Libya Devrimi

Libya'nın yeni aktörleri: Siyasi partiler

Libya’daki seçimlerden birinci çıkan Ulusal Güçler İttifakı, Arap Baharı'nın İslamcı partileri iktidara taşıma yönelimini sekteye uğrattı.

Konular: Afrika, Ortadoğu
Libya'da seçim merkezi
Gözlemcilerin adil ve sorunsuz olduğunu belirttikleri Libya'daki 7 Temmuz seçimlerine halkın katılımı yüksekti. [AFP]

Ulusal Güçler İttifakı

Şubat 2012’de kurulan Ulusal Güçler İttifakı’nın, Libya’da 7 Temmuz’da düzenlenen genel seçimler için yarışan başlıca liberal hareket olduğu düşünülüyor. 50’yi aşkın siyasi oluşum, yüzlerce Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ve halkın farklı kesimlerinden gelen yaklaşık 300 bağımsız figürü içinde barındıran Ulusal Güçler İttifakı, üst çatı konumunda bir yapı arz ediyor.


Mahmud Cibril, Ulusal Güçler İttifakı'na liderlik yapıyor. [AFP]

İttifak’ın liderliğini, geçiş dönemi başbakanlarından Mahmud Cibril yürütüyor. Libya’da 17 Şubat 2011'de başlayan ve Muammer Kaddafi yönetiminin Eylül 2011'de devrilmesiyle sonuçlanan sürecin ardından geçici hükümet görevini üstlenen Ulusal Geçiş Konseyi’nin (UGK) Yürütme Kurulu Başkanı olan Cibril, yedi ay boyunca başbakanlık yapmıştı.

‘İslami ilkelerin ılımlı bir şekilde’ uygulanması ve ‘demokratik sivil devletin temellerinin oluşturulması’ çağrısında bulunan Ulusal Güçler İttifakı, Libya’da seçimlerden birinci parti olarak çıktı ve önemli bir başarıya imza attı. Mısır ve Tunus gibi diğer Arap Baharı ülkelerinde görülen, ilk demokratik seçimlerde İslamcı partilerin iktidara taşınması yönelimini sekteye uğratmak suretiyle dikkatleri üzerine topladı.

ABD’de eğitim görmüş bir siyaset bilimci olan ve geçiş hükümetinde görev aldığı gerekçesiyle parlamento üyeliği adaylığına izin verilmeyen Mahmud Cibril (60), kişisel bağlamda seküler veya liberal sıfatlarıyla etiketlenmeyi reddediyor ve kendisini dindar bir Müslüman olarak tanımlıyor. Libya’nın yeni rejiminin hem başkanlık hem de parlamenter sistemin öğelerini barındırması gerektiğine inandığını ifade ediyor. İttifak’ın lideri olarak kendisini bütünüyle siyasi bir güce dönüştüren Cibril’in, kurulacak bir koalisyon hükümetinde önemli bir pozisyon elde etmeyi hedeflediği öne sürülüyor.

Mahmud Cibril, Ulusal Güçler İttifakı Lideri:

“Bu ittifakın yaratılmasının arkasındaki saik; Libya topraklarının bütünleşmesi, Libya halkının tümünün kendilerine ait anayasanın şekillendirilmesinde pay sahibi olmasıdır… Bu ittifak ile Libya toplumundaki siyasi, kültürel ve toplumsal arka planın geniş yelpazesini temsil eden bütün etkin ulusal figürleri (bir araya) toplamayı ümit ediyoruz.”

Adalet ve İnşa Partisi

Adalet ve İnşa Partisi, yaygın biçimde Libya’daki Müslüman Kardeşler (İhvan) cemaatinin siyasi kolu olarak kabul ediliyor. Ancak bu konumlandırma parti yöneticileri tarafından reddediliyor. Müslüman Kardeşler’in Libya şubesi 1949 yılında açıldı fakat 1969’da başlayan Kaddafi yönetimi boyunca cemaat hiçbir zaman açıkça faaliyet gösterme imkanı bulamadı. Mart 2012’de kurulan Adalet ve İnşa Partisi, Kaddafi döneminde uzun yıllar hapiste kalan Muhammed Savan tarafından yönetiliyor.


Adalet ve İnşa Partisi Başkanı Muhammed Savan, İhvan ile partileri
arasında kurumsal bir bağ bulunmadığını öne sürüyor. [AA]

Mısır’daki İhvan ve onun siyasi kolu Hürriyet ve Adalet Partisi’ne benzer şekilde, Libya’nın en örgütlü siyasi gücü olduğuna inanılan parti, 7 Temmuz seçimlerinde istediği sonuçlara ulaşamadı ve birinciliği Cibril’in liberal Ulusal Güçler İttifakı’na kaptırdı.

Seçim kampanyasında ekonominin canlandırılması, çatışan aşiretlerin uzlaştırılması, güvenliğin sağlanması ve Kaddafi güçlerine karşı savaşmış milis gruplarının silahsızlandırılması gibi geniş bir çerçeveye yayılan sorunlara değinmesine rağmen, halkın kafasındaki kuşkuları bütünüyle aşamadı. Kamuoyunda tanınan saygın erkek ve kadınlardan oluşan güçlü aday listesi ve söylemlerindeki birlik vurgusu dahi partinin imaj problemini aşmasına yardım edemedi. Adalet ve İnşa Partisi, 7 Temmuz seçimlerinde bir numara olamasa da, Libya’nın demokratikleşme yolculuğunda daima bir rol oynayacağını ortaya koymuş durumdadır.

Muhammed Savan, Adalet ve İnşa Partisi Lideri:

“Demokratik bir ulus, hukuk temelli bir devlet ve haklar ile özgürlüklerin yanı sıra gücün barışçıl bir şekilde devredilmesi ve yetkilerin ayrılmasını da güvence altına alan bir anayasaya dayanan kurumlar inşa etmek istiyoruz. Libya halkının İslami kimliği üzerine inşa edilen bir devlet arzuluyoruz. Partimizin ortaklığa açık olduğuna dikkat çekiyor ve (siyasi) bir grup olarak idari ve mali açıdan Müslüman Kardeşler’den bağımsız olduğunu teyit ediyorum.” 

Ulusal Cephe Partisi

Libya’nın 48 yıl aranın ardından gerçekleştirdiği ilk demokratik seçimlerin görece etkili gruplarından biri de Ulusal Cephe Partisi’dir. Muhammed Yusuf El Magarif liderliğindeki parti, Kaddafi yönetimini hedef alan silahlı bir örgüt olan ve seçimlerden önce feshedilen Libya’nın Kurtuluşu İçin Ulusal Cephe’nin siyasi kanadı olarak bilinmektedir.


Muhammed Yusuf El Magarif, Libya'nın eski lideri Kaddafi'ye karşı
silahlı mücadele vermişti. [Ulusal Cephe Partisi Resmi Web Sitesi]

1981’de kurulan Libya’nın Kurtuluşu İçin Ulusal Cephe (NFSL), Kaddafi’ye yönelik suikast teşebbüsleriyle gündeme gelmişti. Bir süre Libya’nın Hindistan büyükelçiliği görevini üstlenen ve herkesçe tanınan bir isim olan El Magarif’in komutasındaki bir grup örgüt mensubu, 1984’te Trablus’taki karargahına saldırarak Kaddafi’ye darbe yapmaya kalkıştı. Tam bir fiyaskoyla sonuçlanan bu girişim sonrasında örgüt üyelerinin çoğu tutuklanırken, önde gelen liderlerinin bazıları da halka açık şekilde idam edildi.

Devrim öncesinde sürgünde varlığını sürdüren az sayıdaki partiden biri olan Ulusal Cephe Partisi, devlet işlerinin idaresinde İslam’ın referans alınmasını savunsa da genel itibarıyla şeriat vurgusundan kaçınıyor. Bütün büyük şehir ve kasabalarda örgütlendiğini söylemesine rağmen, partinin ana destek hatları ülkenin doğusunda yoğunlaşıyor. Seçim kampanyasını adem-i merkeziyetçilik, insan hakları, ekonomi ve güvenlik alanında iyileşmeler ile ulusal uzlaşma gibi konular üzerine oturtan Ulusal Cephe Partisi, Doğu bölgesindeki federalist eğilimlere rağmen birlik vurgusu yapmak suretiyle, özellikle iç savaş boyunca Libya’da güçlenen milliyetçilik ve özgürlük duygularına hitap etti. Kurucularının Kaddafi’ye karşı uzun süredir yürüttüğü muhalefetin bu yaklaşıma eklenmesi, Ulusal Cephe Partisi’nin adını, zor da olsa, seçimin kaybedenleri listesi dışında tutmasını kolaylaştırdı.

Vatan İçin Birlik Partisi

Misrata’dan birinci parti olarak çıkan Abdurrahman Suvehli liderliğindeki Vatan İçin Birlik Partisi, 7 Temmuz seçimlerinin kazananlar listesinin unsurlarındır. Savaşın en şiddetli yaşandığı noktalardan Misrata’nın önde gelen isimleri arasında yer alan Suvehli, ülkenin en güçlü milis gücü olan Misratalı eski isyancıların desteğini alması dolayısıyla Libya siyasetinde etkin bir isim olmaya adaydır. Misrata direnişinin devrimin en önemli aşamalarından biri olduğunu ve Kaddafi rejimindeki imtiyazlarını devam ettirmek isteyenlere karşı silahlı direnişin devam edeceğini açıklayan Suvehli, eski rejimin bir parçası olarak gördüğü Cibril ile olası bir koalisyona şiddetle karşı durmaktadır.

Vatan Partisi

Vatan Partisi, aralarında etkili işadamları, Adalet ve İnşa Partisi’ne dahil olmayan Müslüman Kardeşler mensupları, 2011’de gerçekleşen devrim sırasında sivil toplum faaliyetlerine katılan aktivistler ve bazı eski milis komutanlarının bulunduğu, farklı gruplara mensup isimler tarafından Nisan 2012’de kuruldu. Kaddafi’ye karşı mücadele eden başlıca milis gruplarından Trablus Askeri Konsey Tugayları’nın eski komutanı Abdülhekim Belhac, resmi bir lideri bulunmayan Vatan Partisi’nin en önemli yüzlerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Belhac, partilerinin kapısının, İslamcı olsun ya da olmasın herkese açık olduğunu belirtiyor.


Devrim komutanı Abdülhekim Belhac ve Vatan Partisi, seçimlerin
kaybedenleri arasında yer aldı. [Reuters] 

Kaddafi’nin uzun süreli düşmanlarından biri olan ve sekiz yıl boyunca (duvarları arkasında işlenen cinayetler ve işkenceleriyle tanınan) Ebu Salim hapishanesinde tutuklu kalan Selefi alim Ali Es Sallabi, Vatan Partisi’ne destek veriyor. (Ali Es Sallabi’nin kızkardeşi Emel Es Sallabi, seçimlerde Adalet ve İnşa Partisi listesinden aday gösterildi.) Belhac da, sürgünde yaşadığı sırada sığınma talep ettiği Britanya hükümeti tarafından 2004 yılında yasadışı şekilde Kaddafi yönetimine teslim edildikten sonra Ebu Salim hapishanesinde tutulmuştu. Ebu Salim'de işkence gördüğünü iddia eden Belhac, Britanya hükümeti, emniyet güçleri ve istihbarat teşkilatı MI6 yöneticilerinden Sir Mark Allen ile dönemin Britanya Dışişleri Bakanı Jack Straw aleyhine tazminat davası açmıştı.

17 listeden 57 adayla sahaya çıkan Vatan Partisi, İslam hukukunu esas alan bir anayasa üzerine kurulu İslami bir demokrasi talep ediyor. Bingazi’den liste başı adayı olan Lamia Fatih Ebu Sidra’ya göre partinin ulusal programı, Müslüman bir ülke olarak Libya’ya doğal şekilde uygun düşen “İslami bir çerçeve” temelinde yükseliyor. Seçim kampanyasında, çoğunlukla güçlü bir ulusal ordunun kurulması ve Libya’nın sınırlarının korunması gibi güvenlik meselelerine değinerek milliyetçi bir söylem de kullanan Vatan Partisi, adem-i merkeziyetçiliği destekliyor ama federalizme şiddetle karşı çıkıyor.

Vatan Partisi’nin oy oranı beklenmedik ölçüde düşük düzeyde kalırken, Trablus’tan aday olan Abdülhekim Belhac seçilmeyi başaramadı.

Ulusal Merkez Partisi

Uzun yıllardır ABD’de yaşayan akademisyen Ali Tarhuni’nin kurduğu ve genel başkanı olduğu Ulusal Merkez Partisi, Libya seçimlerinin yeterince varlık gösteremeyen oluşumlarından biridir. Mahmud Cibril başbakanlığındaki geçici hükümette petrol ve maliyeden sorumlu bakan olarak görev yapan Tarhuni, eski patronu Cibril’in Ulusal Güçler İttifakı’na katılması beklenirken, kendi partisini kurmayı tercih etti. Zira Cibril ile Tarhuni, demokrasiye geçişte izlenecek strateji konusunda görüş ayrılığı yaşadılar.

 
Geçici hükümette bakanlık yapan Ali Tarhuni, eski patronu
Cibril ile yollarını ayırıp Ulusal Merkez Partisi'ni kurdu. [AA]

Geçici hükümet üyesi olduğu için, tıpkı Cibril gibi, Tarhuni’nin de seçimlerde aday olmasına izin verilmedi. Ulusal Güçler İttifakı ile benzer doğrultuda, seçim kampanyasında güçlü devlet ve hukukun egemenliği üzerinde duran Ulusal Merkez Partisi, Libya’daki 13 seçim bölgesinin 10’dan fazlasında aday gösterdi. Yaygın örgütlenmesi ve aday çeşitliliği ile seçimlere katılan yaklaşık 150 parti arasında ulusal çapta faaliyet gösteren 10 küsur parti arasına girebildi. Her ne kadar bu özelliğini başarı olarak sandığa yeterli ölçüde yansıtamadıysa da, Ulusal Merkez Partisi ve lideri Tarhuni, Libya siyaset sahnesinde yer alacağını göstermiştir.

Asala Partisi

17 Şubat Devrimi sonrası ardı ardına kurulan Selefi partilerin en büyüğü olan Asala, seçim kanunlarının partilerin aday listesinde mutlaka kadınların da yer almasını zorunlu kılmasından dolayı, kadın aday göstermek zorunda kalmıştı. Ancak Asala’nın seçim posterlerinde kadın adayların yüzleri tamamen kapalı fotoğraflarını kullanması tepki çekmişti. Abdulbasit Guveyle liderliğindeki Asala Partisi, diğer küçük Selefi partilerle birlikte, halktan teveccüh göremedi ve seçimin kaybedenleri listesine girdi. 

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;