Suriye'de iç savaş

Erdoğan: Tüm dünyayı felakete sürüklüyorlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin PYD'ye yaptığı silah yardımına tepkisini "Bu örgütlere alttan alta destek olanlar, bölgeyle birlikte tüm dünyayı felakete sürüklediklerini bilmeli" sözleriyle gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan [Fotoğraf: AA / Arşiv]

G20 kapsamında düzenlenen W20 Zirvesi açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD'nin PYD'ye yaptığı silah yardımını eleştirdi. Erdoğan, "Terör örgütleri arasında iyisi kötüsü ayrımı yapılıyor" dedi. Erdoğan'ın açıklamasından satırbaşları şöyle:

"Suriye’de olanlar bir devrim mücadelesi değil. O aşama geride kaldı. Artık bu ülkede yaşananlar, Suriye halkının kurtuluş mücadelesidir. Geçmişte kurtuluş savaşı vermiş bir ülke olarak Suriye halkını biz çok iyi anlıyoruz. Biz Türkiye olarak demokrasinin ve özgürlüklerin yanında olması gereken her ülke gibi, Suriye halkının kurtuluş mücadelesini destekliyoruz."

"Devrimlerle özlenen..."

"Devrimlerle hiçbir zaman özlenen, beklenen o barışı getirmek veyahut da halkın iradesini getirmek mümkün değildir. Çünkü o, bir ruh yapısıdır. Eğer darbeler yapılmışsa, o darbelerle o devrimler gerçekleştirilmişse, o ruh yapısı sadece otokratik anlayışları getirir. Asla demokratik bir yapıyı getirmez. Bunun bedelini dünyada birçok ülke ödedi ve ödemeye devam ediyor. Onların yapıldığı yerde sömürü vardır ve o sömürü sınırsız devam etmektedir. Ne yazık ki demokratik olduğunu söyleyen ülkelerin dünyada diyebilirim ki büyük bir çoğunluğu bu tür darbeleri savunmaktadır, desteklemektedir ama lafa geldiği zaman Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda da kalkarlar derler ki 'demokrasi', 'özgürlük'. Nasıl bir demokrasi, nasıl bir özgürlük? Bir tarafta darbe yapılıyor, bu askeri darbedir, siz gidiyorsunuz bu askeri darbeyi yapanları adeta tebrik ediyorsunuz, alkışlıyorsunuz, onlara desteğinizi veriyorsunuz, onlara uçaklar gönderiyorsunuz, bombalar gönderiyorsunuz, daha fazla vur, daha fazla öldür diye bunları yapıyorsunuz."

"Terörün yanında yer almaktır"

"Şu anda bölgede faaliyet gösteren DAEŞ gibi PYD gibi YPG gibi PKK gibi terör örgütleri, rejimle birlikte Suriye halkının kurtuluş mücadelesine karşı savaşan yapılardır. Bugün DAEŞ'in hedef aldığı ülkelerin en başında Türkiye geliyor. Daha önce Suruç'ta, geçtiğimiz hafta sonu Ankara Garı önünde yaşanan canlı bomba eylemlerinde toplamda 130 vatandaşımızı kaybettik. Aynı şeklide askerlerimizden, polislerimizden DAEŞ saldırılarında şehit olanlar var. Buna rağmen Türkiye'yi hala Suriye'de DAEŞ'i destekleyen bir ülke gibi göstermeye çalışanlar olduğunu da üzüntüyle görüyoruz. Türkiye, adı, amacı, söylemi, yöntemi ne olursa olsun tüm terör örgütlerinin aynı şekilde karşısındadır. Birtakım ülkelerin yaptığı gibi terör örgütlerinin bazılarını destekleyip bazılarına karşı mücadele ediyor gibi görünmek, terörün yanında yer almaktır. Terörün karşısında durmak ahlâki bir duruştur. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması kabul edilemez. 

"Yarın size silahları doğrultacağından şüpheniz olmasın"

"Şu gerçeği buradan bir defa daha özellikle bu konuda ilkeli bir tavır ortaya koyamayan tüm ülkelere hatırlatmak istiyorum: Bugün, işinize geldiği için desteklediğiniz terör örgütünün yarın silahlarını size doğrultacağından hiç şüpheniz olmasın. Çünkü terörün karakteri budur, cibiliyeti budur. Bunu bilmenizi istiyorum. Biz, DAEŞ ile onunla birlikte PKK'yı da PYD'yi de YPG'yi de diğer tüm terör örgütlerini de insanlık için aynı derecede tehlikeli örgütler olarak görüyor, hepsine karşı da mücadele ediyoruz. Terör örgütleriyle mücadelesinde Türkiye'ye yeterli desteği vermeyenler, bilakis bu örgütlere alttan alta destek olanlar, bölge ile birlikte tüm dünyayı bir felakete doğru sürüklediklerini bilmelidirler."

"Batılı dostlarımız..."

Buyurun, şu anda güneyde, dağda terör örgütlerinin elinden çıkan silahlara bakın. Batılı dostlarımız... Bunlar yan yana oturduğumuz zaman da hep dost ama silahlar, onların silahları. İşte kalkıyor, bir terör örgütünün başındaki kişi '50 ton silah bize gönderildi ve daha da gönderilecek' diyor. Kendilerine söyleyince de, ‘DAEŞ’e karşı savaştıkları için destek veriyoruz’ diyorlar. Bakın, DAEŞ'e karşı savaştıkları için destek veriyoruz diyorsunuz, o zaman Nusra denilen bir örgüt vari. Nusra denilen örgüt, o da DAEŞ'e karşı savaşıyor ama ona terör örgütü olarak bakıyorsun da diğerine niye terör örgütü olarak bakmıyorsun? Çünkü iyisi kötüsü diye ayrım yapıyor. Terör örgütünün iyisi kötüsü olur mu, o da kötü bu da kötü."

"Ne zamandır bağırıp çağırıyoruz"

"Avrupa'nın güvenliği ve istikrarı Türkiye’nin güvenliği ve istikrarından geçiyor. Bunu şimdi kabul ettiler. Geçen hafta Brüksel'deydim. Orada yaptığım görüşmelerde hepsi de bunu kabul ediyor. 'Türkiye'siz olmaz'. Peki Türkiye'siz olmazsa Türkiye'yi AB'ye niye almıyorsunuz? Mesele belli ama açık değiller. Net değiller. Açık olsalar, net olsalar niye almadıklarını şöyle bir ortaya koysalar, biliyorlar ki dünyada kendileri çok farklı bir yere konulacak. Çünkü diyorlar 'Biz NATO'da bir yanlış yaptık, Avrupa Birliği'nde de aynı yanlışı yapamayız'. Sıkıntı buradan geliyor. Şu anda Avrupa Birliği ülkeleri içinden birçoğu, bize göre Avrupa Birliği müktesebatı noktasında çok çok geride kalmış ülkelerdir. Biz çoğunun önündeyiz. Ekonomik olarak da Kopenhag kriterleri açısından da hepsinden çok daha ileriyiz ama maalesef samimi davranmıyorlar. Bunu ben özellikle böyle bir uluslararası toplantıda sizlerle paylaşmayı görev telakki ettiğim için anlatıyorum."

"Ne zaman ki o Aylan yavrumuz..."

"İllâ Aylan olacaktı da mı dünya bu göçe yüzünü çevirecekti? Ne zaman ki o Aylan yavrumuz Bodrum sahillerine vurdu, ondan sonra bunlar o resim karesini dergilerin başına şöyle işlemeye ve 'Ne oluyoruz?' demeye başladılar. Tamam da biz ne zamandan beri bağırıp çağırıyoruz. Bak, Türkiye'de şu anda 2 milyon 200 bin sadece Suriyeli var. 300 bin de Iraklı var. 2,5 milyon şu anda mülteciyi Türkiye, kendi kamplarında ağırlıyor ve bütün mali desteği bizden. Yaptığımız harcama 8 milyar dolar şu ana kadar. Peki dünyadan bize gelen destek ne? 417 milyon dolar. Bu kadar açık ara..."

"Çünkü Nobel de siyasi"

"Çok ilginç gelişmeler oluyor. Birileri mülteci kabulünde laf ediyor; 'İşte 'biz' diyor 30 bin, 40 bin mülteciyi kabul edeceğiz', ondan sonra da tabii Nobel'e aday gösteriliyor, nasıl oluyorsa. Bizde 2,5 milyon şu anda mülteci var. Bu konu da kimsenin umurunda değil. Çünkü Nobel de siyasi. Nobel ödüllerinin nasıl verildiğini zaten çoğunuz biliyorsunuz. Sipariş üzerine Nobel ödülü veriliyor. Yani hak ediyor etmiyor, böyle bir şey söz konusu değil. Sipariş... Ama bunlar bu dünyada aşılacak. Bu iş böyle gitmez. Biz bu zor günleri, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirerek inşallah geride bırakacağız ama bu zor günlerimizde yanımızda olanlarla karşımızda yer alanları asla unutmayacağız."

Kulislere yansıyan söylentilere göre, Nobel Barış Ödülü için, ülkesini mültecilere açan Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in de adı geçiyordu.

ABD ve Rusya’ya PYD mesajı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD'nin PYD'ye silah yardımıyla ilgili, "Gerekirse PYD'yi vururuz" demiş, "Silah yardımı Türkiye'ye tehdit halini alırsa tereddüt etmeyiz" diye konuşmuştu.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ve Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, salı günü ayrı ayrı Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmıştı. ABD Büyükelçisi Bass, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ile Rus Büyükelçi ise Türk diplomatlarla görüşmüştü.

Görüşmelerde bölgesel konuların yanı sıra Türkiye'nin PYD konusundaki tutumu aktarılmıştı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu önceki gün yaptığı açıklamada, PKK ile PYD arasında açık bir irtibat olduğunu söylemişti. PYD'nin Türkiye'ye karşı faaliyet içine girmesi durumunda operasyon yapacaklarını belirten Davutoğlu, "PYD'nin DEAŞ karşısında meşruiyet kazanan bir aktör haline gelmesi kesinlikle kabul edilmez" demişti.

Başbakan Davutoğlu, ABD'nin PYD'ye 50 ton silah yardımı yapmasıyla ilgili, Türkiye'de kullanıldığının tespit edilmesi halinde, silahların bulunduğu yerde imha edileceğini de ifade etmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby ise, ülkesinin PYD'ye verdiği silahlarla ilgili Türkiye'nin kaygılarını anladıklarını belirterek, "IŞİD'e karşı etkin bir biçimde mücadele eden bu grupları uygun bir biçimde desteklemeye devam edeceğiz" açıklamasını yapmıştı.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;