Görüş

Kırım Sorunu ve 'Donmuş Çatışma Bölgeleri'

Rusya, Kosova emsalini Kırım’da işletmeyi planlıyor. AB üyelerinin büyük bir bölümü ve ABD, Kosova’nın bağımsızlığını tanırken; benzer dürtülerle hareket eden Abhazya ile Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımıyorlar. Aynı durum Kırım için de geçerli olacağa benziyor.

Kırım'da 16 Mart 2014 günü düzenlenen ve Rusların bölgenin Rusya'ya bağlanması yönünde oy kullandıkları referandum gergin geçti. [Reuters]

Ukrayna’daki siyasal kriz birçok soruyu beraberinde getirmiştir. Bu sorulardan en önemlisi, Rus güçleri tarafından fiilen işgal edilen ve bölgedeki Rus çoğunluğun da onayıyla Rusya’ya bağlanması gündeme gelen Kırım’ın geleceği hususudur. Nitekim Kırım Sorunu, tarihsel farkındalık ile beslenen kimlik tabanlı ayrımların coğrafi temelde yansıma bulduğunu açıkça gösterirken, statüsü Kırım’a benzeyen bölgeleri ve bu tarz siyasal ayrılıkçılık girişimi ile karşı karşıya kalan ülkeleri de ilgilendiren bir gerçekliktir.

Rusya için Kırım ne anlama geliyor?

Öncelikle Kırım’ın tarihinin Ukrayna’dan çok farklı yazıldığını belirtelim. Kırım ve Kırımlı kimliği, daha çok bir 20. yüzyıl yaratısı olan ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla beraber üzerine bir “ulus devlet” temellendirilmeye çalışılan Ukraynalı kimliğinin epey gerisine uzanıyor. Özellikle 1944 sonrası Kırımlılık, temelde Rus kimliği, kültürü ve dili çerçevesinde betimlendi. Kırım, 1954 yılında Ukrayna Sovyet Cumhuriyeti’ne bağlandı. Ama bu bağlantı yalnızca kâğıt üzerinde kaldı. Soğuk Savaş sonrası Ukrayna’ya bırakılan ancak Sivastopol’deki Rus Deniz Üssü’ne ev sahipliği yapmaya devam eden Kırım, Tatarlar ve kendisini Ukraynalı olarak ifade eden kimselerin varlığına karşın, genel itibarıyla Rus etnik kimliğine referansla anılageldi. 

Bölge halkının çoğunluğunu oluşturan Ruslar, Kırım’ın Ukrayna’dan koparılarak yeniden “ait olduğu ülkeye” bağlanması gerektiğini düşünüyorlar. Benzer bir isteklilik, Rusya’da da her daim var oldu. Hatta Rusya şimdilerde, Kırım’da yaşayan Rus kökenlilere pasaport dağıtarak onları “çifte vatandaş” haline getirmeye çalışıyor. Kırım’da Ukraynalı kimliği yerine Rus kimliği, dili ve kültürünün baskınlığı; Ukraynalı üst kimliğinin, Ukrayna’daki farklı kimlikleri aynı potada eritebilen bir ulusal kimlik haline gelemediğini gösteriyor.

Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgeleri örneği

Rusya’nın, Kırım’da Ukrayna’ya karşı izlediği stratejinin bir benzerini daha önce Gürcistan’da denediğini biliyoruz. Moskova, kendi “arka bahçesi” olarak gördüğü ve güvenlik alanına dâhil olan bu ülkeyi ‘yakın çevre politikası’ gereği kendisine bağlı tutmak istedi. Bu doğrultuda Gürcistan’a bağlı Abhazya ve Güney Osetya bölgelerindeki ayrılıkçı girişimleri kullanarak hem Gürcistan’ı cezalandırdı hem de Avrupa Birliği (AB) ile ABD’ye güçlü bir mesaj verdi.

Abhazya ile Güney Osetya’da da Kırım’a benzer bir statü problemi söz konusu. Zira her iki bölge de etnik ve tarihsel anlamda Gürcistan’dan ayrı bir geçmişe sahiptir. Fakat Kırım’ın aksine bu iki bölge, Sovyetler Birliği’nin ardından Gürcistan’a bağlı kalmak istemediklerini kanıtlayabilmek amacıyla Gürcü ordusu ile savaşmış ve Rusya’nın yardımıyla Tiflis’ten de facto bağımsızlığına kavuşmuştu. Rusya, 2008 yılında Abhazya ile Güney Osetya’yı bağımsız devlet olarak tanıdığını açıklamak suretiyle bu durumu kendisi açısında de jure bir görünüme büründürdü. Moskova’nın bu tanıma kararı, Rusya’ya müttefik birkaç ülke tarafından da benimsendi.

Özetle Rusya’nın bugün Kırım’da uyguladığı strateji ile Abhazya ve Güney Osetya’daki stratejisi arasında çok ciddi benzerlik vardır. En önemli farklılık ise Rusya’nın, Kırım’ın bağımsızlığını değil kendisine bağlı bir Kırım seçeneğini gündeme getirmesidir. Moskova’nın Kırım’ı kendine bağlama stratejisinin başlıca nedenleri; Kırım nüfusunun yüzde 58’inin etnik Rus olması, Kırımlı kimliğinin Rus etnik kimliği üzerinden tanımlanır hale gelmesi ve Sivastopol’de konuşlu Rus Deniz Üssü’dür.

Kosova’nın statüsüne ilişkin tartışmanın ‘Donmuş Çatışma Bölgeleri’ne etkisi

Eski Sovyet topraklarında etno-kültürel, dinsel ya da bölgesel kimlikler bağlamında beliren Donmuş Çatışma Bölgeleri’ni, o bölgelerin bağlı olduğu devletlere karşı kullanmak, Soğuk Savaş sonrası Rusya’nın en önemli dış politika araçlarından biridir. Abhazya, Güney Osetya ve Kırım’ın yanı sıra Dağlık Karabağ (Azerbaycan) ve Transdinyester (Moldova), bu tarz çatışma bölgeleri arasındadır. Ancak Rusya’nın bu bölgeler üzerinden aktif bir politika izlemeye başlaması ve bugün Kırım’da görüldüğü üzere, buraların statüsünde değişiklik taleplerine fiilen destek vermesi, Kosova’nın bağımsızlığından sonraki döneme rastlar.

Kosova, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ni oluşturan 6 cumhuriyet arasında yer almıyordu. 1974 tarihli Yugoslav anayasasına göre, Sırbistan’a bağlı otonom bölge statüsünde olup kendi geleceğini belirleme (self-determination) hakkına sahip değildi. ’10 Haziran 1999 Tarihli ve 1244 Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı’ uyarınca hukuken Sırbistan’a bağlı kabul ediliyor ve Sırbistan da Kosova’nın ondan kopmasına onay vermiyordu. Tüm bu hususlara rağmen Kosova’nın 2008’de bağımsızlığını ilan etmesi önemli bir dönüm noktasıdır.

Kosova’nın statüsü, eski Sovyet coğrafyasındaki Donmuş Çatışma Bölgeleri’nin statüsü anlamında emsal teşkil edecek bir mahiyet arz ediyordu. BM’nin görüş istediği Uluslararası Adalet Divanı’nın da Kosova’nın bağımsızlık ilanını meşrulaştırıcı bir karar alması, Donmuş Çatışma Bölgeleri’nin statüsü konusunda Kosova’nın bir milat olarak görülmeye başlanmasına yol açtı. Kosova'nın bağımsızlığının, Rusya ve Çin’in karşı çıkmasına karşın başta ABD, İngiltere ve Türkiye olmak üzere birçok ülke tarafından tanınması, Moskova’nın da kendi etki alanındaki statüsü tartışmalı bölgelere dair stratejisini değiştirmesini tetikledi. Rusya, Kosova’nın bağımsızlık ilanından 6 ay sonra, Gürcistan’ın Abhazya ile Güney Osetya’da barış ortamını bozduğunu ileri sürerek Gürcistan topraklarına girdi ve fiilen Gürcistan’dan ayrı hareket eden bu iki bölgenin bağımsızlığını tanıyarak, her ikisini de kendi koruması altına aldı.

Rusya, Kosova emsalini Kırım’da işletmeyi planlıyor. AB üyelerinin büyük bir bölümü ve ABD, Kosova’nın bağımsızlığını tanırken; benzer dürtülerle hareket eden Abhazya ile Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımıyorlar. Aynı durum Kırım için de geçerli olacağa benziyor. Kırım’da halkın büyük bölümü, 16 Mart 2014’te yapılan referandumda iradesini bağımsızlık yerine Rusya’ya bağlanmak yönünde kullanmaktan yanaydı. Bu oldu-bitti, başta ABD ve AB olmak üzere, Türkiye’nin de dâhil olduğu birçok ülke tarafından tanınmayacak. İşte asıl mesele de burada ortaya çıkacak.

Kosova’nın hukuki açıdan çokça tartışmalı olduğu söylenebilecek bağımsızlığını tanıyan ülkeler, benzer bir yol izlemiş olan Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımazken, Kırım’ın Rusya’ya bağlanma talebine karşı çıkıyorlar. Bu durum, “hukukun gücü” değil “gücün hukukunun” uluslararası anlamda geçerli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası hukuk, Donmuş Çatışma Bölgeleri’nin statüsüne ilişkin genel geçer bir uygulamanın altını çizmediği gibi bu hususta üzerinde uzlaşılan bir kriter de bulunmuyor. Bu da, Kırım örneğinde görüldüğü üzere, statüsü tartışmalı bölgelerin geleceğini, uluslararası sistem çerçevesinde süregelen rekabet ve çatışmanın objesi haline getiriyor.

Kırım’ı 16 Mart sonrası neler bekliyor?

Kırım’da referandumdan sonra neler yaşanabileceğini değerlendirdiğimizde, Rusya ile Batılı aktörler arasında bir ucu Kosova, Abhazya ve Güney Osetya’ya da uzanan geniş çaplı bir değerlendirmenin yapılacağını söyleyebiliriz. Rusya; Abhazya ile Güney Osetya’nın bağımsızlığı ve Kırım’ın kendisine bağlanmasının kabul edilmesine karşılık Kosova’daki vetosunu kaldırabilir. Lakin başta Çin olmak üzere halen birçok ülkenin Kosova’nın bağımsızlığına karşı çıkması, böyle bir durumda dahi Kosova’nın BM üyesi bağımsız bir devlet olmasının önüne geçebilir.

Üstelik Rusya’ya taviz verilmesi durumunda, yakın zamanda Moldova topraklarındaki Transdinyester ve hatta Azerbaycan topraklarındaki Dağlık Karabağ gibi Rusya destekli bölgeler de diğerlerinin yolunu izlemek isteyebilir. Yani sadece Kosova’nın bağımsızlığının Rusya tarafından tanınması için yapılacak bir manevra, yalnızca Ukrayna’yı değil, Gürcistan, Moldova ve Azerbaycan’ı da olumsuz yönde etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.

Rusya’nın yakın çevresindeki bölgesel etkinliğini arttıracağı ve Batı yanlısı ülkeleri Moskova’nın manipülatif eylemlerine karşı savunmasız bırakacağı için Batılı aktörler, Kırım’daki referandumu ve sonuçlarını orta vadede tanımayacaktır. Ancak Kosova’nın bağımsızlığına verilen destek ile Donmuş Çatışma Bölgeleri’nin Rusya tarafından açık bir dış politika silahı olarak kullanılmasına kapıyı aralayan taraf esasen Batı dünyasıdır. O yüzden de Ukrayna krizi, aynı zamanda derin bir çelişkinin ifadesi olarak da okunabilir.

Giresun Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde makaleleri yayımlandı. Başta Milliyet ve Radikal gazeteleri olmak üzere birçok medya organı için yazılar kaleme aldı. Çalışmalarını Geniş Karadeniz Havzası, Balkanlar ve Güney Kafkasya üzerinde yoğunlaştıran Tüysüzoğlu'nun, 'Karadeniz Havzası’nda Rekabet Analizi: İşbirliği Söylemlerinin Bölgesel Çatışma Beklentilerine Yansıması' (Derin Yayınları, 2013) adlı bir kitabı bulunuyor.

Twitter’dan takip edin: @gokkturk

Bu makalede yer alan görüşler yazara aittir ve Al Jazeera’nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Göktürk Tüysüzoğlu

Giresun Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde makaleleri yayımlandı. Başta Milliyet ve Radikal gazeteleri olmak üzere birçok medya organı için yazılar kaleme aldı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;