Dosya

İlk Cenevre'den bugüne

Bugün uluslararası aktörler Cenevre-2'ye odaklanmış durumda. Oysa büyük umutlarla toplanan ilk konferansta Suriye'de geçiş hükümeti kurulması kararı alınmıştı ama uygulanamadı.

Konular: Ortadoğu, Suriye, Suriye'de iç savaş
Kofi Annan'ın altı maddelik barış planı Suriye'de şiddeti sona erdirmeye yetmedi. [Reuters]

Cenevre'deki ilk konferansın üzerinden birbuçuk yıl geçti. Birinci Cenevre konferansı hangi şartlarda toplanmış ve hangi kararlar  alınmıştı? 

  • Cenevre’de 30 Haziran 2012’de düzenlenen toplantı öncesinde, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, St. Petersburg'da bir araya gelerek, Suriye konusunu ele aldılar.Clinton ile yaklaşık bir saat süren görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Lavrov, “Ülkelerimiz arasında çok önemli ortak noktalar tespit ettik” ifadesini kullandı.
  • Cenevre konferansı BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri İngiltere, ABD, Rusya, Çin ve Fransa'nın yanı sıra Irak, Kuveyt, Katar ve Türkiye'nin dışişleri bakanları ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon katıldı.
  • Buluşmada yer alan isimlerden BM ve Arap Birliği’nin eski Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan, toplantıda yaptığı konuşmada, Suriye’de hem Devlet Başkanı Esed yanlıları, hem de muhaliflerin katılımıyla kurulacak bir geçiş hükümeti kurulmasını önerdi. Annan, geçiş hükümeti için zaman vermezken amacın yeni anayasa ile çıkılacak yolda özgür seçimler olduğunu söyledi. Yeni oluşumda Esed’in yer alıp almayacağı sorusuna ise Annan, iktidar partisinin de bu oluşumda temsil edileceği cevabını verdi.
  • BM temsilcisi, Suriye krizinin çözülmemesi halinde ülkenin 'ateşe düşeceğini' ve konunun uluslararası bir krize dönüşebileceğini belirtti. Annan ayrıca, güçlü ülkelerin krizin çözümü için bir çerçeve çizerek atılacak adımlarla ilgili ana hatları oluşturması gerektiğini kaydetti. Zaman geçtikçe Kofi Annan’ın endişeleri haklı çıktı ve Suriye’deki durum bir iç savaşa dönüştü.

Sonuç bildirgesi

Toplantının sonuç bildirisinde ise geçişin mümkün olacağı tarafsız bir ortam yaratılabilmesi için bir geçiş hükümetinin kurulması konusunda anlaşıldı.

Söz konusu geçiş hükümetinin, mevcut yönetimin, muhaliflerin ve diğer grupların üyelerini içerebileceği, ortak rıza temelinde oluşturulabileceği belirtilirken, ülkenin geleceğine Suriye halkının karar vereceği, Suriye'de toplumun tüm kesimlerinin, ulusal diyalog sürecine dâhil edilmesi gerektiği vurgulandı.

Bildiride anayasal düzenin ve adalet sisteminin gözden geçirilebileceği, sonucun, halkın onayına sunulacağı, anayasal düzen kurulduğunda, özgür ve çok partili seçimler için hazırlanılması ve kadınların geçiş sürecinin tüm safhalarında tam anlamıyla temsil edilmeleri gerektiği de maddeler arasındaydı.

Geçiş sürecinde güvenlik, istikrar ve sükûnetin önemine değinilen bildiride, tüm tarafların, şiddetin kalıcı biçimde durmasının temini için geçiş hükümetiyle işbirliği yapmak zorunda olduğu belirtildi.

Metinde ayrıca, Suriye'nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve birliğine saygı gösterilmesi gerektiği dile getirildi. 

Bildiride Eylem Grubu'nun, Suriye'de süregelen ve artan ölümler ile yıkım ve insan hakları ihlallerini kınadığı, bu durumun sona erdirilmesi ve Suriyelilerin liderliğinde geçiş hükümetine yönelik sürecin başlatılması için ivedilikle ve yoğun biçimde çalışmaya kararlı olduğu dile getirildi.

İran ve Rusya’nın tavrı

Cenevre’deki toplantıya İran davet edilmemiş ve İran’ın sürecin dışında bırakıldığı yorumları yapılmaya başladı. Toplantıdan sonra BM Genel Sekreteri Ban ki-Mun, "Kofi Annan, toplantının ardından İran hükümetini Cenevre'deki toplantının sonucuyla ilgili bilgilendirecek" diyerek İran'ın bu şekilde sürecin içinde olacağını açıkladı. İran’ın müzakerelere katılımı ABD tarafından muhalefetle karşılanıyordu.

30 Haziran’daki Cenevre görüşmelerinin ardından Kofi Annan, Temmuz ayında önce İran’ı daha sonra da Rusya’yı ziyaret etti.

Dönemin İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Annan’la yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında ''Suriye halkı da diğer halklar gibi temel hak ve hukuktan yararlanmalı'' şeklinde konuştu. Salihi, “Özgür seçimler, çok partili yapı, demokrasi ve bağımsızlık, Suriye halkının yararlanması gereken temel haklardır'' ifadesini kullandı.

Ancak Salihi ayrıca, Suriye yönetiminin söz verdiği gibi bu konularda ve halkın istekleri doğrultusunda olumlu adımlar attığını ve ancak yersiz müdahaleler sonucu bu ülkedeki durumun hala çalkantılı olduğunu sözlerine ekledi.

Annan’ın Moskova’yı ziyaretinden iki gün sonra aynı ülkeyi ziyaret eden Başbakan Erdoğan, Vladimir Putin’le görüşmesinden sonra Türkiye’ye dönüşünde , "Moskova yönetiminin Esad'ın gitmesi halinde ne olur?" şeklinde bazı endişeleri bulunduğunu ancak Rusya'nın aralarında iktidarın, muhalefetin ve tarafsızların yer aldığı Esed'siz bir geçiş hükümetine olumlu baktığını söyledi.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;