Portre

Portre: Halid Meşal

İsrail'i işgal ettiği topraklardan çekilmeye zorlamak için kurulan Hamas'ın sürgündeki lideri, birçok Filistinli için bir ‘kahraman’.

Halid Meşal, 1997'de İsrail tarafından zehirlenerek ölümden dönmüştü. [AFP]

Halid Meşal

  • Doğum Tarihi: 1956
  • Doğum Yeri: Batı Şeria

57 yaşındaki Halid Meşal, 1996’dan bu yana Filistin İslami Direniş Hareketi'nin (Hamas) Siyasi Büro Şefi. Hamas'ın İsrail’e yönelik politikalarının mimarlarından olan Meşal, Nisan 2013'te Türkiye'nin de desteğini alarak koltuğunu korumuştu.

Hayatının çoğu Filistin toprakları dışında geçen Meşal, uzun süre Suriye’nin başkenti Şam’da sürgündeydi. Meşal, bu ülkedeki iç savaşın şiddetlenmesi ile birlikte Şubat 2012'de Katar'ın başkenti Doha'da yaşamaya başladı.

Meşal birçok Filistinli için bir ‘kahraman’. İsrail, ABD ve bazı Batılı ülkeler için ise İsrail devletini yıkmaya çalışan bir örgütün lideri.

Kuveyt'e göç

Halid Meşal 1956’da Batı Şerialı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İsrail’in 1967’de Batı Şeria’yı işgal etmesi sonrası, Meşal ve ailesi binlerce Filistinli gibi Ramallah yakınlarındaki köylerini terk etti. 

Babası Körfez ülkesi Kuveyt’te iş bulan Meşal, kısa süre sonra Müslüman Kardeşler hareketine katıldı. Kuveyt bu dönemde, Arap Milliyetçiliği'nin ve Filistin Davası'na desteğin merkezlerindendi.

Meşal, daha sonra Kuveyt Üniversitesi’nde fizik eğitimi aldı ve ‘İslami Hak listesi’ adlı bir öğrenci grubunun kurucusu oldu.

Hamas ise Filistinlilerin 1987’de İsrail işgaline karşı Birinci İntifada'ya başlaması ile kurulmuştu. Amacı, İsrail'i işgal ettiği topraklardan çekilmeye zorlamak ve 1948 sınırlarını esas alan İslami bir Filistin devleti kurmaktı. 

Meşal de Hamas’ın Kuveyt kolunu yönetti. Ancak Irak’ın 1990’daki işgali sonrası ülkeyi terk etti.

Bağışları yönetti

Meşal, işgal ile birlikte Ürdün’ün başkenti Amman’a yerleşti ve bu ülkedeki Hamas yapılanmasının başına geçti. 

İsrail, Hamas liderlerine seyahat yasağı uyguladığı için, Meşal, örgütü dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan uluslararası toplantılarda temsil etti.

Hamas için uluslararası bağışların toplanmasından sorumlu olan Meşal, örgütün İran ve Suriye ile ilişkilerini de yürüttü.

Bu dönemde dünyanın birçok yerinden Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ne sosyal yardım programları için para gönderiliyordu. İsrail ise Hamas’a yollanan bağışların ülkeye yönelik intihar saldırıları için de kullanıldığını öne sürüyordu.

Suikast girişimi 

1997’de dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Gizli Servisi'nden (MOSSAD) iki kişilik bir infaz timini Amman'a gönderdi. MOSSAD ajanlarının hedefi, Meşal'i ofisine yürürken zehirleyerek öldürmekti. 

İsrail ajanları 16 Eylül 1997’de yolda yakaladıkları Meşal'in kulağına zehir enjekte etti. Meşal yere yığıldı, şoförünün hızla polise haber vermesi sonrası, eylemi gerçekleştiren iki MOSSAD ajanı yakalandı. Ürdün Kralı Hüseyin, Netanyahu’yu arayarak ajanların ellerinde olduğunu ve derhal panzehiri göndermesini istedi.

Kral Hüseyin'in dönemin ABD Başkanı Bill Clinton ile iletişime geçmesi sonrası bir diplomasi trafiği başladı. Sonuçta, Netanyahu panzehiri Ürdün'e gönderdi ve Meşal ölümden döndü. Netanyahu ayrıca, hapisteki iki ajanı kurtarmak için İsrail hapishanelerindeki 40 Filistinliyi serbest bırakmak zorunda kaldı.

Liderliğe doğru

1997'deki anlaşma ile serbest bırakılanlar arasında dokuz yıl hapis yatan, Hamas’ın kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Ahmed Yasin de vardı. Yasin, İsrail'in 2004’te Gazze’ye düzenlediği saldırıda hayatını kaybetti.

Şeyh Ahmed Yasin'le birlikte Hamas'ın kurucu kadrosunda yer alan Abdülaziz Rantisi de aynı yıl benzer bir İsrail saldırısında yaşamını yitirdi. 

Yasin ve Rantisi'nin öldürülmeleri sonrası Meşal’in Hamas'ın lider kadrosundaki önemi arttı.

'Direniş, işgale tepki'

Halid Meşal, Hamas’ın politikasının İsrail'in Filistin topraklarını işgaline yönelik ‘doğrudan bir tepki’ olduğunu söylüyor.

Al Jazeera’den Haşim Ehil Berra’ya verdiği röportajda "Hangisi önce başladı: İşgal mi direniş mi?" diye soran Meşal, yanıtı da kendisi vermiş, "İsrail işgali başlattı ve buna tepki olarak direniş başladı" demişti.

Meşal İsrail’i, Gazze’de ve Batı Şeria’da yaşayan Filistin halkına yönelik gerçek bir soykırıma hazırlanmakla suçlamış ve şöyle bir değerlendirmede bulunmuştu: "Kendini savunma gereği yüzünden yapılan bu savaş yüzünden, kimse ne Hamas’ı ne de Filistin direnişini suçlayabilir."

İsrail ise Meşal’i ‘terör örgütü’ olarak tanımladığı Hamas'ın lideri olarak görüyor. Haziran 2006’da dönemin İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, "Uluslararası toplum, Halid Meşal’i cinayet ve teröre karıştığı gerekçesiyle yargılamalı" demişti.

Batı'dan siyasi boykot

İsrail'i tanımayı reddeden Hamas, Filistin'de 2006'da yapılan genel seçimleri ezici çoğunlukla kazandı. Seçim sonrası Hamas üyesi İsmail Heniye liderliğinde bir ulusal birlik hükümeti kuruldu. Ancak İsrail ve Batılı ülkeler Hamaslı kabine üyelerini tanımadı.

Bazı bakanlara yönelik uluslararası siyasi boykot, Hamas ile Filistin Ulusal Yönetimi lideri Mahmud Abbas'ın başında olduğu Fetih örgütü arasındaki rekabetin de artmasına neden oldu. İktidar mücadelesi, Hamas’ın askeri kanadının Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki siyasi kurumları ele geçirmesiyle sonuçlandı. 

Abbas, Kasım 2007’de yaptığı bir açıklamada "Demokrasimizi bıçaklayanlar ve askeri darbeyi ulusal diyaloğa tercih edenler var. Hamas, (Yaser) Arafat’ın başarılarını silemez" dedi. Meşal ise İsrail’in önde gelen müttefiki ABD ile ilişkisinden dolayı, Abbas'ı Filistin halkının temsilcisi olarak görmediğini belirtti.

Meşal, Hamas'ın kuruluşunun 25. yıldönümü vesilesiyle Aralık 2012'de 45 yıl sonra ilk kez Gazze'ye gitti ve bölgede Filistin devletinin alternatifinin olmadığını söyledi. 

Hamas'ın Siyasi Büro Şefi, Mayıs 2013'te Al Jazeera'ye yaptığı açıklamada da, Arap Birliği'nin İsrail ile görüşmelerin yeniden başlaması için yaptığı öneriye karşı çıktı. Meşal, görüşmelerin yeniden canlandırılması için 'toprak değişimi' ilkesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Görüşmeler Temmuz 2013'te yaklaşık üç yıllık bir aranın ardından yeniden başlasa da, Kasım 2013'te Filistin heyetinin istifası ile kesildi.

İsrail ile Hamas arasındaki son şiddetli çatışmalar ise Kasım 2012'de Mısır'ın arabuluculuğunda varılan ateşkes ile son bulmuştu. Ancak altı yıldan uzun süredir Gazze'yi yöneten Hamas ile Kahire yönetimi arasındaki ilişkiler, Mısır'da 3 Temmuz 2013'te düzenlenen darbe sonrası gerginleşti. Askeri yönetimin Gazze'ye giden tünelleri kapatması, yaklaşık 1 milyon 800 bin kişinin yaşadığı bölgede ekonomik krizi artırdı.

Meşal'in liderliğindeki Hamas, Mahmud Abbas'dan öncelikle Filistin'de yeni bir ulusal birlik hükümeti kurulmasına odaklanmasını istiyor.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;