için önemlidir.

Arabuluculuk yapıyor musunuz?

Evet öyle düşünüyoruz. Bu bütün siyasi partilerle biz aynı ilişki içindeyiz. Toplumun çıkarı önemlidir. Türkmenler ana unsurdur, önemli faktördür. Biz barıştan yanayız. Biz burada birlikte olmadan yanayız.

Olağanüstü koşullar var. Hemen bir çözüm yok. Tartışma aslında bölgenin gelecekte nasıl yönetileceğiyle ilgili. Türkmenler, Irak Kürt federe bölgesinin nasıl yönetilmesinden yana?

Normal bir durum olsaydı biz de değişikliği desteklerdik. Bölge başkanının yetkilerinin kısıtlanmasını isterdik. Parlamenter sistem isterdik. Ayrıca şu anda dediğim gibi bu zor şartlar altında Başkan Barzani’nin görev süresinin uzatılmasına destek veriyoruz. Ama şu anda anayasa yazılıyor. Taslak olarak bazı maddeler yazıldı, biz bunu reddediyoruz. Anayasa Komisyonu 21 kişidir, içlerinde bir Türkmen temsilci var. Bu temsilci bizim tarafımızdan desteklenmedi, onu biz aday göstermedik. O kişinin pasif kalması ve şu ana kadar yazılan taslaktaki maddeleri kabul etmiyoruz. Çünkü anayasa için bazı isteklerde bulunduk, bunlar kabul olmadı. Biz bu bölgede barışçıl bir milletiz. İnsan haklarından söz ediyorsak anayasa ciddi bir belgedir. Anayasada Türkmence’nin resmi dil olmasını istiyoruz. Anayasada Türkmenler aslî unsur olarak kabul edilmeli, ikinci millet olarak. Bölge bayrağında Türkmen sembolü olması gerekir. Milli marş Türkmenlerden söz etmiyor. Sadece Kürtlerden söz ediyor. Bunların hiçbiri yapılmadı. En önemlisi anayasanın 5. maddesi (Yasal olarak Irak Kürdistan Özerk Yönetimi içinde gözükmeyen ve tartışmalı bölge olarak kabul edilen) Tuz, Kerkük, Diyala, hepsini Kürdistan siyasi haritasına almış. Bunu bizimle danışmadan yaptılar. Bunu da kabul etmiyoruz. Bu bölgeler Türkmen ağırlıklıdır. Biz Türkmen Cephesi olarak bu anayasayı desteklemiyoruz.

Bu siyasal krizde bölgenin Türkiye’den beklentileri neler?

Türkiye burada etkin bir devlettir ve bütün halk da bunun farkındadır. Bu tartışmalar çerçevesinde buraya Türkiye’den bir heyet geldi. Bütün taraflarla görüştü ve aynı mesajı verdi; birlikte hareket edin, uzlaşın. Bu olumlu bir tutumdur. Daha fazlası da olabilir. Buradaki millet bunu bekliyor. 

Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;