Türkiye

Büyükanıt'ın şahidi Erdoğan

27 Nisan bildirisinin 'muhtıra' olmadığını savunan eski Genelkurmayı Başkanı Büyükanıt, Türkiye Başbakanı'nın yaptığı açıklamayı hatırlattı.

Haberin Öne Çıkanları

Soruyu yanıtlamadı

Bizzat yazmıştı

135 dakikalık görüşme

Emekli general, Başbakan Erdoğan ile Dolmabahçe’de yaptığı görüşmeyi anlatmadı. [AA]

türkiye'deki darbeleri araştıran meclis komisyonuna bilgi veren eski genelkurmay başkanı orgeneral yaşar büyükanıt, 27 nisan 2007 tarihinde türk silahlı kuvvetleri'nin (tsk) internet sitesine konulan metni muhtıra olarak tanımlamadı. metnin laiklik hassasiyetini ortaya koyduğunu savunan büyükanıt, türkiye başbakanı recep tayyip erdoğan'ın sözlerini kanıt olarak gösterdi.

büyükanıt’a, tbmm darbe ve muhtıraları araştırma komisyonu tarafından, 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde meydana gelen ve kayıtlara 'e-muhtıra' olarak geçen bildiri ve diğer konular soruluyor.

eski genelkurmay başkanı 27 nisan bildirisiyle ilgili, ''bu, laiklik hassasiyetini ortaya koyan bir metindir" ifadesini kullandı. bildirinin muhtıra olmadığını söyleyen büyükanıt türkiye başbakanı recep tayyip erdoğan'ın da benzer bir açıklama yaptığını hatırlattı.

dolmabahçe randevusunu anlatmadı

emekli generale, mayıs 2007'de istanbul dolmabahçe'de başbakan erdoğan ile yaptığı görüşme de soruldu. büyükanıt, bu soruyu yine yanıtlamadı.

perşembe günü dolmabahçe sarayı’nda yapılan toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan komisyon üyesi bdp istanbul milletvekili sırrı süreyya önder, emekli generale sormayı düşündüğü soruları aktardı.

büyükanıt’a, o dönemde erdoğan ile dolmabahçe’de yaptığı görüşmeyi soracağını ifade eden önder, “o görüşme sorulur tabii ki. çünkü ısrarla üzeri örtülen ve açıklama tarihi olarak 'kıyamet günü' gösterilen bir şey. halktan saklayacak hiç bir şey olmayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

yakın tarihin büyük sırrı

büyükanıt'ı darbe komisyonunun karşısına çıkaran süreç, beş yıl öncesine uzanıyor. o zaman tsk'nın başındaki isim büyükanıt'tı ve meclis yeni cumhurbaşkanı'nı seçmeye hazırlanıyordu.
 
her şey, 2007 yılının ilk sekiz ayında oldu. seçim takvimi işlemeye başlamıştı, ancak önce cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. iktidardaki akp'nin aday olarak dışişleri bakanı abdullah gül'ü açıklaması, türkiye'nin gündemini kilitledi. özellikle büyük kentlerde 'cumhuriyet' adı altında tepki mitingleri yapılmaya başlandı. gül, eşi hayrünnisa gül'ün başının kapalı olması nedeniyle eleştiriliyordu.
 
ilk tur oylama, 27 nisan tarihinde gerçekleşti. o gece yarısı genelkurmay'ın internet sitesinde muhtıra niteliğinde bir bildiri yayımlandı. bildiriyi kaleme alan da, sonradan "bizzat ben yazdım" diyen dönemin genelkurmay başkanı yaşar büyükanıt'tı.
 
bildiride, "son günlerde, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. unutulmamalıdır ki, türk silahlı kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. ayrıca, türk silahlı kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır" ifadeleri vardı.
 
ordunun bu tavrına ak parti hükümeti sessiz kalmadı, türkiye siyasi tarihinde ilk kez bir hükümet muhtırayı reddetti. bir gün sonra kameraların karşısına çıkan hükümet sözcüsü cemil çiçek, "başbakanlığa bağlı bir kurum olan genelkurmay başkanlığı'nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. genelkurmay başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri anayasa ve yasalarla tarif edilmiş bir kurumdur" dedi. 
 
bundan bir hafta sonra, 4 mayıs tarihinde, erdoğan ile bildiriyi yazan büyükanıt'ın, başbakan'ın istanbul dolmabahçe'deki çalışma ofisindeki görüşmesi tam 135 dakika görüştü.
 
kayıtlara 'dolmabahçe mutabakatı' olarak bilinen o görüşmede ne konuşuldu, bugün hala bilinmiyor. başbakan erdoğan, görüşmeyle ilgili "bu benimle mezara gider", büyükanıt ise "bunlar devlet işidir" yorumunu yapmakla yetinmişti.
 
muhalefet ise o görüşmede kendisine yapılan şantaj nedeniyle büyükanıt'ın ordu üzerinde ergenekon, balyoz gibi operasyonlara izin vermek zorunda kaldığını iddia ediyor.

kaynak: ajanslar
 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;