Görüş

Güney Kıbrıs Rusya için neden önemli?

Lavrov bugün Güney Kıbrıs’ta. Hem AB üyesi hem de Rusya ile çok iyi ilişkilere sahip Güney Kıbrıs neden Rusya için bu kadar önemli? Aralarında nasıl bağlar var? Türkiye-Rusya uçak gerginliği sonrası bu ziyaretin anlamı ne? Rusya uzmanı Fatih Özbay Al Jazeera için yazdı.

Konular: Güney Kıbrıs
Kıbrıs Rum Kesimi'ni ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rum lider Nikos Anastasiadis ile görüştü. [Fotoğraf: Reuters]

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bugün Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde. Rusya ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki ilişkiler her zaman özel bir karaktere sahip oldu. Lavrov’un ziyaretinin, Türkiye-Rusya arasındaki uçak gerginliğinin hemen ardından gerçekleşmesi dikkatleri daha da çok çekiyor. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanlığı ziyaret öncesi yapılan açıklamada, uçağın düşürülmesi sonrasında Güney Kıbrıs’ın takındığı tavırdan duyulan memnuniyeti dile getirdi. Peki Rusya açısından Güney Kıbrıs’ı bu kadar değerli kılan ne? Moskova bu ziyaretten neler bekliyor?

Kıbrıs, Suriye, Lübnan ve İsrail arasındaki Leviathan bölgesinde yaklaşık 3,45 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil petrol bulundu. Rusya da kendisine rakip olabilecek bu bölgede şimdiden söz sahibi olmak istiyor.

by Fatih Özbay


1960’tan beri Rusya’nın GKRY ile düzenli olarak sürdürdüğü ilişkileri var. Ancak gerçek anlamda yakın diye nitelendirebilecek ilişkiler Soğuk Savaş sonrası döneme rastlıyor. GKRY liderleri Rusya’yı birçok kez ziyaret ettiler. Rusya Dışişleri Bakanlığı seviyesinde GKRY’ye ilk resmi ziyaret ise Ekim 2000’de gerçekleştirildi. İlk kez bir Rus lider – Dmitry Medvedev – GKRY’yi ziyaret ettiğinde ise yıl 2010’du. Rusya’nın genel Kıbrıs politikası her zaman GKRY’yi memnun edecek seviyede oldu.

Akdeniz’in kritik noktası

GKRY, Avrupa Birliği üyesi ve Doğu Akdeniz’in bir parçası olması yönüyle stratejik bir konumda. Rusya, ulusal güvenlik politikası çerçevesinde Akdeniz’e büyük önem veriyor. Rusya kendi tehdit değerlendirmesi içinde ulusal güvenliğini Akdeniz’den itibaren kademeli olarak tesis etmeyi planlıyor. Bu amaçla Rus Donanması mutlaka Akdeniz’de birkaç savaş gemisini düzenli olarak bulunduruyor. Suriye’nin Tartus limanında Moskova’nın sahip olduğu askeri deniz üssü Rusya açısından çok kıymetli ama Suriye’de yaşanan iç savaş dolayısıyla bu üssü istediği gibi kullanamıyor.

Kıbrıs Adası bu noktada çok önemli. Lefkoşa-Şam arası sadece 326 kilometre. Yaklaşık bir yıl önce Rusya’nın GKRY’nin Baf şehrinde bir askeri üs sahibi olması bile gündeme geldi. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi durumunda Akdeniz’deki Rus savaş gemileri lojistik ve ikmal açısından büyük avantajlar elde edebilir. Adada iki İngiliz askeri üssü de bulunuyor. Bu üslerin Suriye’de yapılacak bir muhtemel harekatta hayati önemi olacak.

Güçlü yatırım bağı

Rusya ile GKRY arasındaki ilişkilerin en önemli ayaklarından birini ekonomi oluşturuyor. GKRY, Rusya gibi devasa bir ülkeye en fazla yatırım yapan ülkelerden birisi, hatta bu anlamda ilk 5 ülke arasında. Güney Kıbrıs’tan Rusya ekonomisine yapılan toplam yatırımlar 2015’in başı itibariyle toplam 200 milyar dolara ulaşmış durumdaydı. GKRY ekonomisine yapılan yabancı yatırımlarda da yüzde 80’lik aslan payı Rusya’ya ait. 2013 yılı başı itibariyle Rusya’dan GKRY’ye yapılan yatırımların toplamı 33,1 milyar dolardı. Rusya ile GKRY arasındaki ikili ticaret hacmi de dikkat çekici. 2014’te karşılıklı ticaret hacmi 653,3 milyon dolardı. Bu rakamın 609,7 milyon dolarını Rusya’nın ihracatı, 43,6 milyon dolarını ise Rusya’nın ithalatı oluşturuyordu. AB’nin Rusya’ya uygulamaya başladığı yaptırımlarla biraz gerileyen ikili ticaret hacmi 2015’in ilk yarısında 183,5 milyon dolar.

Kara para aklama merkezi

Rus milyarderler gözlerden kaçırmak istedikleri paralarını GKRY’deki banka hesaplarında tutuyor. GKRY’deki birçok kıyı ötesi (off-shore) şirkette büyük miktarlarda Rus sermayesi saklanıyor. Kurumlar vergisinin yüzde 10 gibi çok düşük düzeyde olması Rusya’dan gelen yatırımcıları cezbediyor. Çok sayıda Rus şirketinin hukuki merkezini barındıran Güney Kıbrıs’taki Rum bankaları 2013’te batarken, mevduatların üçte birinin Ruslara ait olduğu bilgisi verilmişti. Madalyonun bir de diğer tarafı var. Dünyaca ünlü Rus mafyası ülkedeki gevşek ekonomik yapıyı iyi değerlendirip GKRY’yi adeta bir kara para aklama merkezi olarak kullanıyor.

Adı konulmamış enerji savaşı

Kıbrıs Adası son yıllarda enerji tartışmalarının da odağında. Doğu Akdeniz’in en kilit noktası olan Kıbrıs ve çevresinde adı konulmamış bir enerji savaşı var. Son yıllarda yapılan sondaj çalışmaları ile tespit edilen ve ispatlanan petrol ve doğal gaz yatakları ile bölgenin önemi daha da arttı. Kıbrıs, Suriye, Lübnan ve İsrail arasında kalan Leviathan bölgesinde yaklaşık 3,45 trilyon metreküp doğalgaz ve 1,7 milyar varil petrol bulunduğu tespit edildi. Bölge, ileride enerji hatlarının düğümlendiği bir yer haline gelecek. Dünyanın en büyük enerji hammaddeleri ihracatçılarından birisi olan Rusya ileride kendisine rakip olabilecek bu bölgeden çıkacak enerji kaynakları üzerinde şimdiden söz sahibi olmak ve alandaki diğer aktörlerin kendi çıkarlarına ters olabilecek planlarını engellemek istiyor. Yani, Rusya’nın Suriye politikasının arka planında Doğu Akdeniz’de aktif olarak bulunma faktörü de var.

Lavrov’un Güney Kıbrıs ziyaretinin Rusya’nın Türkiye ile sorun yaşadığı ülkelere başlatılan seri ziyaretlerin ilk ayağı olacağı söylenebilir.

by Fatih Özbay


GKRY, Rusya vatandaşlarının önemli turizm destinasyonları arasında. 2014’te 637 bin Rusya vatandaşı tatilini GKRY’de geçirmeyi tercih etti. Rus turistler yıllık yaklaşık 3 milyon turist içerisinde önemli bir oran oluşturuyor. Bu da, Gayri Safi Milli Hasılası’nın yaklaşık yzüde 10’unu turizmden kazanan bir ülke için bu azımsanmayacak bir miktar. 2014’te Ukrayna ve Kırım’da yaşananlar sonrası Rublenin Euro karşısında aşırı değer kaybı, Rus turistleri Güney Kıbrıs’tan uzaklaştırsa da hâlâ Rusya GKRY'ye en fazla turist gönderen ilk 10 ülke arasında.

Ortodoks bağı

Ortodoks dünyanın doğal bir üyesi olarak GKRY, Rus Ortodoks Kilisesi’nin ilgi alanında. Ortodoksluk açısından bakıldığında, GKRY’nin Moskova’dan başlayarak Balkanlar üzerinden Yunanistan ve Doğu Akdeniz’e ve Mısır’a kadar uzayan Ortodoks kuşağın içerisinde önemli bir yeri var. Bu açıdan da Rusya’nın kültürel anlamda ilgi alanında.

Diğer yandan GKRY’de 100 binden fazla Rusça konuşan veya anlayan insan yaşıyor. Toplam nüfusun 800 bin civarında olduğu düşünüldüğünde, azımsanmayacak bir rakam. Bunların bir kısmı Rusya’dan göç eden Rumlardan, bir kısmı Rusya üniversitelerinden mezun olanlardan, diğer kısmı ise Rus kökenlilerden oluşuyor. Lefkoşa’da bir Rus Bilim ve Kültür Merkezi var, çeşitli şehirlerde de Rusların kurduğu 10 kadar dernek bulunuyor. 2006’dan beri düzenli olarak Kıbrıs-Rus Dostluk Festivali düzenleniyor. Rusça yayın yapan “Kıbrıs Rus Televizyonu” da 2010’dan beri faaliyette.

Ankara’ya mesaj

Lavrov’un Güney Kıbrıs ziyaretiyle Moskova, Lefkoşa ile ilişkilerini tazeliyor. Ziyaretin Rusya - Türkiye ilişkilerinin oldukça gergin olduğu döneme rastlaması da önemini artırıyor. Ziyaretin Rusya’nın Türkiye ile sorun yaşadığı ülkelere başlatılan seri ziyaretlerin ilk ayağı olacağını söyleyebiliriz. Ruslara göre, Lefkoşa üzerinden Ankara’ya mesaj göndermek için zamanlama uygun.

Kıbrıs Türk Kesimi ve Rum Kesimi arasında bir süredir görüşmeler sürüyor. Ancak Moskova, Ankara ile ilişkiler bozulduğuna göre, Kıbrıs sorunu konusunda Rum tezlerine artık daha açık ve fazla destek vereceğinin işaretini de veriyor.

Rusya bir AB üyesi olan GKRY’yi ziyaret ederek yaptırımlarla gerileyen Rusya - AB ilişkilerinde yeni bir girişimde de bulunmak istiyor. Lavrov’dan hemen sonra ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de Kıbrıs’a gidecek olması, bu ziyareti daha da ilginç kılıyor.

Doç. Dr. Fatih Özbay, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Hazar Strateji Enstitüsü üyesi. Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını, Rusya'daki Nizhny Novgorod Devlet Üniversitesi'nde tamamladı. Rusya'nın dış politikası ve Türk-Rus ilişkileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. TASAM tarafından yayımlanan Çağdaş Türk-Rus İlişkileri: Sorunlar ve İşbirliği Alanları (1992-2005) başlıklı bir kitabı bulunuyor.

Twitter'dan takip edin: @fozbay

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Fatih Özbay

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi. Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını, Rusya'daki Nizhny Novgorod Devlet Üniversitesi'nde tamamladı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;