Portre

Portre: Joe Biden

Kırk yıldır ABD siyaset sahnesinde boy gösteren tecrübeli Başkan Yardımcısı, sık sık pot kırmasıyla tanınıyor.

Konular: ABD
Biden, siyasi hayatında iki kez ABD Başkanlığı'na aday oldu.
Biden, siyasi hayatında iki kez ABD Başkanlığı'na aday oldu. [Reuters]

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Amerikan siyasetinin en kıdemli isimleri arasında yer alıyor. 

Biden, 20 Kasım 1942 tarihinde Pennsylvania Eyaleti'nin Scranton kentinde, petrol sektöründe faaliyet gösteren işadamı baba ile ev kadını annenin oğlu olarak dünyaya geldi.

Katolik olan ailenin Delaware Eyaleti'ne taşınması üzerine lisans öğrenimini Delaware Üniversitesi’nde tamamladı. Genç Amerikalı, daha sonra New York Eyaleti'nde bulunan Syracuse Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı.

Kısa süre avukatlık yapan Biden, 1972 yılında daha 29 yaşındayken Delaware'den ABD Senatosu'na seçildi ve sandalyeyi bir sonraki yıl 30 yaşına girdikten sonra devraldı. Aynı dönemde karısı ve kızını bir trafik kazasında kaybetti.

Eski bir kiralık katil olan Frank Sheeran ölmeden önce yazdığı I Heard You Paint Houses adlı itiraf kitabında, Joe Biden’ın 1972’de ilk kez senatör olduğu seçimde kendisinin doğrudan etkili olduğunu yazdı. Sheeran, Biden’ın isteği üzerine Teamsters adlı ABD’nin en büyük sendikasının Delaware şubesine giderek yerel gazetelerde bir grev başlattığını, bu grev sayesinde Cumhuriyetçi adayın iddialı olduğu seçim ilanının yayınlanmadığını anlattı. Biden seçildikten bir gün sonra, gazetelerdeki grev de sona erdi. 

Biden, 1988 yılında ABD Başkanlığı için Demokrat Parti'nin aday adayı oldu. Ama yaptığı bir konuşmayı dönemin Britanya İşçi Partisi Lideri Neil Kinnock’tan intihal ettiğinin ortaya çıkması üzerine adaylıktan çekildi.

Delaware Senatörü, yıllar içinde Senato’nun daimi üyelerinden biri haline geldi. Biden, Senato'nun Dış İlişkiler ve Yargı komitelerinin başkanlığını yaptı. Görevini yürüttüğü dönemlerde 1994 Suç Yasası ve Kadına Karşı Şiddet Yasası gibi önemli kanun değişikliklerine imza attı. Aynı zamanda 90'lı yılların ortasından beri ABD dış politikasının karşı karşıya kaldığı en büyük meselelerin çözümünde anahtar bir rol oynadı.

Obama’ya karşı yarıştı

2008 yılında Demokratik Parti'den bir kez daha başkan aday adayı olan Senatör Biden, Barack Obama ve Hillary Clinton’ın kıyasıya mücadelesine sahne olan süreçten çekilmek zorunda kaldı.

Biden, özellikle kampanya döneminde aklından geçenleri söyleyerek sık sık gaf niteliğinde sözler sarf etti.

Amerikalı siyasetçi, 2007 yılında adaylık kampanyası sırasında Barack Obama’yı ‘Hitabet yetkinliğine sahip, akıllı, temiz ve hoş görünümlü ilk ana akım Afrika asıllı Amerikalı’ olarak tanımladı.

2009'da Başkan Yardımcısı olması sonrasında yaptığı bir konuşmada, görevlerini doğru yapmak için ne kadar çaba harcarlarsa harcasınlar, Obama ile kendisinin yüzde 30 ihtimalle işleri ‘berbat etme’ şansları olduğunu söyledi.

Obama, bir basın toplantısı sırasında Biden’ın o yorumuna ilişkin bir soru üzerine, gülerek, “Joe’nun neden bahsettiğini tam olarak hatırlamıyorum… Beklendiği gibi…” demişti.

Önemli roller üstlendi

ABD Senatosu’nda Afganistan ve Irak savaşlarının açılması yönünde oy veren Biden, 2012 başkanlık seçimi öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin başkan yardımcısı adayı Paul Ryan ile yaptığı tartışmada aksini iddia etti. ABD Başkan Yardımcısı, Obama’nın ilk döneminde iki savaşın da bitirilmesine yönelik sürecin hararetli destekçisi ve mimarlarından biri oldu.

Ülkeyi 2008'de başlayan mali krizden çıkarmaya yönelik dev sübvansiyonlar içeren Ekonomiyi Canlandırma ve Yeniden Yatırım Yasası’nın tasarımı ve uygulanması konusunda danışman ve denetimci rolü üstlenen Biden, 2010 ara seçimlerinde Demokratların, Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğunu kaybetmesinin ardından Cumhuriyetçilerle diyaloğu sürdürmek için kilit görevler üstlendi.

2011 yılında Washington’ı temerrüdün eşiğine getiren borç tavanı görüşmelerinde, Senato’da Cumhuriyetçilerin lideri konumunda olan Senatör Mitch McConnell ile temasları, krizin çözüme kavuşturulmasında etkili figürdü.

Silahlanma karşıtı gelişmelerle ilgili Obama tarafından sık sık görevlendirilen Biden, Rusya ile ABD’nin nükleer silahlarını karşılıklı olarak azaltmasını öngören ve 2011 yılında imzalanan Yeni START Antlaşması’nın Senato’da onaylanması için yoğun çaba harcadı.

Biden, 2013 yılına girilirken ABD’nin ülke ekonomisini yeniden durgunluğa sürükleyebilecek 'mali uçurum' durumuna düşmesini engellemek için yapılan müzakerelerde de Cumhuriyetçilerle diyalog açısından önemli rol oynadı.

Yürürlükte olan vergi kesintileri ve bazı devlet harcamalarının öngörüldüğü gibi 1 Ocak 2013'te sona ermesi durumunda, 2008 mali krizinin ardından ekonomiyi genişletmeye yönelik maliye politikaları uygulayan ABD’de, vergi artışları ve harcama kesintilerinin etkisiyle ekonomideki hareketliliğin azalmasından ve ülkenin 'mali uçurum' diye adlandırılan duruma düşerek tekrar resesyona girmesinden korkuluyordu.

Biden’ın görüşleri

Amerikalı siyasetçi, kilisenin kamu hayatında yeri olmadığını savunuyor ve eşcinsel evliliklerinin yasallaştırılmasını destekliyor. ABD Başkan Yardımcısı, kürtaj meselesinde de vücutlarıyla ne yapacaklarına ilişkin olarak seçimin kadınlara ait olması gerektiğini savunuyor.

İklim değişikliği konusunun ciddiyetine inanan Biden, gaz salınımların küresel çapta azaltılması için en kısa zamanda bağlayıcı yeni bir uluslararası antlaşma imzalanması gerektiğine inanıyor. ABD Başkan Yardımcısı aynı zamanda yeşil teknolojiye hızla yatırım yapılması gerektiği görüşüne sahip.

Irak Savaşı’nı destekleyen Biden, kendini ‘Yahudi olmayan bir Siyonist’ olarak tanımlıyor ve Yahudi lobisine yakınlığı ile biliniyor.

Erdoğan-Biden özür polemiği

Joe Biden 2 Ekim’de Harvard Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, IŞİD ile mücadelede bölgedeki müttefiklerini eleştirdi ve Türkiye için de “Cumhurbaşkanı Erdoğan, bana (Suriye’de radikallerin silahlandırılması konusunda) 'Siz haklıydınız, çok fazla insanın (Suriye’ye) geçişine izin verdik' dedi.” dedi.

Erdoğan’a 4 Ekim’de Biden’ın bu açıklaması sorulduğunda “Eğer bu tür ifadeler kullandıysa Biden benim için tarih olur” yanıtını verdi. Beyaz Saray bu söz üzerine bir açıklama yayınladı ve Biden’ın Erdoğan’ı arayarak sözleri nedeniyle özür dilediğini duyurdu. Ancak sonrasında Joe Biden, “Kendisinden asla özür dilemedim. Kendisini aradım ve ‘Bak, yapılan haber söylediklerimi doğru aktarmıyordu. Asıl söylediğim şuydu' dedim."

ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın "Erdoğan'dan asla özür dilemedim" açıklamasıyla ilgili konuşan Beyaz Saray Sözcüsü, "O dönem ofisinden yapılan açıklama özre işaret ediyordu" dedi.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;