Görüş

Ukrayna'da düşürülen Malezya uçağı dengeleri sarsabilir

MH17 numaralı yolcu uçağının, Ukrayna’nın doğusundan geçerken füze saldırısıyla düşürülmesi Rusya ve lideri Putin'i hayati bir tercihin eşiğine bıraktı. Putin ya olayları kontrol altına alacak ya da kendisni be dünyayı içine sürükleyecek bir felaketler sarmalına yol açacak.

Rusya ile Ukrayna arasında krizde bardağı taşıran son damla ile karşı karşıya olabiliriz. 17 Temmuz 2014 günü Hollanda’nın Amsterdam kentinden Kuala Lumpur’a gitmek için havalanan Malezya Havayolları’na ait MH17 sefer sayılı yolcu uçağının, Ukrayna’nın doğusundan geçerken füze saldırısıyla düşürülmesi tüm dünyayı sarstı. Uçaktaki 283 yolcu ve 15 mürettebatın tümü hayatını kaybetti. Yolcuların çoğunun Avrupa devletlerinin vatandaşları olması, olayı Batı’nın bir numaralı gündem maddesi haline getirdi. Ölenlerin 80’inin çocuk olması, trajedinin etkisini artırdı.

MH17'nin düşürülmesi, Batı ile Rusya arasındaki tartışmaları biraz daha alevlendireceğe benziyor. Ukrayna krizi başladığından beri, başta Avrupa Birliği (AB) ülkeleri olmak üzere Batılı ülkeler, ABD’nin de özel çabalarıyla, Rusya’ya karşı siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulamaya başlamışlardı. Böylesi bir ortamda uçağın düşürülmesi, bölgedeki dengeleri ve Rusya-Batı ilişkilerini değiştirebilir.

Batı’nın sert tepkisi

Bilindiği gibi, 14 Temmuz 2014’te Ukrayna ordusuna ait AN-26 model bir askeri kargo uçağı, ülkenin doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından düşürülmüş, 8 mürettebat hayatını kaybetmişti. Yine 16 Temmuz 2014’te Ukrayna Hava Kuvvetleri'ne ait SU-25 tipi bir savaş uçağı düşürülmüş, pilot uçaktan atlayarak kurtulmuştu. Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı güçler, sosyal medya üzerinden Ukrayna uçağının düşürülmesinin sorumluluğunu üstlenen açıklamalar yapmışlardı. Bu yüzden Malezya uçağının düşürülmesi sonrasında gözler doğal olarak ayrılıkçılar üzerine çevrildi. İddialar, uçağın ayrılıkçılar tarafından yerden havaya ateşlenen “BUK” füze sistemi tarafından düşürüldüğü üzerinde yoğunlaşıyor.

Olay sonrası uluslararası tepkilerin gelmesi gecikmedi. ABD Başkanı Barack Obama, yolcu uçağının dürülmesini “korkunç bir trajedi” olarak nitelendirdi. Olayın nasıl gerçekleştiğine dair güvenilir uluslararası bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini söyledi. Obama’nın tepkisinin en dikkat çekici olan tarafı, uçağın Rusya tarafından desteklenen ayrılıkçıların kontrolü altındaki bir bölgeden atılan bir füzeyle düşürüldüğünü ifade etmesiydi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, uluslararası toplumla birlikte hareket etme çağrısında bulunan İngiltere ve Avustralya ve hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun vatandaşı olduğu Hollanda Başbakanları, Rus liderden ayrılıkçılar üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istediler.

Ukrayna cephesinden de Rusya’yı sorumlu tutan açıklamalar gecikmedi. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, uçağın düşürülmesini “terör eylemi” olarak nitelerken, Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin de ellerinde uçağın ayrılıkçılar tarafından düşürüldüğüne dair kanıt olduğunu açıkladı. Ukrayna Güvenlik Servisi SBU ise uçağın Rusya yanlısı ayrılıkçılar tarafından dürüldüğünün kanıtı olarak Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçıların olay sonrası yaptıkları telefon görüşmelerinin kayıtlarını yayınladı.

Şimdilik bütün deliller, sorumlu olarak Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçıları işaret ediyor. Rusya yanlısı ayrılıkçıların 17 Temmuz’da sosyal medyada yaptıkları “Bir Ukrayna askeri uçağı düşürdük!” şeklindeki paylaşımlarını, düşürülen uçağın yabancı bir sivil yolcu uçağı olduğunu anlamaları sonrasında kaldırmaları, şüpheleri yoğunlaştırıyor.

by Fatih Özbay

Rusya bu sefer savunmada

Moskova cephesinden yapılan açıklamalarda, uçağın düşürülmesinin faili olarak Rusya’nın gösterilmesine tepkiler vardı. Putin, MH17'nin düşürülmesinden, Ukrayna'nın doğusundaki Rus ayrılıkçılara yönelik askeri operasyonlarını durdurmayan Ukrayna hükümetini sorumlu tuttu. Ayrıca Rus hükümetine bu kazanın sebebinin araştırılması talimatı verdi. Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev de düşen uçakla ilgili taziyelerini ileten, olayı çok büyük bir trajedi olarak nitelendiren ve yas tuttuğunu belirten bir tweet attı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “Daha incelemenin başlamasından önce, bazı ülke resmi temsilcilerinin, kazanın kendilerince sebeplerine dair yaptıkları aceleci açıklamalar şaşkınlık doğurmakta ve soruşturmanın gidişatına zarar vermektedir.” dedi (açıklamanın orijinal Rusça metni). Yani Moskova, kesin ve net bir dille Malezya uçağının düşürülmesi konusunda Rusya’ya yöneltilen suçlamaları reddediyor.

Şimdilik bütün deliller, sorumlu olarak Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçıları işaret ediyor. Rusya yanlısı ayrılıkçıların 17 Temmuz’da sosyal medyada yaptıkları “Bir Ukrayna askeri uçağı düşürdük!” şeklindeki paylaşımlarını, düşürülen uçağın yabancı bir sivil yolcu uçağı olduğunu anlamaları sonrasında kaldırmaları, ister istemez bu şüpheleri yoğunlaştırıyor.

Bundan 26 sene önce, 21 Aralık 1988’de Pan American Havayolları’na ait 103 sefer sayılı Boeing-747 yolcu uçağı, İskoçya’nın güneyindeki Lockerbie Kasabası’na düşmüş ve 270 kişi hayatını kaybetmişi. O zaman Batı yine kenetlenmiş ve sorumlu olarak gördüğü Libya rejimini adeta dünyadan izole etmişti. Nitekim ABD’nin etkili gazetelerinden The Washington Post’un ünlü dış politika yorumcusu Anne Applebaum, 18 Temmuz 2014 tarihli köşe yazısında, MH17’nin düşürülmesini, “Rusya’nın peri masalının sonu” olarak değerlendirdi.

İngiltere Başbakanı David Cameron, şüpheler doğrulanırsa Rusya’nın çok ağır ve sert suçlamalara ve yaptırımlara maruz kalacağını açıkladı. Avustralya Başbakanı Tony Abbott ise Rusya’nın bu olayda bir dahli varsa veya soruşturmaya engel çıkartırsa,14-15 Kasım 2014’te Avustralya’nın Brisbane kentinde düzenlenecek G-20 Zirvesi’ne Putin’in alınmamasını istedi. Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Putin gerçekten yardımcı olmak istiyorsa kendisi için bunun “son bir şans” olduğunu dile getirdi.

Rusya’yı zor günler bekliyor

Malezya uçağının ister bilerek ister yanlışlıkla olsun düşürülmesi, bir takım vahim siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuracak. Bu sonuçların ekonomik ve siyasi boyutları büyük önem arz ediyor:

Ekonomik boyut: Birçok havayolu şirketi, Ukrayna hava sahasını kullanmama kararı aldı. Ukrayna hava sahası daha çok Avrupa ülkeleri ile Güney Doğu Asya ülkeleri arasındaki uçuşlarda kullanılıyordu. Havayolu şirketleri bu uçuşlarda artık farklı ama daha uzun rotaları kullanmak zorunda kalacaklar. Bu durumda havayolu şirketlerinin uçuş süresi ve yakıt masrafları artacak, bazı uçuşlar tamamen iptal edilebilecek. Bu durum, o rotayı kullanan, Uzak Doğulu ve Güney Asyalı şirketler başta olmak üzere, bütün şirketlere ilave masraflar çıkartacak.

Siyasi boyut: Batı ile Rusya arasında Ukrayna ve Kırım konusunda yaşanan bilek güreşi ve sinir savaşında kozlar artık Batı’nın eline geçebilir. Soruşturmanın sonucunda olayın sorumlusu olarak Rusya yanlısı ayrılıkçılar resmen suçlanırsa, aylardır uluslararası kamuoyuna karşı “haklı ve güçlü” pozisyonda kendini gösteren Rusya için ibre tersine dönebilir.

Anlaşılan o ki, Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçıları çeşitli yollarla desteklediği herkes tarafından bilinen Rusya ve Putin, uçağın düşürülmesiyle bağlantıları ortaya çıkarsa, bazı hoş olmayan diplomatik tepkilerle karşılaşacak.

Öncelikle Rusya’ya yaptırımlar konusunda tereddütlü davranan ve Birleşmiş Milletler’deki (BM) Rusya karşıtı oylamalarda çekimser kalan ülkelerin ikna edilmesi kolaylaşacak. BM’de Moskova karşıtı havanın artmasıyla beraber Rusya’nın etrafında, ABD ve AB öncülüğündeki yaptırımlarla oluşturulmak istenen çemberin tamamlanması ve daraltılması kolaylaşacak. Rusya ekonomisi ve siyasetine vurulacak daha ağır darbeler, birbiri peşi sıra gelebilecek. İçeride yüzde 83 gibi rekor bir desteğe sahip olan Putin’in uluslararası kamuoyundaki reytingi rekor düzeyde düşecek. Tüm bu süreç, Avrupa-Atlantik Bloku ile Avrasya Bloku arasındaki çatlağın biraz daha büyümesiyle sonuçlanacak.

Ukrayna krizinin insani boyutu

Malezya havayollarına ait yolcu uçağının Ukrayna’nın doğusunda düşürülmesi, Rusya-Ukrayna mücadelesinin sadece o bölgede yaşayanları etkilemediğini ortaya koydu. Ukrayna krizinin gözlerden kaçan unsuru olan “insani boyut” noktasına dikkatleri çekti.

Ukrayna’nın doğusunda Nisan 2014’te başlayan çatışmalarda, şimdiye kadar yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Binlerce insan yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldı. Yaşananların siviller açısından tek kelimeyle tarifi yapıldığında, “felaket” ifadesi duruma gayet uygun düşüyor. Ukrayna’da karşılıklı insan hakları ihlalleri ve sivillere saldırılar devam ediyor.

MH17’nin düşürülmesinin ardından, Ukrayna krizinin insani yansımaları daha fazla kamuoyuna yansıyacak. Ukrayna’daki sivillerin durumu, Kırım Tatarlarının liderlerinin sınır dışı edilmesi gibi konular daha sık gündeme gelecektir. Kısacası Rusya, Ukrayna ve Kırım politikasıyla Pandora’nın kutusunu araladı. Son yaşanan bu trajik gelişmeyle karar verme sırası şimdi Rusya’da diyebiliriz. Rusya ya araladığı kutuyu kapatıp durumun daha fazla kontrolden çıkmasını engelleyecek ya da açılmasına göz yumup hem kendisini hem dünyayı içine sürükleyecek bir felaketler sarmalına yol açacak.

Doç. Dr. Fatih Özbay, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi. Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını, Rusya'daki Nizhny Novgorod Devlet Üniversitesi'nde tamamladı. Rusya'nın dış politikası ve Türk-Rus ilişkileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. TASAM tarafından yayımlanan Çağdaş Türk-Rus İlişkileri: Sorunlar ve İşbirliği Alanları (1992-2005) başlıklı bir kitabı bulunuyor.

Twitter'dan takip edin: @fozbay

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Fatih Özbay

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi. Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını, Rusya'daki Nizhny Novgorod Devlet Üniversitesi'nde tamamladı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;