Portre

Portre: Muammer Kaddafi

Doğup büyüdüğü Sirte kentinde öldürülen Kaddafi, hem Afrika'da hem de Arap dünyasında en uzun süre iktidarda kalan lider oldu.

Dönüm noktaları

1942: Muammer Kaddafi Sirte'de doğdu.

1969: Kansız bir darbe ile Kral İdris'i devirdi.

1973: Kültür Devrimi yapılacağını ilan etti, halk komiteleri kurdu.

1977: Halk devrimi yapıldığını ilan etti, Sosyalist Halkın Libya Arap Cemahiriyesi'ni kurdu.

1986: Berlin'deki bir diskotekteki Amerikan askerleri hedef alan saldırının ardından ABD, Trablus ve Bingazi'yi bombaladı. 

1988: Pan Am yolcu uçağının Lockerbie'de düşürülmesi sonucu 270 kişi öldü.

Muammer Kaddafi, 1942'de Sirte yakınlarında bir çölde doğdu. 

Gençliğinde Mısır lideri ve Arap milliyetçisi Cemal Abdülnasır'a hayranlık besliyordu. 1956'da Süveyş Krizi sırasında İsrail aleyhtarı gösterilerde o da sokaklardaki eylemciler arasındaydı.

Kraliyeti devirme planları yapmaya askeri lisedeyken başladı. İngiltere'de askeri eğitimini geliştirdikten sonra Bingazi'ye döndü ve 1 Eylül 1969'da darbeyi burada başlattı.

Siyasi felsefesini 1970'li yıllarda yazdığı 'Yeşil Kitap' ile ortaya koydu. Burada İslam'ın bazı ilkelerini de barındıracak şekilde hem komünizm hem de kapitalizme alternatif sunmaya çalışan, ülkenin gerçeklerinden yola çıkan bir siyasi rota çizilmesinden söz ediliyordu.

1977 yılında devlet için 'cemahiriye' yani 'kitlelerin devleti' adını verdiği bir yapı oluşturdu. İktidar bu sisteme göre teoride binlerce halk komitesinin elinde olsa da uygulamada Kaddafi rakipsiz bir şekilde ülkeyi yönetiyordu.

Libya liderinin kendine has uygulamaları siyasetle sınırlı değildi. Dış gezilerde kendisine lüks bir bedevi çadırı kurduruyordu. Beraberindeki silahlı kadın korumaların dikkatlerinin dağıtılmasının erkeklere göre daha zor olduğunu savunuyordu.

Yabancı devlet adamlarının Libya'ya ziyaretlerinde de yine bir çadır kuruluyor ve Kaddafi konuklarını o çadırda kabul ediyordu. Görüşmeler ya da toplantılar sırasında Albay Kaddafi sürekli elindeki at kılı ya da palmiye lifinden yapılma sinek kovucuları sallayarak oturuyordu.

Muammer Kaddafi yıllarca etkisini bölgeye ve ötesine yaymaya çalıştı. İktidarının başlarında ordusunu Çad'a gönderdi ve 1973'te ülkenin kuzeyindeki Aozu Şeridi'ni 1973'te işgal etti.

1980'lerde ülke Batı Afrikalı isyancı gruplara topraklarını açtı, bunlar arasında Berberi Tuaregler de vardı.

Devrilmesinden kısa bir süre önce ise Nijer ve Mali'deki Tuareg isyancılarla müzakere çabalarında rol aldı.

Batılı ülkelerin Libya'yı dışlamalarının temelinde, Kaddafi'nin aralarında İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün de (FKÖ) de olduğu bir dizi militan gruba verdiği destek yatıyordu.

ABD Başkanı Ronald Reagan bir keresinde, Libya liderini 'çılgın köpek' diye niteledi.

ABD ayrıca Libya'nın Avrupa'da düzenlenen bazı saldırılarda parmağı olduğu suçlamasıyla 1986 yılında Trablus ve Bingazi'ye hava saldırıları düzenledi.

Evlat edindiği kızının da aralarında olduğu çok sayıda kişinin ölümüne yol açan bu bombardımanların Kaddafi'yi çok sarstığı söylenenler arasında. 

1970'lerde Arap ülkeleri ile birlik kurulması için yaptığı girişimler sonuç getirmeyince Kaddafi 1990'larda bu kez yüzünü Afrika'ya çevirdi ve Afrika Birleşik Devletleri'nin kurulmasını önerdi.

Bu model daha sonra Afrika Birliği'nin zeminini oluşturdu.

Kaddafi'nin giyim tarzını değiştirmesi de bu döneme rastlar. Giderek geleneksel Afrika çizgisine yönelen Kaddafi'nin giysilerinde Afrika kıtası ve Afrikalı liderlerin portreleri sıkça desen olarak kullanılır oldu.

2000'li yıllara girilirken, Kaddafi yaptırımlar nedeniyle sıkıntı yaşayan ülkenin yönünü yeniden dünya sahnesine doğru çevirmeye başladı.

Batı'yla iyi ilişkiler

2003 yılında bu rota değişikliği sağlandı; beş yıl sonra Libya'nın 1988'deki Lockerbie Faciası ve diğer saldırılar için tazminat ödemeyi kabul etmesiyle birlikte Washington yönetimi ile ilişkiler yeniden tesis edildi.

İktidardaki 39. yıl kutlamaları sırasında Kaddafi "Bundan böyle savaş olmayacak; baskın, terör eylemi olmayacak" diye konuşmuştu.

Libya lideri içeride kendisini halkın ruhani kılavuzu olarak ifade ediyor; doğrudan demokrasi uygulamasına sadece nezaret ettiğini söylüyordu.

Muhaliflerine göre uygulamada ise Kaddafi'nin yönetim üzerinde mutlak ve sıkı bir denetimi vardı. 

Karşıt görüşleri dile getirenler susturulurken medya katı bir devlet denetimi altındaydı.

Kaddafi'nin rejimi ciddi insan hakları ihlâlleriyle de suçlandı. Ülkede devrim ideolojisine zarar verebilecek türden toplu faaliyetlere girişilmesini yasaklayan bir yasa bulunuyordu. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre rejim bu yasayı ihlâl ettikleri gerekçesiyle yüzlerce kişiyi hapse attı, bazılarını ise idam cezasına çarptırdı.

Yaşının 60'ı geçtiğinin bilinciyle Kaddafi'nin geçiş sağlayacak bir zemin hazırlamaya çalıştığı ortaya atıldı. Yerini kimin alacağı konusunda net bir görüş ortaya konulmadıysa da reformdan yana açıklamaları ile gündeme gelen oğlu Seyfülislam Kaddafi en öne çıkan isimlerden biriydi. 

Seyfülislam siyasetten çekileceğini ilan etti. Ancak bunun Seyfülislam'ın halk arasında desteğini ve tabanını genişletmeye yönelik taktik bir adım olduğu öne sürüldü.

Bu arada baba Kaddafi, ülkedeki bakanlıkların büyük bölümünün lağvedileceğini; Libya'nın büyük petrol zenginliğinden gelen bütçelerinin ise doğrudan halka aktarılacağını söyledi.

Her ne kadar Libya'nın ekonomisi dış yatırıma açılıyor olsa da reform süreci ağır ilerledi. Pek çok Libyalının değişimin ne yöne doğru gideceği konusunda şüpheleri vardı. Kamu hizmetleri yetersiz ve yolsuzluk yaygın olduğundan pek çokları ülkenin petrol zenginliğinden yararlanamadıkları için hayal kırıklığı içindeydi.

Saad Cabbar "İnsanlar kendi yönetimlerini de baltalama endişesiyle değişim yaratmak konusunda son derece temkinli. Ancak aynı zamanda, bir şeyler yapmaları gerektiğinin de bilincindeler. Bu nedenle reformlar konusunda bu kadar yavaş davranılıyor" demişti. 

İsyan ve sarsılan otorite

Libya'da Şubat 2011'de insan hakları aktivisti Fethi Tarbel’in yakalanması üzerine başlayan isyanda Kaddafi'nin otoritesi büyük ölçüde sarsıldı.

Muhalifler, Misrata başta olmak üzere çeşitli şehirleri ele geçirirken; Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) ise Mart 2011'de kendisini ‘Libya’nın tek temsilcisi’ ilan etti. 

NATO'nun Libya'ya düzenlediği saldırılar sürerken; Nisan 2011'de bir oğlu ve üç torununu kaybeden Kaddafi, iktidarı teslim etmeyeceğini açıkladı.

27 Haziran'da oğlu Seyfülislam ve istihbarat şefi Abdullah El Senusi hakkında insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkartılan Kaddafi, daha sonra devlet televizyonu üzerinden Libya halkına ‘sıçanlarla savaşın’ diye çağrıda bulundu. 

Ancak 23 Ağustos'ta isyancıların Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarının kalbi durumundaki Bab-ı Aziziye karargâhına girmesinin ardından eşi ve üç çocuğu ile birlikte Cezayir’e sığındı.

Oğullarından Saadi'nin Nijer'e kaçmasına rağmen Kaddafi, yönetimini yıkmayı hedefleyen NATO’ya yönelik direnişini sürdürdü.

Eylül 2011 itibariyle BM'nin 'tek temsilci' olarak tanıdığı UGK, Kaddafi yanlılarının çoğunlukta olduğu Sebha’nın kontrolünün büyük ölçüde ele geçirildiğini söyledi.

Ölümü ve ardındaki tepkiler 

Beni Velid ve Trablus'taki haftalar süren çatışmaların ardından, Kaddafi’nin son kalelerinden biri olan Beni Velid de düştü. UGK'nın 20 Ekim'de ele geçirdiği Sirte'de bir künkün içinde yakalanan Kaddafi, doğum yeri olan şehirde aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti.

Kaddafi'nin bir cep telefonuyla çekilen ölüm anı dünya basınında yer aldı. Devrik lider Kaddafi'nin sağ olarak yakalandıktan sonra isyancıların elinde ölmesi tepkilere de neden oldu.

Devrik liderin ölümünden sonra, kızı Ayşe Kaddafi, babası ve onunla birlikte yaşamını yitiren Mutassım Kaddafi'nin hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) soruşturma açılması için çaba gösterdi.

İnsan hakları kuruluşu Uluslararası Af Örgütü de, Kaddafi'nin ölümüyle ilgili bağımsız bir soruşturma yapılması için defalarca çağrıda bulundu.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;