Portre

Portre: Sezgin Tanrıkulu

İnsan hakları ödüllü CHP Genel Başkan Yardımcısı, Kürt sorununun çözümünde partisinin geleneksel çizgisini kırmaya çalışıyor.

Bir dönem Diyarbakır Barosu Genel Sekreterliği görevini yürüten milletvekili, ağırlıklı olarak insan hakları alanında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. [AA]

Seksenli yıllardan beri Kürtlerin taleplerini savunan Diyarbakırlı avukat, söylemleri ile partisinde çatlak yaratan bir milletvekili. Siyasete Kürt siyasi hareketinden girmedi; Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) tercih etti. 2010’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geçmesi ile değişen kadrolarda onun da adı vardı. 2011’deki seçimlerde İstanbul’dan milletvekili seçildi, genel başkan yardımcılığına kadar yükseldi.

Tanrıkulu 1963 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğdu. 1984’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu, üç yıl sonra Dicle Üniversitesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisans diploması aldı.

1985 yılında avukatlık yapmaya başladı, Diyarbakır Barosu’nun yönetim kuruluna girdiğinde 23 yaşındaydı. 2002 yılında baroya başkan seçildi, iki dönem başkanlık yaptı.

ABD'den insan hakları ödülü aldı

Seksenlerin sonlarında insan hakları konusundaki girişimleriyle Diyarbakır’da tanınmaya başladı. 1988’de İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nin kurulmasında öncü rol oynadı, bir süre derneğin başkanlığını yürüttü. Tanrıkulu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın da kurucularından. Vakfın Diyarbakır’daki faaliyetlerini de o yönetti.

Kürt halkının temel hakları, işkence ve insan hakları ihlâllerinin önlenmesi, faili meçhul cinayetler ve töre cinayetleri başlıca çalışma konuları oldu. Kürtlerin temel taleplerinin nasıl yerine getirilebileceği konusunda çözüm önerileri hazırladı, projeler geliştirdi.

1997 yılında ABD tarafından verilen Robert Kennedy İnsan Hakları Ödülü'nü aldı.

Anadilde eğitimi savunuyor

Tanrıkulu, CHP’de 2010’da başlayan değişim sürecinde etkindi. Savundukları CHP’nin ulusalcı kanadı ile çelişse de, partiyi Kürt Sorunu'nun çözümü için daha aktif hale getirmek isteyen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Tanrıkulu’nu destekledi.

Tanrıkulu, sivil toplum temsilcisi olarak çalıştığı dönemlerden beri anadilde eğitimi savunuyor. Bu nedenle 2008 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de gerilimli bir tartışma yaşadı.

Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini kabul eden Erdoğan, heyetin aktardığı bölgeye ilişkin sorunları dinledi. Tanrıkulu anadilde eğitim ve kamusal alanda anadilde hizmet alma hakkının bulunmadığını belirtince, Başbakan Almanya’daki Türklerin de anadilde eğitim hakkı olmadığını söyleyerek Tanrıkulu’nu yalancılıkla suçladı. Tanrıkulu tartışmadan sonra salonu terk etti.

 

Barzani'ye uyarı

"Saygınlığını Türkiye’deki iç siyasi çekişmelere ve çatışmalara kurban etmemeye özen göstermesini dilerim."

Tanrıkulu, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'yi, Kasım 2013'te Başbakan Erdoğan'ın davetiyle Diyarbakır'a gitmeden önce böyle uyardı. 

Habur’dan giren PKK’lıların savunmasını üstlendi

2009’da Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye girerek teslim olan PKK’lılardan bazılarının savunmasını üstlendi. Müvekkillerinden Lütfü Taş, savunmasını üstlenen Tanrıkulu'nu CHP'de siyaset yapacağı haberlerinin çıkmasıyla avukatlıktan azletti.

Milletvekili seçildikten sonra da Kürt Sorunu'nun çözümü, yargı, temel hak ve özgürlükler gibi konularda partinin en aktif isimlerinden oldu. Güneydoğu Anadolu'daki şiddetin sona ermesi ve sorunun çözümü için meclisi adres gösterdi.

Wikileaks belgelerindeki isim

2012’de Wikileaks’in yayınladığı belgelerde geçen “TR7050” kod adlı kişinin Tanrıkulu olduğu iddia edildi.

“TR7050” kod adı Amerikan özel istihbarat şirketi Stratfor’un analistlerinden Emre Doğru’nun raporlarında CHP’deki Kürt kaynak olarak geçiyordu. Tanrıkulu iddialara cevap verirken analisti ‘çocukluğundan beri tanıdığını’ ve ‘Stratfor’a değil Emre Doğru’ya konuştuğunu’ açıkladı.

Genel Başkan Yardımcısı olduğu CHP’nin Uşak milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Tanrıkulu’nu bu belgeler nedeniyle “CIA Ajanı” olmakla suçladı. CHP Grup Disiplin Kurulu, Yılmaz’a uyarı cezası verdi. 

Tanrıkulu’nun 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Bireysel Başvuru için El Kitabı' isimli yayımlanmış bir çalışması var.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;